Yol

Altı yaşına girdiğinden beri zorlandığım, çekişme enerjisine girdiğim çok fazla şey oldu Cemre ile. İletişim tarzı belirgin bir değişim gösterdi ve ben ona kabulden ziyade analiz ile yaklaştım. Değiştiği zamanlarda ilk tepkim esneklik yerine direnmek oluyor genelde. Sonradan uyanıyorum duruma da kendimi ayarlıyorum yeni duruma.


Bu defa fena kayaya çarptım yalnız. Karşımdaki insanların onlara duyduğum saygıyı hissetmesini önemserim ve dilime dikkat ederim. Cemre bazen öyle konuştu ya da davrandı ki insanlara, benim saygı ile ilgili ihtiyacım karşılanmadığı için tetiklendim ve onu anlamadan etiketledim. Bence oldukça "kaba, saygısız, huysuz, ekşi suratlı, buyurgan" tavırları vardı ve şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım nerdeyse. Üstelik ona karşı böyle bir dil hiç kullanmadım diyordum kendi kendime. Nereden öğrendi ki bütün bunları?


Bir süre başarısızlık duygusuna kapıldım. Üzüldüm, kendimi suçladım. Onun için zihnimde gezinen etiketler doğal olarak hiç iyi gelmedi bana. Bu etiketleri sözle hiç ifade etmemiş olsam dahi kızımla iletişimime de...


Ona sormayı akıl ettim nihayet. Altından güçlü duygular çıktı henüz baş edemediği. Yabancı biri ona bir şey dediğinde hissettiği yoğun çekingenlik, biri ona gülerse hissettiği öfke, dokunduğunda hissettiği yılgınlık, korku gibi. Bunları ifade etmek için başka yollar biliyordu ama kullanma aşamasında zorlanıyordu. Sıkıntı yok... "Zamanla..." dedim ama geçmedi içimdeki his. Neye model oluyorsan onun olması gerekmiyor muydu?


Neyse ki annem yetişti imdadıma. Bir gün Cemre bize göre "olmadık bir şeye" ağlayıp parmak sallayarak emir verirken annem bana dönüp "Hık demiş, burnundan düşmüş" dedi.


"Sahi mi?" dedim. "Gerçekten bana mı benziyor huyu suyu?"


"Hem de nasıl! Aynı!"


Oh! Bi' rahatladım. Tanıdık biriyim sonuçta. Yabancı değil, hiç bilmediğim sular değil. Alt tarafı, bana benziyor.


Ben 33 yılda neler öğrendim. Bu hale 6 yaşındayken gelmedim. Önümde upuzun bir yol vardı değiştiğim, kendimi anladığım, öteki insanların kalbine merak duyduğum. O da yolculuk edecek. Belki benim öğrendiklerimi belki başka şeyleri öğrenecek. Belki benimki gibi, belki bambaşka yollar bulacak kendine.


İzin vermeliyim ona. Şimdi duygularını, arzularını, tutkularını tam anlamıyla, örtüsüz, bastırmadan ortaya koyuyor. Koysun. Ben de kendi duygularımı, tetiklenmelerimi ortaya koyuyorum karşılık olarak. Öğreniyor hali hazırda... Beni tanıyor bu yolla. Benim model olduğum hâli kendine kolaylık olarak almak isterse ne âlâ, istemezse vardır bir bildiği. Zorla olmaz ya! İzin vermeliyim ki başkalarını da tanısın. Hayatı, insanları, kendini tanısın...


Bir gün yola çıkacak. Bu tam doğru ifade olmadı, çünkü hali hazırda yolda... Ama ben nasıl bulduysam yolumu, o da bulacak. Bir gün gelip kendine, kendi hakikatine, kalbine varacak. Ben buradayım yanında. Tabii, lazım olursa!

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Düşüncelerimi okumak İçimi sevgiyle doldurdu yüreğinize sağlık seda hanım ????
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.