Doğumu planlamak

Şu hayatta her birşeyi planlamak zorunda olmak, her sabah erken kalkıp işe gitmek, koşturarak otobüse yetişmek, bütün gün oradan oraya koşturmak... Artık biz insanoğluna yirmidört saat yetmez oldu. Bu koşturmacanın ve erkek enerjinin hükmü içinde kadın olduğunu unuttuğun zamanlar giderek çoğalmaya başladı.

 

Sonra bir gün hamile kaldığını öğrendin. Kadınlığın içinde çiçek açtı... Artık içinde büyüyen çiçeğinin ve senin başka başka ihtiyaçlarınız var, ama sen bu koşturmacanın içinde bunların farkına varabildin mi? Bebeğin içinde büyüdükçe bedenin bazen yavaşlamanı fısıldayabilir, sen ona kulak verebildin mi?

 

Bazen bağıra bağıra ağlamak istersin, milleti boşver ağla gitsin! Bedenin ve duyguların gün be gün değişirken bu inanılmaz sürece uyum sağlamanın anahtarı kendini coşkuyla akan bu nehire bırakmaktır. Tüm bu hamilelik süreci seni yavaş yavaş doğuma ve bebeğinle yaşayacağın yeni hayatına hazırlar. Yumuşacık bir geçiş için dokuz ay hamilelik ve lohusalıktan çıkış için yine dokuz aylık bir dönüşüm süreci seni hayatın yeni kokularına, yeni renklerine ve yeni mutluluklarına hazırlar.

 

Doğum ise büyük bir kapıdır. Bu dünyayla bir diğerine birbirine bağlar... Herşeyi planlamaya çalıştığımız, teslim olmayı unuttuğumuz, teslim olma fikrinden korktuğumuz şu dünya düzeninde doğum yapmak fikri bazılarımızı zorlayabilir. Çünkü doğum planlanamaz, kendisi kapalı bir kutudur. Önceden yaşanacak şeyler tahmin edilemez. Bir bilinmezdir. Elindeki adresle sokak sokak dolaşıp saatler sonra bile aradığın yeri bulamamak ama eninde sonunda bulacağını bilmektir. Aslında aynen hayat gibidir. Bir bakarsın büyük ikramiye sana vurmuş, bir bakarsın muz kabuğuna basmış ayağını kırmış. Bunların hiçbirini nasıl öngöremiyorsak doğumu da göremeyiz.

 

Biz bu planlayamayacağımız sürece girmeden önce bazı seçeneklerimiz olduğunu, doğumun daha kolay ve rahat ilerlemesi için doğuran kadın olarak bizlerin ihtiyaçlarını, hastanede gerekli, gereksiz ayırt etmeksizin her kadına uygulanan rutin müdahalelerin varlığını ve bence en önemlisi "HASTA" olmadığımızı ve doğurmanın da acil müdahale edilmesi gereken bir hastalık olmadığını öğrensek harika olmaz mı?

 

Evet doğum planlanamaz ama hem normal doğum, hem de sezaryen doğum için tercih edebileceğin seçeneklerin olduğunu öğrenmen ve bebeğinin doğumu için bir takım seçimler yapıp bunları doktorunla paylaşman doğumuna sahip çıkmanı, doktorunla uyum içinde olmanı ve doğum başladığında bu ilahi sürece teslim olmanı kolaylaştırır.

 

Çok basit bir örnekle anlatmam gerekirse; aynı hastanede, aynı anda doğum süreci geçiren, sağlık durumları eşit iki anne adayından birine yemek yemek ve su içmek serbest olurken diğerine yasaklanbiliyor. Bu tamamen doktorun doğum sürecine yaklaşımı ve annenin doğum tercihlerini doktoruyla konuşmasına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Doğum yapmak çok yüksek bir dağa treking yapmak gibi yorucu bir süreç desem, yemenin ve içmenin dünya sağlık örgütü tarafından desteklendiğini söylesem, yapılan son araştırmalar doğumda yemek yemek ve su içmenin herhangi bir zararı olmadığı görülmüş desem, belki de 10 saat sürecek olan doğum sürecinizde susuz kalmak ister misiniz? Cevabınız hayır ise doğum tercihlerinize bir maddeyi şimdiden eklemiş olmaktasınız.

 

İnternette daha önceden hazırlanmış pek çok doğum tercihleri listesi mevcut ama önemli olan bu listenin tamamen sana özel olması. Senin kişisel tercih ve ihtiyaçlarını içermesi. Eğer bir doğuma hazırlık eğitimine gidersen, pozitif doğum hikayeleri okursan, güvenilir internet sitelerinde araştırmalar yaparsan doğumdaki haklarını, tercih edebileceğin seçeneklerini ve bir doğumun daha normal ve kolay olabilmesi için anne adayı olarak yapabileceklerini öğrenebilir ve kişisel tercihlerini belki bir mektup, belki bir liste gibi hazırlayarak ya da sadece doktorunla konuşup onay alarak kesinleştirebilirsin.

 

Sonra bebeğiniz doğmaya karar verir. Su akar yolunu bulur, eşiniz ya da doğum destekçiniz daha önceden yapmış olduğunuz tercihlerin savunucusu olur, size de düşen bırakmak, olanı en iyisi o olduğu için kabul etmek, ne geliyorsa ona teslim olmak kalır.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17617

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4474

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7090

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8438

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1460

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön