HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Geçen hafta kafesteki kuşa bakmıştık. Şimdi;

Gökyüzüne bakıyorum…

Bir kuş sürüsü görüyorum.

Çok fazla kuşun olduğu bir sürü.

Havada olağanüstü bir ahenkle dönüp duruyorlar. Düz bir güzergâh üzerinde hareket etmiyorlar, helezonlar çizerek, gökyüzünü dansları ile şenlendiriyorlar adeta. Bu kadar çok sayıda kuşun, bu hareketleri yapmak için, aralarında nasıl bir iletişim yöntemi kullandıklarını düşünüyorum. 19 Mayıs hareketlerini bile grupça yapabilmek için aylarca çalışan biz insan sürüleri, acaba neyi eksik yapıyoruz bu kuşlardan?

Süzülüyorlar, salınıyorlar, hepsi yek vücut, aynı anda sözleşmişcesine, birlik içinde, büyük bir sükunet, asalet ve “farkındalıkla” uçuyorlar, uçuyorlar.

Sonra gözüm insan kümelerine takılıyor. Birbirine çarpan, oraya buraya dağınık yürüyen, birbiri ile konuşan ama birbirini duymayan insan kümeleri.

Bağırış, telaş, huzursuzluk, ahenksiz, dengesiz oradan oraya savruluş...

“Kuşların sahip olduğu ama bizim olmadığımız şey ne acaba?” diye düşünüyorum. Ya da o “şey” bizde vardı da biz ne zaman nasıl kaybettik? Birbirimizle uyum kurmaktan, ahenk içinde yaşamaktan, “bir” olmaktan neden uzaklaştık?

Yoksa diğer canlılara göre “üstünlük” saydığımız insan olmak, 21. yüzyılın insanı olmak ve o şekilde davranmak, aslında bizi sıfat olarak zenginleştiren ama öz olarak yoksullaştıran bir durum muydu?

Onların “duyduğu” ama bizim “duyamadığımız” neydi?

İnsan olarak dünyadan duyduğum ses kaosun sesi. Bu çocukluğun büyülü dünyasından çıktığımdan beri böyle. Yetişkin dünyası kendi yarattığı kaosun sesini duyarak yaşıyor, yaşamaya çalışıyor.

Sanırım kuşlar, kaosun sesine kulaklarını tıkamış, başka bir sesle hareket ediyorlardı.

Nedir bu ses?

Hisseden, bileniniz var mı?

Sizin duyduğunuz ses ne?

Yazın. Düşünelim. Konuşalım.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
misafir 09 Aralık 2011, Cuma

özgürlük. onlar herşeyden özgürler ama biz değiliz. bizim uyum ahenk adına aldığımız kararlar hayatlarımızı kısıtlamaktan ve bireyliğimizi ifade etmekten uzaklaştırıyor ve bizler biz olmaktan çok topluma kurallara vs vs. hizmet eden koyunlar sürüsü olmaya başlıyoruz. buda bizi kaosa ve tartışmalardan öteye götürmüyor. halbuki tek ihtiyacımız olan şey bütün bu baskı ve hizmet etme yükünden kurtulup bütün ihtiyaç duyduğumuz şeylerin kendi içimizde olduğunu ve bunu ifade ederek yaşamayı öğrendiğimiz zaman özgürce insanca birlik duygusuyla ancak ozaman mutlu ve bu hayatı yaşamayı öğrenmiş oluruz

misafir 09 Aralık 2011, Cuma

özgürlük. onlar herşeyden özgürler ama biz değiliz. bizim uyum ahenk adına aldığımız kararlar hayatlarımızı kısıtlamaktan ve bireyliğimizi ifade etmekten uzaklaştırıyor ve bizler biz olmaktan çok topluma kurallara vs vs. hizmet eden koyunlar sürüsü olmaya başlıyoruz. buda bizi kaosa ve tartışmalardan öteye götürmüyor. halbuki tek ihtiyacımız olan şey bütün bu baskı ve hizmet etme yükünden kurtulup bütün ihtiyaç duyduğumuz şeylerin kendi içimizde olduğunu ve bunu ifade ederek yaşamayı öğrendiğimiz zaman özgürce insanca birlik duygusuyla ancak ozaman mutlu ve bu hayatı yaşamayı öğrenmiş oluruz

misafir 09 Aralık 2011, Cuma

özgürlük. onlar herşeyden özgürler ama biz değiliz. bizim uyum ahenk adına aldığımız kararlar hayatlarımızı kısıtlamaktan ve bireyliğimizi ifade etmekten uzaklaştırıyor ve bizler biz olmaktan çok topluma kurallara vs vs. hizmet eden koyunlar sürüsü olmaya başlıyoruz. buda bizi kaosa ve tartışmalardan öteye götürmüyor. halbuki tek ihtiyacımız olan şey bütün bu baskı ve hizmet etme yükünden kurtulup bütün ihtiyaç duyduğumuz şeylerin kendi içimizde olduğunu ve bunu ifade ederek yaşamayı öğrendiğimiz zaman özgürce insanca birlik duygusuyla ancak ozaman mutlu ve bu hayatı yaşamayı öğrenmiş oluruz