Pandemide hunisiz sosyalleşme

Biiip….

Mesaj geldi.

Kafadaki ilk soru: Kimden acaba?

İkinci soru: Çiğdem yazmış olabilir. Ne diyor acaba?


Sonrası birkaç saniye içinde çatallanıyor:

Offf! Yine evdekilerden dert yanıyorsa ne diyeceğim?

Görmemişim gibi mi yapsam?

«Mutfakta işim vardı, yazamadım» derim.

Ama geçen mesajına da aynı şeyi söylemiştim.


Uzmanlar işin başında «Teması kesmeyin, teknoloji aracılığı ile sosyalleşin» dedi. O günkü ihtiyaçlar onu gerektiriyordu. Elde telefon canlarımızla, cicilerimizle dertleştik.

«Ya sorma, yine ödev yaptırıyorum.»

«Deliricem, herkes evde. Yemek yap, onun banyosu, bunun çamaşırı, ötekinin suratı. Gürültü patırtı, deliricem.»

«Valla bende de aynı, evde her kapıdan biri çıkıyor. Eskiden ne kadar mutluymuşum. Ağlayacağım.»


Bir süre öyle telefonda dertleşe-ağlaşa idare ettik. Uzaktan birbirimizi daha çok sevdik. «Ay iyi ki var, en azından ona söyleyebiliyorum.» Sonra yaz geldi, virüs biraz gizleyince kendini, kendimizi açık alanlara attık. Kafada sorularla: Geri gelir mi? Gelirse daha fena olur mu? Önümüz kış, malûm.


Ve kış elinde hunisiyle geldi. «Al tak kafana» diyerek. Telefonun başında sahneler birbirini tekrar etmeye başladı. Bir farkla: Kafalarda huni vardı!


İki hunili karşı karşıya ne yapar? Birbirini delirtir. Deli deliyi görünce hunisini saklar!


Aramızdan bazılarının şu ara yaptığı bu: Mesajlara cevap vermemek, kısa cevaplarla geçiştirmek. Çok az konuşmak. Huniyi ters çevirip kafaya geçirten sebepleri dinlememek. Bütün dünyanın aynı anda, aynı şiddette karşı karşıya kaldığı tehlike, bir kendini tehdit ediyormuş gibi veryansın edene kalın bir bariyer. «Hop! Kendine gel. Herkes kendi canının derdinde! Boğma beni!»


Yine aramızdan bazılarının anlamadığı şu: O mesaja cevap alamazsın ya da ancak o kadar cevap alırsın! İki kelime, fazla değil. Çünkü sadece kendini düşünüyorsun. Sıkıntılarını ötekinin kafasında ters duran huniye dökerek hafiflemeye bakıyorsun. O da izin vermiyor.


Hepimiz rol değiştirip aynısını bir başkasına yapıyor olabiliriz. Yapmayalım. Peki yapmayalım da ne yapalım?


Birbirimizi aradığımızda konuştuğumuz konuları değiştirmeye baksak nasıl olur?

«Na’ptın bugün?»

«Bi film izledim çok komikti.»

«Merak ettim, anlatsana.»


«Neler yapıyorsun? Nasıl gidiyor?»

«Nefes egzersizlerine başladım. Sakinleştiriyor, çok iyi geliyor.»

« Valla ben sadece hayal kuruyorum. Yaz tatilini düşünüyorum.»


«Squat’a başladım. Durduğum yerde selülitlerimi eritiyorum.»

«Ben uzun uzun pencereden dışarı bakıyorum.»


Olup bitenden uzaklaşmak için olup bitenden konuşmamak ilk şart.

İyi de neden konuşacağız?

Olup bitene merhem olacak konular bulmak. Ama bu konularda eylemde bulunarak.

Mademki insan yaptığını konuşuyor, yapacak yeni şeyler aramak, bulmak, bunları yazışıp konuşmak lazım.


Pandemi döneminde teması kesmeyelim, tamam, ama hunisiz sosyalleşmeye bakalım.

Mümkün.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.