Kendimi tanıyorum

Evet, bu dönem ben resmen kendimi tanıyorum. Hatta çevremdekiler de öyle… Onlar ben başka yönden tanıyorlar ben de onları…


Bundan birkaç ay önceki ben ile farklıyım.


Sanırım hayatımda hiç bu kadar akışa teslim olduğum bir dönem olmamıştı.

Bilmiyorum.

Bir hafta sonrasını planlamadan yaşıyorum.


20 Haziran’dan beri Seddülbahir’deki yazlıktayız ve ben “Ne zaman döneceksiniz?” diyenlere cevap veremiyorum.

Çok özledim annemle babamı. Çok özledim evimi. Ama o cevabı veremiyorum. Çünkü gerçekten bilmiyorum.


Sonbaharla ilgili “sağlıklı olma” isteği dışında hiçbir düşüncem yok. Oysa daha geçen yaz işle ilgili planlar yapıyordum. Yeni kitap yazıyordum. Hayallerim vardı…

Hepsi uçtu gitti.


Hayalim yok demiyorum, hayalim var ancak onun büyüsüne kapılmıyorum diyeyim…

En çok söylendiğim söz olan “anda kal”ı yaşıyorum sanırım.

Bundan birkaç gün önce e-postamı kontrol ediyordum.

Bütün hepsinin silindiğini gördüm. 2020-201 7 arası yok. Hepsi yok olmuş.

Normalde elim ayağım titrerdi. Titremedi.

Değiştiremeyeceğim her şeye bakışım değişti. Her şeye…

Bir de… Sabrım tükendi. Daha doğrusu sabrım yön değiştirdi. Daha önce tahammül edemediklerimi kucaklıyor, her zaman yaptıklarımı da elimin tersiyle itiyorum.


Çevremde hayatından şikâyet eden insan görmek istemiyorum. Bencillik mi? Bence hayır. Ölüm dışında her şeyin çaresi var bu hayatta ve karşıma geçip “sıkıldım” diyen kimseyle konuşamıyorum. Ben sıkılmadım mı? Maddi manevi büyük çöküş yaşadık bu pandemide.

Belirsizlik içindeyiz.


Şu anda yazlıkta olduğum için şükrederken yine karşımda iş sorunları nedeniyle söylenen ama diğer yandan da yine bizim gibi yazlıkta olanları anlayamıyorum. Her anıma şükrediyorum çünkü. Herkes de bunu yapsın istiyorum. Başka türlü mutlu olunamayacağını düşünüyorum.

Denize karşı bu yazıyı yazmak büyük bir nimet ve bunun sonuna kadar farkındayım.

Dışarıdan her şey çok laylaylom görünüyor biliyorum. Hatta aileme karşı bile öyle. Yediğim kazıkları saysam kimse inanmaz.

Onları da bir kenara atıyorum. Bazı yaşananları olmamış gibi düşünüyorum.


Haksızlıklar olmuyor mu? En alasını görüyor ve “Of neden” yerine “Ay hep öyleydi devam da edecek” diyorum ve konuyu kapatıyorum. Şu an yazarken aklıma geldi yine sinir oldum da beş dakika sonra geçeceğini biliyorum artık bu duygumun.


Negatif yönde değişen huylarımdan biri, tahammülümün azalması. Şu çok alakasız zamanlarda patlama huyumu değiştirsem şahane olacak da işte onu da yapacağım. Zamanla…

Size de olmuştur. Siz de bu dönemde hayatınızdan insan çıkarmışsınızdır. Çok üzüldüm ama bazı tanıdıklarıma güvenim kalmadığı için hayatımda yerleri olmayacak artık.

Bir diğer yandan buraya geldiğimde bana çok sevdiğim bir fırsat sunuldu ve deli gibi çalıştım bilgisayar başında. Öyle iyi geldi ki…


Çalışmayı çok sevdiğim için iş olmadığında fenalık geçiren ben, bir ay öyle meşguldüm ki bana ilaç oldu. Hani en iyi sakinleştiriciyi verseniz öyle etki etmez. Şimdi o iş bitti, bir ay daha buradayım o zaman da çalışmamanın tadını çıkarmayı deneyeceğim.

Hayatımda bir ay çalışmadığım olmadığı için (lohusalık hariç) bakalım o nasılmış, onu göreceğim.

Bir de heyecanlıyım. Üç gün sonra annemler de gelecekler Arkın’la birlikte. Gerekli tüm izinleri aldılar. Şu an arkadaşlarım yoldalar. Onların döndüğü gün Arkın gelecek, sonra kuzenlerim, abimler… Köydeki tüm pansiyonları doldurduk resmen.

Anneme çok sarılıp onu iyileştirmek istiyorum. Yaşadıklarını geri getiremem, ama ona sarılıp tüm pozitif enerjimi verebilirim. Burada olmak ona da iyi gelecek biliyorum.


Bugüne öyle tatlı başladım ki… Üst kattaydım, kayınvalidem “Şebnem” diye seslenince korktum bir şey oldu diye. Hiç öyle çağırmak çünkü. Aşağıya bir indim, iki hemşire, ellerinde kitaplarım. Beni bulmaya gelmişler, ağaçlardan tanımışlar. İmzaladım, sohbet ettik. Pandemi yüzünden sarılamadık fakat öyle çok istedim ki o an onlara sarılmayı.


Sonra dedim kendime: “Bak, negatif olaylar hep var ama ne güzel şeyler de oluyor. Bir süre sadece bunları görsen, bütün pozitif enerjiyi depolayıp öyle dönersin İstanbul’a…”


Okul konusu da çok soruluyor da şu anda hiçbir fikrim yok. Telafi programı yok Irmak’ın okulunda, 31 Ağustos’ta açılacağını biliyorum sadece. O da eğer okullar açılırsa. Şimdiden panik olmak istemiyorum. O zaman gelsin, göreceğiz.

Sağlık olsun da, ne okulun geç açılması önemli ne de diğer işler güçler. En büyük duam, her zamanki duam sağlık.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.