Yeni Zelanda aile içi şiddet mağdurlarına kol kanat geriyor

Aile içi istismar vakası oranlarının çok yüksek olduğu ülkede kökten değişikliklere gidiliyor.

Yeni Zelanda aile içi şiddet mağdurlarına kol kanat geriyor

Aile içi şiddete maruz kalanlara partnerlerinden ayrılmaları, yeni bir ev bulmaları, çocuklarını ve kendilerini koruyabilmeleri için on günlük ücretli izin veren dünyanın ilk yasası Yeni Zelanda’da kabul edildi.

 

Çarşamba günü parlamentoda 57’ye karşı 63 oyla onaylanan yasa, siyasetçi olmadan önce bir kadın sığınma evinde çalışan, Yeşil Parti’den Jan Logie’nin yedi yıllık çalışmasının sonucu.

 

Tasarıya karşı çıkan bazı Ulusal Parti üyeleri ilk aşamada Logie’yi desteklemiş ancak son aşamada desteklerini geri çekmişlerdi. Gerekçe olarak, küçük ve orta boy işletmelere çıkacak masrafın fazla büyük olacağı ve şirketlerin bu yüzden, aile içi şiddete maruz kaldığından şüphelenilen kişileri işe kabul etmeye yanaşmayacaklarını öne sürmüşlerdi.

 

Yeni Zelanda, gelişmiş dünyadaki, aile içi şiddet oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. İstatistiklere göre polis her dört dakikada bir aile içi şiddet vakasına müdahale ediyor. Aile şiddeti ülkeye yılda yaklaşık 13,5 milyar liraya mal oluyor.

 

İSPANYA’DAN “EVET, 'EVET' DEMEKTİR” YASASI  İspanya hükümeti tecavüz davala... KADINLAR BİRLİKTE GÜÇLÜ! BPW Maiden's Tower İstanbul, kad...

 

Logie, bu yasanın ülkenin “korkutucu” aile içi istismar oranlarına müdahale etmek için attığı ilk adım olduğunu söyledi. “Bu girişim kısmen, bütün toplumdan destek almak üzerine. İşi sadece polise bırakmıyoruz, hepimizin kurbanlara yardım etmek için bir rolü olduğunu fark ediyoruz” diye konuşan Logie, kültürel normları değiştirmek istediklerini ifade etti.

 

Önümüzdeki yıl devreye girecek yasaya göre, aile içi şiddet yaşayan herhangi bir birey, işten on günlük ücretli izne ayrılabilecek ve bu süre, standart tatil ve hastalık izinlerinden düşülmeyecek.

 

Aile içi şiddet kurbanları maruz kaldıkları olayları ispatlamak zorunda bırakılmayacaklar ve güvenliklerini sağlayacak esnek çalışma koşullarına hakları olacak. Bu koşullar arasında iş konumunun, e-posta adreslerinin değişmesi, şirket web sitesinden kişisel erişim bilgilerinin kaldırılması vb bulunuyor.

 

“Aile içi şiddet, iş ve yaşam arasındaki ayrıma saygı duymuyor. Çok fazla sayıdaki araştırma bize, istismarcı partnerlerin şiddeti iş yerine taşıdıklarını söylüyor” diyor Logie ve “Partnerleri tarafından takip edilmek, sürekli e-posta almak veya telefonla aranmak ya da kendilerinin, iş arkadaşlarının tehdit edilmesi olsun... Bazılarında amaç, kişinin işle bağını kopararak kovulmalarını veya istifa etmelerini sağlamak ve böylece partnerlerine daha bağımlı olmalarını sağlamak oluyor. Bu çok yaygın” diye de ekliyor.

 

 

 

Yeni yasayı memnuniyetle karşılayan aile içi şiddet grupları, bu sorunu ele almanın, çalışanların refahını artırmaya yönelik daha geniş bir hareketin bir parçası olduğunu ve Yeni Zelandalıların bunu yeni yeni anlamaya başladığını söyledi.

 

Kadın Sığınma Evi Yöneticisi Dr Ang Jury, yasanın mucizevi biçimde aile şiddetini ortadan kaldırmayacağını ve önleyici tabiatı bulunmadığını ifade etti ancak bunun “doğru yönde atılmış önemli bir adım” olduğunu da sözlerine ekledi. Jury, “Kadınların ekonomik durumunun, ne yapıp ne yapamayacaklarını belirleyen seçimlerinde kilit önem taşıdığını biliyoruz. İşlerini ellerinde tutabilecek ve iş verenleri de onlara güvenmeye devam edecekse, bu harika bir haber” diye konuştu.

 

Aile içi istismar kurbanlarına yardım eden bir hayır kurumu olan Shine’ın sözcüsü Holly Carrington da yasayla ilgili olarak “İşletmelerin yasal olarak ne yapmaları gerektiğini açık bir biçimde belirliyor. İş verenlerin bunu kendi çıkarları doğrultusunda uygulayabilecekleri konusunda net olmalıyız çünkü o personele yardım ederek değerli çalışanlarını ellerinde tutacak ve üretkenliği artıracaklar” dedi.

 

Yeni Zelanda hükümeti Mayıs ayında aile içi şiddet gruplarına 262 milyon lira bütçe ayırdı. Yine de Carrington’a göre bu problem “akıl almaz boyutta” ve daha fazla kaynağa ihtiyaç duyuluyor. Her gün yüksek riskli, tehlikeli davalarla uğraştıklarını ifade eden Carrington, sistemin, kurbanları korumada başarısız kaldığını ama bu yasanın kutlamaya değer bir gelişme olduğunu söylüyor.

 

Geçtiğimiz Mart ayında Avustralya hükümeti de benzer bir yasa çıkararak aile içi şiddete maruz kalan bireylerin beş güne kadar ücretli almaya hak kazanacağını açıklamıştı.

 

Kaynak: The Guardian

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön