İçinden çıkamadığımız ilişkiler! (3. Bölüm)

Kimse bir ilişkiye, "bitsin" diye başlamıyor ve sonu "boşanma" olsun diye evlenmiyor. Kadınlar gelecekte hiçbir şeyin değişmeyeceğine inandıklarında, erkekler ise yaşamlarını yeterince anlamlı bulmadıklarında gidiyor. Çıkmaza giren ilişkilerin bazen bilinçli dokunuşlarla kurtulabileceği gerçeğinin unutulmaması gerekiyor.

İçinden çıkamadığımız ilişkiler! (3. Bölüm)

Evlilikleri en çok ne bitiriyor?

İkili ilişkileri ve evlilikleri sürdürmek kolay olmuyor. Bazen ilişkideki tıkanıklıklar kısırdöngü halini alıyor ve kişiyi “Bu ilişkinin çaresi yok” deme noktasına getiriyor. Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği Başkanı, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur, iyi bir ilişki terapistinin bir ilişkinin geleceğine çok olumlu katkıları olabileceğini söylüyor.

 

Mutlu evliliğin sırrı...

Prof. Dr. Sungur’a göre kadınlar eşleriyle olan ilişkilerine “Dün kötüydü” veya “Bugün kötü gidiyor” diye son vermiyor. Onlar yarınlarda da hiçbir şeyin değişmeyeceğine inandıklarında gidiyor. Bu durum, kadınların boşanma kararını gelecekte hiçbir şeyin değişmeyeceğine inandıkları zaman aldıklarını gösteriyor. Sonuç uzun bir düşünme sürecinin sonunda geldiği için, kadınların kararlarından dönme olasılıklarının çok düşük olduğu belirtiliyor. Erkekler ise evliliklerinden genellikle yaşam biçimlerini değiştirmek istediklerinde, yaşamlarını yeterince anlamlı bulmadıklarında ve kendilerini aşırı derecede kontrol ediliyor gibi hissettiklerinde vazgeçiyor. Sonradan gelen statü, para ve şöhret de evliliklerin çabuk tüketilme nedenleri arasında sayılabiliyor.

 

Mutlu çiftler ile mutsuz olanların evlilikleri süresince benzer sorunlarla karşılaştıkları belirtiliyor. Mutlu çiftler sorun çıkınca sorunu karşılarına alırken, mutsuz çiftlerin birbirlerini karşılarına almaları dikkat çekiyor. Prof. Dr. Sungur, “Bunun anlamı mutlu çiftlerin sorun çözme anlamında bir ekip oluşturan bireyler olmaları, mutsuz çiftlerinse sorunu çözme doğrultusunda aynı tarafa geçemeyip sorunun ortaya çıkışıyla ilgili sürekli birbirini suçlayan eşlerden oluşmasıdır” diyor. Sungur, işin sırrının aynı takımda olup sorunları çözülebilir görmek olduğunu söylüyor.

 

Güçler savaşı olmasın!

Kadının ekonomik özgürlüğü ve kariyerinden çok, erkeğin onun özgürlük ve kariyer planlamasına verdiği değer önem taşıyor. Birlikte büyümek ve gelişmek isteyen, benzer amaçları olan, bir takımın iki önemli üyesi olabilen ve ilişkilerini “güçler savaşı” gibi görmeyen eşler için; kariyer ve ekonomik bağımsızlığın bir sorun değil, bir katkı olduğu belirtiliyor. Ancak eşlerden biri öteki üzerinde güç ve kontrol sağlamak istiyorsa ve cinsiyetlerin aile içindeki görev ve rol dağılımı konusunda katı beklentileri varsa, bu avantaj bir dezavantaja dönüşebiliyor.

 

İlişkide mutluluğu artırmanın yolları

  • Sorumluluk kavramı önemsenmeli.
  • Haklarla sorumluluklar arasında sağlıklı bir denge kurulmalı.
  • Sorun çıktığı zaman bunun evliliklerde beklenen bir durum olduğu başından kabul edilmeli.
  • Oluşan sorunlardan birbirlerini sorumlu tutup suçlamadan çözüm yolları bulunmalı.
  • Birlikte sorun çözmek başarılmalı.
  • İyimser bakış açısına sahip olunmalı.

 

Ayrılırken “Üzerime düşeni yaptım” diyebilin!

Eğer kişi boşanırken hiç tereddüt yaşamıyor ve “Ben üzerime düşen her şeyi yaptım” diyebiliyorsa, bu, verilen kararın sağlıklı biçimde alınmış olduğunu gösteriyor. İyi bir evlilik terapistinin varlığında bile ilişkinin önü hiçbir biçimde açılmıyorsa şapkaları çıkarıp “Bu evlilik devam etmeli mi?” sorusunu sormak gerekiyor. Bu tür terapi müdahalelerini, sorunlarını kendi bildikleri yollarla çözmeyi başaramayan çiftlerin sorun çözmede yeni stratejiler ya da sorunla en uyumlu şekilde yaşamayı öğrenmeleri olarak algılamalı. Bazen eşler kendi sorunlarına körleşiyor ve sorunları çözmekte hep aynı stratejiyi kullandıkları için bir kısırdöngü içine giriyorlar. Deneyimli bir terapist, ilişkinin önünü kapayan nedenleri saptayıp bunların yerine koyulabilecek yeni ve daha sağlıklı stratejiler geliştirilmesinde yardımcı oluyor.

 

Haber: Ceyda Erenoğlu

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 7240

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2382

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1790

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 26062

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5947

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön