Eşim 2 senedir beni eski sevgilisiyle aldatıyor

Merhaba Yeşim Hanım, benim derdim de her kadın gibi büyük maalesef. Aldatılıyorum, durumum çok farklı, değişik, dipsiz bir kuyudayım, battıkça batıyorum yani. Öyle diyeyim, derdime ne kadar bir çare bulunabilir, bilmiyorum. Neyse, konuya gireyim. Eşim 2 senedir beni eski sevgilisiyle aldatıyor. 3,5 senedir evliyiz, ben aldatıldığımı yaklaşık 3 ay önce öğrendim. Eşime güvenim sonsuzdu, telefon kurcalamam, kontrol etmem. Eşimim işi dolaysıyla çıkış saatleri hep geç olur, o yüzden onu da takmıyordum. Bir gün öğrendim, dünyam yıkıldı. Eşim benden de o kadından da vazgeçmiyor. Ne yapacağım, ne edeceğim, bilmiyorum. Çocuğum yok, zaten 2 senedir cinsel hayat sıfır, ne zaman istesem "Yorgunum" diyor. Ben de o şekilde soğudum, istemiyor sandım, yanılmışım. Halbuki bütün ümidim, hevesim, güvenim, her şeyim darmaduman...


İş buldum, çalışmaya başladım, "Neden, bana güvenmiyor musun? Kendini yalnızlığa mı alıştırıyorsun?" demeye başladı. Durumlar karışık yani. Ben yabancı ülkede yaşıyorum, Türkiye’den geldim, bu durumumu da fırsat biliyor.


Yeşim Tijen'in cevabı:


Bugün sizlere farklı bir açıdan farz ve sünneti yorumlayacağım. Sünnetin sözlük anlamı, “yol, gidiş, tabiat" demektir. Farz ise yapılması kat’i delillerle sabit olan ilahi emirlerdir. Durum böyleyken, farzlar geçen seneler içinde yavaş yavaş hasır altı edilip sünnete dönüştürüldü. insanlar birbirlerini sünnet yoluyla takip etmeye başladılar. Nasıl mı? Tabii birbirlerini örnek alarak. Aldatmamak farz iken bazı erkekler birbirlerine yaşadıklarıyla sünneti gösteriyorlar. "Sen de yap, ne kaybedersin?" diyorlar. Kaybettikleri, kendi benlikleri, aileleri, eşlerinin güveni, inancı, aralarındaki muhabbeti, çocuklarının gözlerindeki değeri, aile kavramının kaybettirilip örnek olarak alınması ama ne önemi var... Günümüzde yaşanabilecek her şey kar olarak görülüyorken bunları kim takar? Takmayacaklar tabi. Karları yaşamaya devam edecekler, ne de olsa artık ülkemizde haram legal, herkes birbirine göz yummuyor mu? Bu her kesimde böyle. Müslümanlık kabuk değiştirdi, gerçek dinine inananları tenzih ediyorum, sevgili okurlar ama görünen bu. Görmemezlikten gelip üç maymunu oynasak, dile getirmesek de arada gerçekleri ortaya sermeli ve bu hale geldiğimiz için millet olarak utanmalıyız. Kadın, "Ben kadınım, asil bir varlığım" demiyor, erkek her şeyi yapmaya kendini muktedir görüyor.


"Dipsiz bir kuyudayım" demişsiniz, evet, belki ilk öğrenip duyduğunuzda dipsiz bir kuyudaydınız, düştükçe düşüyordunuz ama aklınızla hareket etmeye başlayarak o kuyuya düşmeyi durdurdunuz. Şimdi ayaklarınızla kuyunun kenarlarına basarak kuyudan çıkacaksınız. Çok doğru bir karar vermişsiniz, işe girerek bu oyunda elinizi güçlendirmişsiniz. Bir diğer sizi güçlendiren husus, çocuğunuzun olmaması. Bunlardan dolayı rahat hareket edebileceksiniz. Bu evliliğe tutuklu kalmayacaksınız. Eski sevgilisiyle görüşüp sizden uzaklaşan, size karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen eşinize biraz daha güçlenmek için sabredin, acele etmeyin. Siz güçlendikçe onun size bakışı değişecek, saygı duyacak, ona mahkum olmadığınızı bilecek, kaybetmek korkusu yaşayacak, işte o zaman işler değişebilir. Tabii, siz hala onun yanında kalmak isterseniz. Evet, zor günler bugünler. Birini severken onun yarım yamalak sevgisiyle avunmak, onunla olmak isteyip onun size uzak durmasına katlanmak, dişlerinizi sıkmak, vücudunuz onunla olmayı isterken kıvranıp vücudunuzu susturmak kolay değil ama irade işte bunlar için var. Kendi vücudunuzu terbiye etmeyi öğrenecek, eşiniz gibi yanlışa meyil etmeyecek, haklıyken haksız duruma düşmeyeceksiniz. Kuyudan çıkmak istiyorsanız adımlarınızı güçlü tutmalısınız, yoksa yeniden o kuyuya düşersiniz.


Çare


Yok deme

Ölümün çaresi var

Ölür kurtulursun

Var deme

Bu aşkın çaresi yok

Ölsen bir türlü

Yaşasan bir türlü


Ümit Yaşar Özcan



"Bir koltukta iki karpuz taşınmaz" dense de bir çok erkek o kocaman karpuzları of demeden, üf demeden, usta mı desem, hamal mı desem, bilemedim, gocunmuyor, taşıyor. Bazen kadınlar aldatıldıklarını bilmiyor, bazen bilmezlikten geliyorlar. İşlerine öylesi geliyor. Çünkü bir saatten sonra menfaatler hayatını yönetiyor ya da kabullenmek ve susmaktan başka çareleri olmuyor. Bazen de çok sevmek kadına her şeyi kabul ettiriyor. Yani, bir siz değilsiniz, son da olmayacaksınız. Aldatılan aldatılana… Bu bir teselli değil tabii. "Bir ben değilim, çok kadın aldatılıyor" demek iyi bir düşünce olmasa da rahatlatıcı gelmiyor mu? Gelir tabii. Kendinizi suçlamazsınız. Erkekler hayatlarını belden aşağı odaklanarak yaşıyor artık. Hakimiyet akıllarında değil, o yüzden eşiniz bu halde.


Siz ne yapabilirsiniz bu durumda? Ya sonu belli olmayacak bir savaşa gireceksiniz ya da bu evlilikten hiç savaşmadan, kendi düzeninizi kurduktan sonra gideceksiniz. Çünkü bağlayıcı bir unsur yok. Sizi bu evlilikte tutacak en önemli şeylerden sevgi ve güveni yitirmiş biri olarak yaşayacaklarınıza da bakarak kararınızı vereceksiniz. Size önerim, biraz daha kendinize zaman tanıyın; "eşinize" demiyorum, bakın, "kendinize" zaman tanıyın. Çalışma hayatında biraz daha yerinizi garantileyin, işinize alışın ve eşinizi hayatınızın merkezi olmaktan çıkarın. Onun etrafında dünyanız dönmesin, onunla birlikte olmak istemeyin. Kendinize, duygularınıza hakim olun. Bunları başardıktan sonra evliliğinize, eşinize, hayata bakışınız değişecek. O dündeki aldatılan, çaresiz kadın olarak kalmayacaksınız. Bu da sizi doğal olarak bir takım kararlara götürecek. Eğer eşiniz sadece aldatmış olsaydı, bu affedilebilirdi. Burada eşiniz seçim yapamıyor ki genelde erkekler seçim yapmaları gerektiğinde eşlerini seçerler. Bu durumdan dolayı seçimi siz yapmak zorunda kalacak gibi görünüyorsunuz.


Kendinize, yaşayacaklarınızı öngörebilmek için zaman verin, acele etmeyin, olur mu? Siz böyle dik durmaya devam ettikçe, eşiniz bir değişime uğrayabilir, kaybetmek korkusu ona "Ben ne yapıyorum?" dedirtebilir. Seçim yapmaya kalkabilir ama bu, yeniden yapmayacağı anlamına gelmeyecek çünkü çok erken aldatmaya başlamış. Muhtemelen aldatmalarına devam edecektir. Siz akıllı ve tedbirli bir kadınsınız. Size ancak "Yaşayacaklarınızla yol almaktan korkmayın" diyebilirim.


Sevgiler, benim sevgili okurlarım…

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir Nereye taşınırsa tasinsin aldatan her yerde aldatır. Yeşim hanım çok güzel cavap vermiş. İşini hayatını düzene koy ve onu terket. O ne halt ederse etsin sana acidan başka bir şey yaşatmaz o kişi.
    CEVAPLA
  • Misafir Aldatan biri nereye giderse gitsin aldatır. Her konumda aldatır. Ruhunda var çünkü.
    CEVAPLA
  • Misafir Aldatan biri nereye giderse gitsin aldatır. Her konumda aldatır. Ruhunda var çünkü.
    CEVAPLA
  • Misafir Başka bir şehire taşınmalısınız eski sevgilisini görmeyeceği gelip gidemeyeceği bir şehire yoksa çok zor işiniz ...
    CEVAPLA
  • Misafir esimin seks takintisivar gece gunduz sanalda yazisiyo bana karsida ayni durumda tartismamizda yok 2 cocugum var fakat sirekli bu duruma sahit olup sessiz kalmak zoruma gidiyo evlilimi bitiremiyorum kendi icimdede huzurum yok onu kazanmak isdiyorum bubir hasdalikmi
    CEVAPLA
  • Misafir ÖZGÜR BİR KADINSANIZ ÇALIŞABİLECEK DURUMDAYSANIZ BİR TEHDİT DEĞİLSE SİZİN İÇİN BIRAKIN VE HAYATA AKIN HERŞEY ŞİMDİKİNDEN DAHA GÜZEL OLACAKTIR,,,
    CEVAPLA
  • Misafir Yılmayın sevgi gösterin kazanacaksın
    CEVAPLA
  • Misafir Benimde bir sorum var nereden yazabilirim yesim hanima
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.