Gebeliğimin 38. haftası

Kendimi inanılmaz derecede yorgun hissediyorum. Kimseye tahammülüm kalmadı. Bütün gün yatsam yine de yetmiyor. Artık işe de gitmiyorum. Evdeki son işleri halletmeye çalışıyorum.

 

Bu hafta az da olsa yürümeye gayret ediyorum. Fakat gücüm yok. Baktım çok zor geliyor, bedenimin isteklerini takip etme kararı aldım. Kendimi zorlamaya hiç niyetim yok.

 

Bu hafta yine Ikea yollarındayız. Gardırobumuzu aldık, kurduk, sildik, temizledik. Bebeğimin çamaşırları yıkandı. Bir kısmını haftada bir bize gelen yardımcımız ütülemiş, diğer yarısını da bu hafta bana yardıma gelecek annem, yengem, kardeşim, kuzenim ve anneannem halledecek. Onlar minik minik kıyafetleri, çorapları, tulumları bir ritüel gibi yerleştirmek istediler. Valla bana mis gibi uyar. Her türlü yardıma açığım, yeter ki beni darlayacak cinsten sorular sormasınlar, cümleler kurmasınlar!

 

Çınar’ın yenidoğan kıyafetlerini, müslin örtüleri, mendilleri yatak odamdaki bir çekmeceye yerleştirdik. İlk zamanlarımız çoğunlukla yatak odamda geçecek ve Çınar’ın da bizimle yatacağını düşünürsek, sık kullanılacak kıyafetlerin elimin altında olması mantıklı geldi. Sonra alt değiştirmek için gerekli olan ıvır zıvır tüm malzemeyi yine Ikea’dan aldığımız bir mutfak arabasına yerleştirdim. Tekerlekli ve her yere çekip götürebileceğim bu araba da hayatımızı kurtaracak gibi. Bakalım, yaşayıp göreceğiz ve kendimizi ona göre organize edeceğiz.

 

Bu kalabalık, bol yerleştirmeli, ütülü, gülmeli yorucu günün akşamı İçsel Doğum Doula eğitimden sınıf arkadaşlarımın benim için organize ettiği yemeğe katıldım. Çok güzel bir geceydi. Benim için neler hazırlamışlar neler... Harika muhabbet ettik, güzel yemekler yedik, bolca güldük eğlendik. Gecenin bir köründe eve pert bir şekilde geldim. Çok yorulduğumda hortlayan huzursuz bacak sendromum yine meydana çıktı. Eşimin yaptığı artık klasikleşen bacak masajı sonrası uykuya zorla dalmışım.

 

Bu haftaki doktor kontrolümüzde Çınar’ın başının pelvise yerleştiğini öğrendik. Sanki doğuma doğru bir level daha atlamış gibi hissediyorum. Gerçi başın doğum kanalına yerleşmiş olması pek bir şey ifade etmiyor. Tabii beklenen güzel bir gelişme fakat baş yerleşti demek doğumun yakınlarda olacağı anlamına gelmiyor. Bu gece de doğurabilirim, birkaç hafta sonra da… Doktorum rahat, ben rahat, eşim rahat, Çınar rahat. Keyfimiz yerinde.

 

Bu hafta hastane çantamı da tamamladım. Belki bazı ekleme ya da çıkartmalar olabilir ama çantamın ilk hali hazır. Bu haftaya kadar ufak ufak eksiklerimi almıştım. Şimdi her şeyimiz yıkandı, ütülendi ve çantama yerleşti. Tabii son anda ekleyeceğim şeyler de olacak. Onları da unutmamak içinde bir liste yazıp bavulumun üzerine koydum.

 

Hastane çantama neler koydum?

