HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Kahve falından sanat çıktı!
Giriş: 23 Temmuz 2018, Pazartesi 16:41
Güncelleme: 23 Temmuz 2018, Pazartesi 16:46
Cemal Süreya'nın falından aşk çıktı! 
1

Aşk şiirlerinin babası olarak kabul edilen Cemal Süreya, İkinci Yeni edebiyatının en önemli kuramcıları arasında yer alır. Cemal Süreya, "Üvercinka" adını verdiği sevgilisi için "Süreyya" soyismindeki  "y" harfini feda etti. Usta yazar, Üvercika'nın telefon numarası almak için bir arkadaşıyla iddia girer ve iddanın sonucunda soyisminden bir harf eksilir. Cemal Süreya bu durumu şöyle açıklıyor: "O zaman çok güvenirdim belleğime. Telefon numaralarını falan kaydetmezdim. Belki de kaydetmediğim için kalırdı. Ona dedim ki eğer bu böyleyse, ismimden bir harf atarım dedim. Kaybedince, ismimde harf aradım, iki tane olandan birini atmak daha uygun geldi."

İşte Cemal Süreya'nın Üvercinka'sı...

Üvercinka 

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden

En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu  

                                                              kesmemeye

Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun

Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez

Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor

Bütün kara parçalarında

                           Afrika dahil

 Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma

Yatakta yatmayı bildiğin kadar

Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler

Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının

Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde

Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor

Bütün kara parçaları için

                           Afrika dahil

Edip Cansever'in falından umut çıktı!
2

Edip Cansever, İkinci Yeni edebiyatının "çok arayıp az bulan şairi" olarak tanımlanmıştır. Farklı türlerde ve üsluplarda şiir denemeleri olmuştur. "İkindi Üstü" adlı şiir kitabında topladığı şiirlerinde umut duygusu ağır basar. 

İşte Edip Cansever'den bir umut...

Masa da masaymış ha

Adam yaşama sevinci içinde  

Masaya anahtarlarını koydu  

Bakır kaseye çiçekleri koydu  

Sütünü yumurtasını koydu  

Pencereden gelen ışığı koydu  

Bisiklet sesini çıkrık sesini  

Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu  

Adam masaya  

Aklında olup bitenleri koydu  

Ne yapmak istiyordu hayatta   

İşte onu koydu  

Kimi seviyordu kimi sevmiyordu  

Adam masaya onları da koydu  

Üç kere üç dokuz ederdi  

Adam koydu masaya dokuzu  

Pencere yanındaydı gökyüzü yanında  

Uzandı masaya sonsuzu koydu  

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür  

Masaya biranın dökülüşünü koydu  

Uykusunu koydu uyanıklığını koydu  

Tokluğunu açlığını koydu.  

Masa da masaymış ha  

Bana mısın demedi bu kadar yüke  

Bir iki sallandı durdu  

Adam ha babam koyuyordu. 

Orhan Veli'nin falından İstanbul çıktı!
3

Orhan Veli'nin şiirlerinde bir hikaye örgüsü hakimdir. Şiir ölçüsünü ve kafiyeyi gereksiz bulan şair, "şiir ihtilalcisi" olarak bilinir. Garip hareketinin kuramcısı ve kurucusu olan usta yazar dönemine damgasını vurmuş. 

İşte bir Garip Orhan Veli'nin İstanbul'u...

İstanbul'u Dinliyorum

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Önce hafiften bir rüzgar esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar, ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç durmayan çıngırakları

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Kuşlar geçiyor, derken;

Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.

Ağlar çekiliyor dalyanlarda;

Bir kadının suya değiyor ayakları;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

                    

Turgut Uyar'ın falında zamansız bir aşk çıktı!
4

Turgut Uyar, İkinci Yeni edebiyatının bilinen şairleri arasında yer alır. Usta yazar şiirin de- insanlar gibi bir "çıkmaz" içerisinde olduğunu tanımlamıştır. Hayal gücünü simgelerle ifade eden usta şair, şiirlerinde aşk, ölüm ve ayrılık temalarına yer vermiştir.

Turgut Uyar'dan Göğe Bakma Durağı...

Göğe Bakma Durağı

kimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Mehmed Akif Ersoy'un falından kurtuluş çıktı!
5

Mehmed Akif Ersoy, "Milli Şair" ve "İstiklal Marşı Şairi" olarak bilinir. Sanatı, sosyal bir hizmek olarak kabul eden usta yazar, sanatın halka hitap etmesi gerektiğini düşünür. 

Yahya Kemal Beyatlı'nın falında meçhule giden bir gemi çıktı!
6

Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirlerinde, fransız sanatçıların etkileri hakimdir. Eserlerinde Çağdaş Batı şiirleriyle eski Türk şiirlerinin özelliklerini buluşmuştur. 

İşte Yahya Kemal Beyatlı'nın meçhule giden gemisi...

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Sappho'nun falından kısmetli bir aşk çıktı!
7

Sappho, eski Yunan edebiyatının en değerli lirik şairleri arasında yer alır. Şiirlerinde aşk ve ayrılık temasını işlemiştir. 

İşte Sappho'nun aşkı...

Aphrodite'ye Yakarış

Ey tahtı ışıl ışıl ölümsüz  aphrodite

Ulu zeusun düzenci kızı

Yalvarırım yüregimi  acılarla dalgama!

Yardımıma gel gene,hani eskiden

Sesimi duyunca nasıl,çıkıp

Babanın sarayından kanat çırpan kuşların

Çektiği yaldızlı arabana biner;

Yeryüzüne inerdin bulutsuz mavilikten;

Ölümsüz dudağında o aydınlık gülüşle sorardın

"Gene nen var?" derdin."Nedir gene deli

gönlünü çelen?" Tılsımınla kimi baştan

baştan çıkarıp yollamam gerekiyor koynuna?

Söyle, Sappho,kim seni üzen?

Kaçıyorsa,kaçsın,bırak,

Yakında o senin ardına düşecek

Ömer Hayyam'ın falından bilim çıktı!
8

Ömer Hayyam, İran ve doğu edebiyatında ön plana çıkan bir şairdir. Rubai türünün kurucu olarak bilinir. Şiir dışında; matematik, fizik, astronomi ve tıp gibi alanlarla da ilgilendi. 

İşte Ömer Hayyam'dan Zaman...

Zaman

Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi

İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.

Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem.

Biri geçip giden gün biri gelecek gün.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar