Yeni yıl ve yanılsamalar

Hayat ne garip, ne kadar şaşırtıcı aslında!


Her geçen gün bunu daha iyi anlıyorum sevgili kardeşim. Heyecan dolu bir serüvenin içinde kimilerimiz bilinçsizce sürüklenip gidiyoruz, kimilerimiz biraz daha cesaretli. Bu cesaret özgür bir yelkenlinin kaptanı olmaya kadar itiyor onları. O büyülü, sonsuz mutluluk vaad eden limana varılmak isteniyor. Halbuki yelkenlinin gideceği limana varıp varmaması büyük oranda çıkacak rüzgara ve onun için önceden belirlenen rotaya bağlı, unutuyoruz.


Anlayamıyoruz...Maalesef anlayamıyor ve nerede durup nerede teslim olacağımızı kavrayamıyoruz zaman zaman.


Eğer bu yazıyı geçen hafta yayınlayacak olsaydım, umut aşılayan yeni yıl dilekleri, gelecek yaratma çalışmaları ve evrenden istemekle ilgili bir sürü şey yazabilirdim. Bu arada bu tarz çalışmalara inanıyor, ara ara kendim de uyguluyorum. Hiçbirine itirazım yok. Hatta ben uzun zamandır “o yanlış, bu doğru” falan da demiyorum. “Bu bana göre değil, şu daha iyi geliyor vs.” gibi söylemlerim var. Nedeni de ‘kutupsuzluk’ u deneyimlemek istemem. Yargılardan, etiketlerden arınmış bir zihnin hayalini kuruyorum...Kırk yaşına gelmiş, kendine yarattığı değerler sistemi ve tutunduğu ilkeleri olan birisi için zorlayıcı bu anlattıklarım ama ne de olsa herkesin yolculuğu kendine. Benimki de bitmek bilmeyen bir AŞK’la deneyimlemeye, bilmeye dairdi bunca zaman...Oysa şimdi bilindik kavramlara bir bebeğin zihniyle yaklaşmaya çalışıyor ve duygularımı etiketlemeden, iyi ya da kötü demeden, onlar kendi sürelerini doldurana kadar, bu duyguların içinde kalmak istiyorum. Duygularımın bazıları huzurda da hissettirmiyor üstelik ama yine de bu deneyim bana ait. Uzunca bir süredir uçlara savrulmamak, aşırı tepkiler vermemek için çaba harcıyorum hayatta. O yüzden yeni yılda da kendim için tek hedefim, duygu regulasyonunu sağlayabilmiş berrak bir zihin...Senelerdir yaptığım yeni yıl mektupları, listeler, vizyon çalışmaları ve bunun gibi bir sürü şey içimden gelmiyor nedense. O yüzden sana da umut vaad eden şeyler yazamayabilirim bu sefer, af et kardeşim! İçimde yaklaşan bir fırtınanın gerginliği, hazır olamama korkusu gibi yetersizlik duyguları esip duruyor. Anlamlandıramıyorum, bırakıyorum sadece...


Bir türlü gelemedim bu sefer konunun Öz’üne...Çünkü karışığım...Ne hissettiğimi pek bilemiyorum. Bilmek de istemiyorum. Geçenlerde bir ahbabım konuşurken “ sen bu konuları çok daha iyi bilirsin” gibi bir laf söyledi. İlk defa gerçek anlamıyla utandım. Oysa ne hoşumuza gider takdir edilmek, değil mi kardeşim? “Estafurullah ben artık ne bildiğimi de bilmiyorum. Hatta pek bir şey bilmiyorum” diyebildim cevaben. Çok samimiydim. Tabi ki çok şey okudum bugüne kadar, çok şey öğrendim. Bildiğimi sandığım bir sürü teori var. Ama artık hiçbirini bilmek istemiyorum. Çünkü bilmenin ötesi var, fark ettim. Adı idrak onun ve idrak edince bilmeden de anlaşılabiliyor, anlatılabiliyor. Kalp gözü bunun adı sevgili kardeşim.


Yeni yılla ne alakası var şimdi bunların mı diyorsun?