Doğum yapacağınız hastanenin size neler sunacağı, hastane çantanıza neleri eklemeniz gerektiğini belirleyen en önemli unsur. Örneğin Çınar doğduğunda ilk giyeceği kıyafetleri ve ihtiyaç duyarsak daha sonrakileri de zaten hastane veriyor. Benim için ilk kıyafetinin ne olduğu çok önemli olmadığı için ona çok fazla body, tulum, vs. almadım. Zaten normal doğum yaparsam sadece bir gece hastanede kalacağım ama tabii ki ben sanki iki gece kalacakmış gibi hazırlık yaptım. Ne olur, ne olmaz…

 

Çınar için;

 

  • Bir hastane çıkışı
  • İki tulum, iki çorap, iki eldiven, iki mendil
  • Biri kalın, biri ince iki battaniye
  • Minik bir havlu (İlk doğduğunda kurulanması için hastane veriyor ama benimki çok yumuşak)
  • Göbek oyuntulu bez (hastane veriyor ama ben çantama birkaç tane attım.)
  • Altını temizlemek için pamuk (muhtemelen yine hastane veriyordur.)
  • Ana kucağı

 

Kendim için;

  • Doğumdan sonra giymek için 2 pijama, 2 gecelik (Bazı kadınların çok kanaması oluyormuş, emzirirken çok terleniyormuş. Sık sık kıyafet değiştirmek zorunda kalıyorlarmış. Bana biraz fazla geldi ama açıkta kalacağıma bunları koydum çantaya.)
  • Çorap
  • Sabahlık
  • 2 terlik (Biri doğum sürecinde giyeceğim altı kaymayan bir terlik, diğeri doğum sonrası cicili)
  • Bir emzirme sütyeni, bir emzirme atleti (sütyen beni daraltabilir sanki atlet daha mantıklı)
  • Depent iç çamaşırı
  • Büyük boy ped (hastanede kocaman bebek bezi gibi bir şey veriyorlar, onun yerine aldım)
  • Suda doğurursam diye bir sporcu sütyeni
  • Çınar’ın kapı süsü
  • Kişisel bakım malzemelerim
  • Eşimin kıyafetleri
  • Şarjlarımız
  • İkram için çikolata tepsim
  • Bunların dışında ben kendi doula çantamı da yanıma alacağım. Doulam ve ebem var. Onlar bana bu konuda yardımcı olabilir ama bana doğumda yardımcı olacağını düşündüğüm şeyleri kendim getirmeye karar verdim. Ben nasıl başka annelere destek için doula çantası hazırlıyorsam, şimdi de kendim için hazırladım. Siz de doğum sürecinde yardımı olacağını düşündüğünüz şeyleri hastane çantanıza koyabilirsiniz. Örneğin ufak atıştırmalıklar, sizi rahatlatan bir obje, masaj için bir yağ, hastanede yoksa pilates topunuz, sizi rahatlatacak, ortamı değiştirecek bir aromaterapi yağı, onu yakmak için bir yağdanlık vs… Bu çok kişisel bir hazırlık. Sizi doğumda rahatlayacak, sancıyla baş etmenize yardımı olacağını düşündüğünüz her şeyi çantanıza atabilirsiniz.

 

Bu aralar yorgun olduğum kadar acayip de sosyalim. Son haftalara girince uzun zamandır görüşmediğim dostlarımla programlar çoğaldı. Neyse ki kimse beni yormuyor. Bebek’te oturduğum için buluşma yerimiz hep bizim mahalle oluyor. Üzerime bir şey giydiğim gibi atıyorum kendimi sokağa. Yine böyle bir kahvaltı organizasyonu için uyandığımda bademciklerimin şiş, boğazımın kedi tırmalamış hisli olduğunu fark ettim. Valla hasta oluyorum. Hiç halim yok ama buluşmayı ertelemek içinde çok geç. Neyse kahvaltı ettik ve kendimi yatağıma attım. Her yanım ağrıyor ve dua ediyorum yarın daha iyi uyanayım diye, fakat olmuyor. Gün geçtikçe çok daha kötü olmaya devam ettim. Aklıma gelen, çevremden duyduğum tüm doğal yöntemleri denememe rağmen gün geçtikçe kötüleşmeye başladım. Tam doğum yaklaşırken olacak şey mi bu! Bahar havaları beni feci çarptı... Hamileliğim boyunca hiç hastalanmayan ben şifayı fena kaptım…

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1907

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1827

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4082

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 599

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 934

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön