Dinlenme sürecini tamamlayarak 2026 CEV Trendyol Avrupa Voleybol Şampiyonası kadrosuna takım kaptanı olarak geri dönen Eda Erdem’in 2026 Voleybol Milletler Ligi’nde forma giymemesi, bir süre “Neden yok?” sorusunu gündeme getirdi. Oysa Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın açıklamasına göre bunun nedeni oldukça basit: Eda Erdem 25 yıldır aralıksız voleybol oynuyor ve bu kez dinlenmek istemişti. Belki de bu durum, iyi bir kaptanın ne yaptığına dair farklı bir soru sormak için fırsat veriyor: İyi lider her zaman takımın önünde duran kişi midir?
Bilimsel çalışmalar, takım çalışmasında insanların kendilerini güvende hissetmesinin performans ve ekip içindeki olumlu davranışlarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Liderlik de takımın öğrenme ve gelişme sürecinde önemli rol oynuyor. Yani insan odaklı liderler yalnızca yön vermiyor; ekip üyelerinin birlikte gelişmesine de katkı sağlıyor hatta kendilerini de bu ekibin bir üyesi olarak değerlendiriyor ve ihtiyaçları gözetiyor.
Harvard Business Review’da Şubat 2026’da yayımlanan yazısında MBA ve PhD sahibi yönetici koçu Luis Velasquez de liderliğin bu tarafına dikkat çekiyor. Stanford University Graduate School of Business’ta liderlik kolaylaştırıcısı olarak da çalışan Velasquez, en güvenilir ve yetkin liderlerin zamanla herkesin sorununu çözen kişilere dönüşmesinin, ekibin lidere aşırı bağımlı hale gelmesine yol açabileceğini belirtiyor. Ona göre liderin görevi her şeyi üstlenmek değil, ekibin kendi kapasitesini geliştirmesine alan açmak.
Eda Erdem’in kaptanlık anlayışında da bunun karşılığını görmek mümkün. Erdem, kaptanın görevlerinden birinin düşen takım arkadaşını yeniden oyuna kazandırmak, ona enerji vermek olduğunu söylüyor. Bireysel ödüllerden çok takım başarısını önemsediğini de açıkça ifade ediyor.
UN Women da Eda Erdem’i yalnızca başarılı bir sporcu olarak değil, kadınların liderlik alanında daha fazla yer almasını savunan bir rol model olarak konumlandırıyor. Kurumun Eda ile ilgili çalışmalarında kadınların birlikteliği ve liderliğin dönüştürücü gücü özellikle öne çıkıyor.
Bu açıdan Eda Erdem’in yokluğu döneminde takımın kaptanlığını Gizem Örge’nin üstlenmesi yalnızca bir görev değişikliği olmadı. Bir liderin bir süre kenara çekilebilmesi ve takımın başka bir liderle yoluna devam edebilmesi, takımın tek bir kişiye bağımlı olmadığını da gösteriyor. Hayatın içinde de benzer bir durum var.
Özellikle kadınlar işte, ailede ve ilişkilerde aynı anda pek çok şeyi takip etmeye alışıyor. Herkesin ihtiyacını fark etmek, sorun çıktığında çözmek, işleri aksatmamak ve mümkün olduğunca güçlü görünmek zamanla bir sorumluluk haline gelebiliyor. Oysa iyi bir takımın üyesi olan herkesin dinlenmeye, toparlanmaya ve yeniden güç kazanmaya ihtiyacı var. Buna liderin kendisi de dahil.
Belki de burada Eda Erdem’in kararını önemli kılan noktalardan biri bu. Yıllardır takım arkadaşlarının performansını, moralini ve ihtiyaçlarını gözeten bir kaptanın, kendi dinlenme ihtiyacını da aynı ciddiyetle ele alması... Kendisine, takımındaki herhangi bir oyuncuya “Biraz dinlenmeye ihtiyacın var. Şimdi durabilirsin.” demesi gibi...
Bu, liderlikten vazgeçmek değil; kendini de takımın diğer üyeleri kadar değerli ve korunması gereken bir parçası olarak görmek. Özellikle kadınlar için bunun önemli bir karşılığı var. Başkalarının ihtiyaçlarını fark etmek çoğu zaman kolay gelirken, kendi ihtiyacını fark etmek ve ona izin vermek aynı ölçüde kolay olmayabiliyor.
Eda Erdem’in VNL döneminde takımda yer almaması bu açıdan yalnızca bir sporcunun dinlenmesi değil. İyi liderliğin, başkalarının kapasitesini korumak kadar kendi kapasitesini de korumayı gerektirdiğini hatırlatan bir örnek. Çünkü iyi lider, her zaman en önde duran kişi değildir. Bazen takımın güçlü kalması için kendi gücünü de zamanında yeniden toplamasını bilen kişidir.
Derleyen: Senem Fırat Uz
(Görsel: AA)