Diyebilirsin. Belki vardır belki yoktur. BİZ’e dair ne yazsam faydası olur diye bugün bolca düşündüm, bu konuyu yazmak istedim. Sanki 2020 korkunç bir yılmış da o gidince yerini yeni bir yıla, -sadece bir gece farkla- sayısal olarak değerini artıracak bir sayıya bırakınca her şey mükemmel olacakmış gibi inanma eğiliminde olan kardeşlerim için yazmak istedim. Hepimiz için idrak edebilme fırsatı dilemek istedim yaradandan.

Zaman diye bir şey yok, hepsi yanılsama!


Lineer zaman algısı üç boyut dünyasında yaşayan biz fanilerin algılama düzeyi için, halbuki evren sonsuz bir AN’da her an yıkılıp tekrar var oluyor.


Bu yazdığımı zihinle anlamak pek kolay değil. Seni yormak istemem ama şunu bilseydin hayatında ne değişirdi, sormak isterim sana ve kendime...Çünkü her tıkanmışlık hissinde, güçlü bir soru yolumuzu aydınlatır:


“Her yeni an, senin içinde yüzde yüz var olduğun her yeni an, yepyeni bir başlangıç ve yaratım noktası. O yüzden şimdi söyle bana kardeşim, yeni yılı beklemek yerine sen ne zaman uyanacaksın, ben ne zaman uyanacağım?”


Öz’üne uyanmaktan bahsediyorum. Ne olduğunu, ne için bu gezegende var olduğunu hissetmekten bahsediyorum.


Yeni yıla girince Corona bitmeyecek, ekonomik kriz düzelmeyecek, doğal afetler azalmayacak ya da bize gökten para yağmayacak. Algımızı temizlemediğimiz, saf bilinç haline geçemediğimiz sürece hep üç boyut dünyasının yanılsamaları içinde cehennemi yaşamaya devam edeceğiz. Zihnimizin hayallerini yaşadığımızda ise kendimizi bir anlık cennette sanacağız. Kendi yarattığımız cennet...Bunda hiçbir sakınca yok, şayet BÜTÜN’ün hayrına ise o cennet...Değilse zaten o da yıkılacak en yakın zamanda. O zaman bileceğiz yalnız olmadığımızı. İnsanlık olarak birlikte yükselmek zorunda oluğumuzu.


Dünya var olduğundan beri tam beş tane insanlık medeniyeti geçti bu gezegenin üzerinden. Hepsi kendi sonunu hazırladı, yok oldu. İnsan için yaşam sonra bir şekilde tekrar yolunu buldu. Bu son şans! Bir daha bu kadar kolay olur mu emin değilim, zira iklim ve gıda krizi kapıda! Farkında mıyız yeterince, bilmiyorum. Bu yüzden uyanmalı insanoğlu. Yılları ardı sıra dizip, sayıları bir bir artırıp, umut dolu gelecek hayalleri kurarken yanına çabayı koymamız gerektiğini, emeksiz hiçbir şeyin sonuçlanamayacağını öğrenmemiz gerektiğini ve yeri geldiğinde o kutsal akışa teslim olmamız gerektiğini söylüyorum bir kez daha. Bizim için...Hatırlamak için...Yeniden, tekrar ve tekrar başlamak için...


Bana göre yeni yıl gelmeden de insan kendiyle ilgili değiştirmek istediği özelliklerine odaklanıp bu konuda çalışabilir, uzun süredir başlamak isteyip de bir türlü başlayamadığı işlerine başlayabilir. Bak bir işaret bekliyorsan göklerden, yazıyorum senin için, kendim için, bizim için;


Bugün Pazartesi, haftanın başı. Hadi kalk ayağa, bir adım at kaderinin değiştiği noktaya! Böyle gelmiş böyle gitmez de! Hiçbir şeyi ya da kimseyi değiştiremesem de kendimi değiştirebilirim de! Hadi be kardeşim, hadi tut elimden...Birlikte büyüyelim yeni çağda! Olacak olan oluyor zaten, yeni yılı bekleme!

Yeni yılda da AŞK’la

Bütünün hayrına,

Kardeşin Nihan

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.