Bizzat tabiat tarafından yaratılmış bir mağarada yemek yemeye ne dersiniz? Bu bölgede, deniz tarafından iki büyük gedik açılmış ve sonuç olarak 30 m çapında yarı-dairesel bir 'yemek salonu'. Burada zamanında resepsiyonlar ve balolar düzenlenirmiş; ama şimdi özgün bir İtalyan restoranı var.
Bu restoran, Fransız Alplerinde, deniz seviyesinin yaklaşık 3000 m üzerinde bir dağda bulunuyor. Restoranın her noktasından, dağların baş döndürücü manzarası izlenebiliyor. Şefler, misafirler ve turistler için geleneksel yerel öğle yemekleri ve üstün nitelikli yemekler hazırlıyor.
Sualtı restoranı, 5 m derinlikte bulunuyor ve yalnızca 14 misafiri ağırlamak için tasarlanmış. Okyanusu, 270° lik panoramik manzara ile izleyebiliyor ve insanların çoğunluğu yiyecek için gelmese de, yerel ve Avrupa mutfağından yemekler deneyebiliyorsunuz.
Bir gün Kenya'ya giderseniz, bu restoranı ziyaret ettiğinizden emin olun. Açık çatılı bir mağaranın içerisinde bulunuyor; bu yüzden kendinizi hapsedilmiş hissetme imkânınız yok. İç dizayn, geleneksel Afrika stiline göre tasarlanmış ve el fenerleri, romantik ve büyülü bir ortam yaratıyor.
Kaliforniya'daki bu restoran, San Francisco yakınlarındaki bir doğal koruma alanında bulunuyor. Burada, nefes kesici gün batımı ile okyanusu izleyebilir, nefis yiyeceklerin tadını çıkarabilirsiniz. Gerçek bir Kaliforniya rüyası!
Bu şehir, milyonlarca insanın rüyası ve bu manzaranın tanıtılmaya ihtiyacı yok. Yüksek fiyatlarına ve snop atmosferine rağmen, inanılmaz manzara her şeye değiyor. Hayatınızın sonuna dek hatırlayacaksınız.
Bali, inanılmaz güzellikteki günbatımları ve müthiş sahilleri ile ünlüdür. Okyanus kıyısında harika bir yemeğe ne dersiniz peki? Bu otel restoranı, dünyanın en iyi mutfaklarını, ılık güneş ve tuzlu su beraberinde sunuyor.
Paris'in en ünlü restoranlarından birisi, Eyfel Kulesi'nde, 124 m yükseklikte bulunuyor. Burada, kültürel programı bir gastronomi turu ile birleştirebilirsiniz: Şehir manzarası, iyi müzik ve üstün Fransız mutfağı.
Queenstown, rafting, yüksekten atlama gibi ekstrem spor fanlarını çeken bir macera turizmi merkezidir. Burada açlığınızı bastırmak için uzağa gitmenize gerek yok. Teleferiğin en tepesinde, eşsiz manzarasıyla unutulmaz bir restoran bulunuyor.
Güney Afrika'daki Simonsberg dağını ve Estate üzüm bağlarını görmek için bir başka gastronomi yolculuğuna daha çıkın. Burada, egzotik Afrika mutfağının ve yerel üzüm bağlarında üretilen şarapların keyfini çıkarabilirsiniz.
Ngorongoro kraterinin kenarında, eşsiz bir noktada bulunan otel ve restoran, hayretler içerisinde kalmanızı sağlayacak. Afrika'ya dair, zihnimize küçüklüğümüzde yerleşmiş bazı imgeler var. Bir dürbün ile koruma alanlarında gezinen hayvanları bile izleyebilirsiniz.
Chicago'yu, akşam vakti yüksek bir yerden izlemek, her turistin hayalidir. John Hancock merkezinin 95. katındaki restoran, şehrin ve Michigan gölünün inanılmaz manzarasını sunuyor. Günbatımından önce bir masa rezerve edebilirseniz, güneş ışınlarının şehir boyunca nasıl yayıldıklarını izleyebilirsiniz. Bu büyülü şehri gece gördükten sonra, yemek yemekle ilgileneceğinizi zannetmiyoruz.
Suyu ve lüks tatil mekânları ile ünlü Bora Bora'da, turistlerin denizin kristal berraklığındaki durgun sularında akşam yemeği yemelerine izin veren bir restoran var. Okyanusun kucağında otururken kaliteli yemeğin tadını çıkarabilirsiniz.