Hatalıyım, arama!

Arada sırada, bazen gizli, bazen açıktan geliyorum İstanbul’a. Bazen özlemekten, bazen mecburiyetten. İstanbul’un trafiğinde kalıyorum bol bol, görüşebildiklerime sarılıyorum, görüşemediklerimden sitemleri yiyip, karnımı doyurup dönüyorum. İnsan İstanbul’da büyüyünce en çok vapurları, motorları özlüyor. Ben diyeyim de bir gün giderseniz simit peynir değil özleyeceğiniz. Taksileri mi? Özlemeyeceksiniz.

 

Prensip meselesi, ben de İstanbul beni ezbere bildiğim yerden üzmesin diye taksiye binmiyorum, ama işte bazen çaresizlikten..

 

Bir akşam, taksideyiz. 6 Eylül akşamı.

Köprü yoğun, akıcı filan değil.

Kardeşimle ben varız. Önde taksi şoförü.  

‘Kaç saattir baktın mı Twitter’a filan?’ diyor kardeşim.

Yoo diyorum internet paketim yok artık burda.

O da bakmıyormuş artık, bıkmış. ‘Yoruluyorum, üzülüyorum, kafam karışıyor bir de vaktim olmuyor’ diyor. Derken telefonunu açıyor.

 ‘Hiiiii!’ diye bir ses!

Asansör çakılmış Elif diyor, 32. kattan 10 kişi ölmüş.

Mecidiyeköy’de, şimdi geçtik önünden!

Aaa nerde, nasıl dememle beraber, bizi dinleyen şoför bey, ‘Onlar öleli üç saat oldu’ diyor.

Yani?

‘Yanisi şimdi şu anda olmadı, oldu onlar öleli!’

 

Köprü yolunda olmasak, inebileceğimiz bir durak olsa o seyahat onunla bitmeyecek de.. diyorum ya çaresizlikten binmişiz zaten. ‘Sizin o hani çok oldu dediğiniz zaman var ya, tam işte o anda, yani üç saat önce bir aile sabah uğurladıklarının akşam gelmeyeceğini öğrendi’ diyebiliyorum. ‘İyi de AKP’nin suçu yok’ diyor.


Beyefendi kim dedi AKP?  Şöyle bir aynadan ikimize bakıyor, ‘İşte AKP yapmadı!’ Ecel diye bir şey var diye devam ediyor. Her şey diyor ama her şey AKP’ye yıkılıyor, bakmayın diyor bize, bunlar ölünce ailelerine de çok para ödeniyor.

 

Hasarlı ruhu, iki kuruş tazminata secde etmiş.

Beyefendi diyor kardeşim, sizin zihniniz, ruhunuz her şeyiniz birbirine karışmış, hatlar gitmiş sizde!

Direksiyona belli ki yeni kaplattığı bordo deri kılıfa vura vura anlatıyor.

Bakın diyor iyi şeyler oluyor ülkede, onları görsenize!

Biz de görmeye çalışıyoruz ne oluyor anlatsanıza..

Ulusa Sesleniyor şoför bey, bakın diyor yollara, bakın diyor okullara, bedava dağıtılıyor bizim çocuklara kitaplar. Seneye tablet de dağıtılacakmış.

 

Bu mudur özeti? Buymuş.

Sonra biz inmeyeceğimiz bir yerde iniyoruz.

‘Siz bizi bıraksanıza köşede!’ Ama Acıbadem demiştiniz diyor. Gerek yok biz devam ederiz.

 

Taksiden indiğimizde, arabasının arkasında ‘Hatalıysam Ara 0212 217... ‘ diye başlayan son 4 numarası kazınmış bir telefon numarası duruyor.

 

O kadar emin ki kendinden, hatalı değil o, o yüzden silmiş son dört rakamı! İnsan bazı taksilerden inince daha hızlı yürüyor.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17616

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4474

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7090

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8438

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1460

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön