Bakış açısı takıntısı

Eskiden, genelde ne olursa olsun negatif tarafından bakardım olaylara. Bardağın boş tarafı çarpardı önce gözüme. Sonra, gerek kendi çabalarım gerekse de terapi yardımıyla toparladım, pozitif tarafları görmeye başladım.


Ancak son birkaç aydır yine kilitlendim. Kötülükleri görmemeye söz vermişken, her şeyi ve herkesi olduğu gibi kabullenmeye başlamışken yine çuvallıyorum sanki. Kimseyi değiştiremeyeceğimi biliyorum ancak at gözlüğü ile bakılmasını da kabullenemiyorum. Bu da en çok sosyal medyada başıma geliyor. Espri yaptığım zaman da hayatımla ilgili bir şey paylaştığımda da hep aynı. Eleştiri adı altında yazılan hakaretlerden söz etmiyorum, bakış açısı daha çok ağrıma gidiyor. “Takmamak” da bir çözüm de, işte, o huyum değişemedi. Takıyorum, sonra senaryolar kurmaya başlıyorum, iş uzayıp gidiyor. Paylaşımlarıma yansıyor. “Kendi olmayanların dünyasında kendin olmaya çalışmak zor” yazıyorum dayanamayıp, bu kez iş büyüyor.


Sanırım 2019’da yapmam gereken şey, gerçekten takmamayı öğrenmek. İyi bir şey yapmaya çalışırken, bakış açısı farkı nedeniyle beni aşağıya çekmelerine izin vermemek lazım da heves kaçıyor işte. İnsan düşünüyor: “Bu konuda böyleyse diğerlerinde nasıl? Biz nasıl yol alacağız, nasıl ilerleyeceğiz, nasıl geliştireceğiz kendimizi?” Öğrenmem lazım. Bu, kendime yeni yıl sözüm olsun.


Öyle büyük hedefler koymadım kendime yeni yıl için. Bugünün birkaç gün önceden farkı olmadığını biliyorum, heveslenemiyorum. Öyle senaryolar yazılıyor ki 2019 için, öyle bir ekonomik krizden söz ediliyor ki, insanlar adım atmaya korkuyor. Aklıma geldikçe kaygılarım artıyor. Bu söylenenlerin hepsi havada kalır umarım, korkulan olmaz. Yoksa cidden hep beraber zorlanacağız. Kendi kendimizi hiçbir şekilde motive edemeyeceğiz.


O yüzden şöyle bir karar aldım. Her zaman B planım olurdu, şimdi C ve D planlarım da olacak. Haksızlığa uğradığımı hissettiğimde kendime hep şu cümleyi söyleyeceğim: “Sakin ol. Sen kendin olmayı seçtin. Herkesin görmesi mümkün değil. Sen de kendi doğrularınla başarılı oldun, devam da edeceksin.” Zor olacak ama bunu söyleyeceğim ayna karşısında. Kıyaslamayacağım. Hemen “O zaman neden böyle bir eğitim aldım?” demeyeceğim. Kıyas, kendime yapacağım en büyük kötülüklerden biri.


Moralim bozulduğunda battaniyenin altına girip Netflix’teki filmleri tüketmek yerine hava nasıl olursa olsun çıkıp yürüyüş yapacağım. Giyinmek, açık havada olmak her zaman pozitif etki ediyor insana.


Kendi kendimi motive etmekten hiç vazgeçmeyeceğim. Bütün e-mail’lerime, tekliflerime “hayır” cevabı da gelse başka yol bulacağım. 10 kere “hayır” dense elbet bir “evet” gelecek çünkü. Yardım isteyeceğim, destek isteyeceğim. İstemedim de ne oldu? Hiç. Demek ki istemek lazım.


İçimin sıkıldığını hissettikçe bunu kimseyle paylaşmayacağım. Ben “sıkıldım” dersem, karşımdaki arkadaşım “sıkıldım” derse işin içinden asla çıkamayız. O yüzden belki de öyle hissettiğimiz zamanlar konuşmamak daha doğru. Aklımıza kötü bir şey geldikçe kaçmak, belki de bu zamanlarda yapılacak mantıklı bir harekettir.


Kendime koyduğum hedefler büyük değil ancak etkili. Aslında, hedef koymayı da ne yalan söyleyeyim geyik buluyordum fakat kabul etmek lazım ki güzel motivasyon kaynağı. Hele bir de burada yazıyorsam şimdi binlerce kişiye ulaşacaksa, o koyduğum hedeflere uyulacak!


Şimdi bu yazıyı site yetkililerine gönderip sonra harekete geçeceğim. Aklımdaki fikirleri firmalara ulaştırıp cevap bekleyeceğim. Gelmedikçe de yıkılmayacağım. Söz. En çok da sıkıldığım, bunaldığım zaman size yansıtmamaya söz veriyorum :)

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir Ben de affedemiyorum.Affedersem kendime olan saygımı yitiririm ve o kişilerin yaptıkları yanına kâr kalır gibi geliyor.Yüzlerini görmek istemiyorum ki hem , milyonlarca insanın içinden benimi buldunuz diye bağırasım var yüzlerine ne affetmesi.
    CEVAPLA
  • Misafir Affedemiyorum zamanla affetmiş gibi görünsemde ses etmesemde bayramalrda özel günlerde karşıma çıktıklarında tekrar aklıma geliyor keşke kocam kadar rahat olabilsem ama olmuyor aynı durumu yaşıyorum sizinle kaç kitap bitirdim ama olmuyor bunu becerebilen insanları ayakta alkışlıyorum
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.