Alın sezaryene!

Bir gebe takip ediyorsunuz. 9 ay herhangi bir sorun olmadan geçiyor. Doğum öncesi bebeğin kilosu, duruşu, her şeyi normal. Doğum başlıyor, güzelce ilerliyor. Her şey yolunda. Gebe, ebesiyle beraber doğumhanede, siz bir özel hastanede çalışıyorsunuz ve gündüz vakti olduğu için polikliniktesiniz. Gebenin annesiyle babası sizinle görüşmek istiyormuş. İçeri buyur ediyorsunuz.


- "Doktor hanım/bey, nasıl bizim kız?"

- "İyi, her şey yolunda."

- "Birşey olmayacak değil mi?"

- "İnşallah. Ters bir şey yok, merak etmeyin. "

- "Ne bileyim, yani birşey olacaksa sezaryen yapsaydınız..."

- "Şu anda gerek yok, olursa size de haber veririz"

- "Nasıl yani, gerek olabilir yani!?"

- "Her şey yolunda, takip ediyoruz, rahat olun"

- "Bence siz sezaryen yapın, hiçbir risk almayalım. Bizim torunumuz o, sokakta bulmadık!"


Siz sezaryenin risksiz veya "daha iyi seçenek" olmadığını anlatmaya çalışsanız da nafile. Israrla sizin gebe ve eşi ile konuşmanızı isterler.


Gebenin psikolojisini bozmamak için önce eşi ile konuşuyorsunuz. "Kayınvalideniz böyle düşünüyor, ben gereksiz olacağını düşünüyorum, isterseniz bir de siz konuşun annenizle" diyorsunuz. Cevap: "Birşey olmayacaksa tabii doğursun, ama annemlerin de dediği gibi en ufak bir risk varsa olsun sezaryen. Alın siz, alın sezaryene…"


Haydaa! Dışarıda böyle bir tartışma varken doğum devam eder de birşey olursa, yandınız! "Biz sezaryen demiştik, doktor doğuma bizi zorladı" olur adı. Hatta her şey sağlıkla sonuçlansa bile "sezaryen yapmayıp onca saat kıza sancı çektiren" kişi siz olursunuz. Gebeye sorsanız doğum sürecini bozarsınız. Ama sormasanız da olmaz. Mecburen gidiyorsunuz gebenin yanına:


-"Nasılsın, nasıl gidiyor senin için doğum?"

-"İyi valla, ebem çok yardımcı oluyor. Zor ama sandığımdan daha rahat."

- "Dışarıdakiler böyle böyle diyor, sen ne dersin, ne diyeyim onlara?"

-"Doktor hanım/bey, biz bu hastaneye onca parayı sağlıklı bebeği eve götürmek için ödedik. Bunu garanti edemeyecekseniz, ne duruyorsunuz alın beni sezaryene!"


***

Bu olayı geçtiğimiz hafta bir meslektaşım yaşadı. Zaten istisna değil. Üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yaşıyoruz çok sayıda doğumda. Aklıma özelde çalışırken yaşadığım bir doğum geldi hemen:


Doğum öncesi ısrarla normal doğum istediğini vurgulayan bir gebem, 6 cm’de sezaryen olmak istedi. Cesaretlendirme çabama cevap olarak şunu duydum:


"İstediğimde sezaryen olamayacaktıysam ne diye özel hastaneye para ödüyorum? Elbette ne istiyorsam onu yapacaksınız!"


***

Her gebe doğumun bir aşamasında az ya da çok sezaryen olmak isteğini dile getirir. 8 ila 10 cm açıklıkta hormonların ve yorgunluğun etkisi ile "yapamıyorum" hissi yaşanır. Bu tamamen normaldir. Hatta doğumun yaklaştığının habercisidir.


Ancak günümüzde bu isteği dile getirmek, ebeleri ve doktorları çok zor durumda bırakıyor. Bir kere sezaryen telaffuz edildikten sonra doktordan yapamayacağı bir şey beklemiş oluyorsunuz: Garanti vermek.


Vajinal doğum ve sezaryen, sağdan gitmek ya da soldan gitmek gibi birbirine alternatif iki yöntem gibi görüldüğü için durum böyle. Sağdan gider ve bir zorlukla karşılaşırsanız, keşke soldan gitseydim dersiniz. Soldan gider ve bir zorlukla karşılaşırsanız, keşke sağdan gitseydim dersiniz. Her iki yolun da kendine göre zorlukları ve riskleri vardır oysaki.


Hatta sanki yollar arasında sezaryen olanı, risksiz, hızlı ve güvenli olan gibi görülüyor. Bu doğru olsaydı, tüm dünyada doğum bir kenara bırakılır ve doğacak her bebek sezaryen ile alınırdı. Sezaryen oranları düşsün diye bu kadar uğraşıldığına göre, onca uzmanın vardır bir bildiği...


Sezaryen gerektiğinde hayat kurtaran bir operasyondur. Binaların acil çıkış kapısı gibi. Bir yangın varlığında elbette yangın merdiveni var diye sevinirsiniz ancak evine girerken yangın kapısını kullanmayı tercih eden kimseyi tanımıyorum.


Yukarıdaki örneğe benzetmemizi uygularsak, "yangın çıkmayacağının garantisini veremeyeceksen beni acil çıkış kapısından geçireceksin" denmiş oluyor doktora.


Diyebilirsiniz ki "neden çıksın ki yangın, doktor dediğin, ebe dediğin biraz da cesaretlendirecek, yol gösterecek!" Tamamen katılıyorum. Binde bir olacak bir felaket için "garanti veremiyorum" demek saçmalık. Ama bir nesil önceki meslektaşlarınızın aksine bu saçmalığı yapmak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü meslek hayatınızda binlerce doğum yaptıracaksınız ve o gebe için binde bir de olsa görülebilecek bir şeyi siz defalarca göreceksiniz. Gördüğünüzde de kimse size "ama bu yangın gibi nadiren görülen bir felakettir" demeyecek, aldığınız tedbirleri görmeyip, sanki barutun üzerine kibriti siz çakmışsınız gibi muamele edecekler size. Bunu hem aileden yana sözel ya da fiziksel şiddet olarak, hem de 60 yıl çalışsanız ancak ödeyebileceğiniz bir para cezası olarak görebilirsiniz. Karşınızdaki ailenin almadığı bir risk varsa ortada, sizin de var.



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • drsemrali yazınızı bugün okudum. ne zaman yazdığınızı bilmiyorum haklısınız ama bizde bunun tam tersini yaşadık. yaşadık diyorum çünkü kızımın kontrole gittiği zaman doktoru kendisiniz bir seyahatine denk geldiği için doğumu sezaryen yaptı. sebep olarak da kordonun bebeğin boynuna dolanmasını gösterdi ama halanın hacettepe hastanesinde çalıştığını bilemedi belki de çünkü doğum fotoğrafçılığı yaptı hala ve bebeğin alınırken kordon dolanması olmadığını gözleriyle gördü ve fotoğrafladı. demek istiyorum ki böyle doktorun hastayı korkutarak sezaryen'e zorlaması da olabiliyor. saygılarımla (demiş bir okur)
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.