HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
1

Kuşaklar değişti, İzmir'in silueti yeniden şekillendi. Konak Meydanı'ndaki yapılar, ulaşım sistemi ve kıyı çizgisi yıllar içinde değişirken Saat Kulesi bulunduğu yerde kalmayı sürdürdü. Temeli 1 Eylül 1900'de atılan ve bir yıl sonra yine 1 Eylül'de açılan kule, 125 yıldır kentin en önemli simgelerinden biri olarak ayakta. Fransız mimar Raymond Charles Péré tarafından tasarlanan Saat Kulesi'nde Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisinin etkileri görülüyor. 

2

Ana yapı taşları Denizli'nin Sarayköy ilçesinden, koyu yeşil ve bordo mermerler ise Marsilya'dan getirildi. Yapım için ayrılan bin 700 Osmanlı Lirası'nın yetmemesi üzerine İzmirlilerin başlattığı bağış kampanyasında bin 500 lira daha toplandı. Konak Atatürk Meydanı'nda 81 metrekarelik taban üzerine inşa edilen 21 metre 12 santimetre yüksekliğindeki kule, dört basamaklı mermer platform ve sekizgen kaideden oluşuyor. Platformda küçük sütunların taşıdığı at nalı kemerli sebiller, üçer çeşme kurnası ve fıskiyeli havuzlar bulunuyor.

3

125 yıl sonra hala aynı mekanizma

Bugün Saat Kulesi'nin çevresinde 1901'in İzmir'inden fazla iz kalmadı. Ancak kulenin dört cephesindeki saatler, 125 yıl önce kurulan mekanizmanın çalışma prensibini koruyor. Kulenin dördüncü katının altında yer alan ve dört ayrı yöne bakan 75 santimetre çapındaki dört saati, 22 dişli çarktan oluşan tek bir mekanizma çalıştırıyor. Ağırlık ve yer çekimi prensibiyle çalışan sistem, altı günde bir kuruluyor ve üç ayda bir periyodik bakımdan geçiriliyor. Mekanizmanın bakımını 1994 yılından bu yana yapan 68 yaşındaki saat ustası Feti Pamukoğlu, İzmir Saat Kulesi'nin Türkiye'de bakımını üstlendiği 36 tarihi saat kulesi arasında özel bir yere sahip olduğunu belirtiyor.

4

32 yıldır kulenin nabzını tutuyor Pamukoğlu'nun Saat Kulesi'yle hikayesi 1994 yılında başladı. Geçen 32 yılda mekanizmayı en ince ayrıntısına kadar tanıyan usta, artık yalnızca ortaya çıkan arızayı gidermekle kalmadığını, arızaya yol açabilecek sorunları da önceden tespit etmeye çalıştığını söylüyor. 

5

İzmir'in yağmur, nem ve tozunun zaman içinde mekanik sistemde deformasyona neden olabildiğini anlatan Pamukoğlu, mesleki tecrübesinin kendisine kazandırdığı bakış açısını şöyle anlatıyor: "Bizde artık hatanın ne olduğu değil, neden olduğu önemli. İlk zamanlar hatayı bulup çözeriz derdik. Şimdi mesleki tecrübemle hataya neden olabilecek şeyleri önceden tespit edip önlemeye çalışıyorum. Bu da zamanın bana mesleğimle ilgili kazandırdığı bir tecrübe."

6

Depremler kulenin tarihine iz bıraktı

Saat Kulesi'nin 125 yıllık tarihinde depremler de önemli izler bıraktı. 31 Mart 1928'de meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki İzmir-Torbalı depreminde kulenin tepe katı çöktü ve yapı zarar gördü. 1929'da saatin durması üzerine Almanya Konsolosluğu aracılığıyla Hannover'den bir saat ustası getirildi ve mekanizma yeniden çalıştırıldı. Kule, 1 Şubat 1974'te meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremde de hasar gördü. Saat kadranlarının üzerindeki son kat yıkılırken ana gövde ayakta kaldı. Yıkılan tepe bölümü yaklaşık iki yıllık çalışmayla onarıldı.

7

Meydan değişti, Saat Kulesi kaldı

Saat Kulesi yalnızca depremlere değil, kentin ve ülkenin geçirdiği dönüşümlere de tanıklık etti. İlk yapıldığı dönemde doğu ve güney cephelerinde Osmanlı arması, kuzey ve batı cephelerinde II. Abdülhamit'in tuğrası bulunuyordu. 1927'deki yasal düzenlemenin ardından bu semboller kaldırıldı. Geçiş döneminde cephelere çapraz Türk bayrakları işlendi, ardından bugün görülen kabartma Ay-Yıldız motifleri yerleştirildi.

8

Kulenin yapıldığı yıllarda çevresinde Sarıkışla, Hükümet Konağı ve depolar bulunuyor, meydanın batısı denize açılıyordu. Aradan geçen 125 yılda kıyı çizgisi değişti, yeni yapılar yükseldi, ulaşım sistemi değişti ve Konak Meydanı bugünkü görünümüne kavuştu. Saat Kulesi ise bütün bu değişimin ortasında aynı yerde zamanı göstermeye devam ediyor.

* Haberin fotoğrafları AA tarafından servis edilmiştir.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
ITEM