Doğduk, büyüdük, henüz daha ölmedik ama o arada ‘oku adam ol’ dediler diye bir iki okul bitirdik. Uluslararası ilişkiler okurken diplomat olup devlet bürokrasisinde kasım kasım kasılmanın bünyeye fazla geleceğini anlayıp kendimizi editörlük yaparken bulduk. Sinemaydı, edebiyattı, haberdi derken eldeki kalem bir de baktık ki kepçeye, bıçağa dönüşmüş. 2010 yılında Mutfak Sanatları Akademisi’nden mezun olduğumuzdan beri aşçılığın bir de profesyonel olarak yapılanı olduğunu öğrendik.
Uzun lafın kısası… Okumaya, yazmaya, sinemaya tutkun bir yaşam sever; yemekten çok, yemeğin hikayesini pişirmeyi seven bir aşçı; İstanbul’dan sonra köklerini Ege’ye salmaya çalışan bir Datçalı, yani ben…
SON EKLENEN
Büyük beden kadınlar için 6 stil tavsiyesi
Artık 'travma' da bir tüketim nesnesi!
Doğumda ağrıyı azaltan yöntemler
Ballıkpınar Köyü’nde bir okulun yeniden doğuşu