Kadınlardan neden bu kadar korkulur?

Bu yıl 17. si gerçekleştirilmek istenen fakat engellenen 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü için İstiklal Caddesi’ne gelen 4 kadın, o geceyi anlattı.

8 Mart 2019’un ardından

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde “8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü” için toplanan kadınların cadde boyunca yürümesine izin vermeyen polisin kalabalığa biber gazıyla müdahale etmesi, kadınların tepkisine neden oldu.

 

Genç yaşlı, her yaştan ve sınıftan kadının bir arada olduğu gecede kadınlar, birlikte olmanın neşe ve enerjisiyle yürümeyi beklerken; bu şekilde engellenmenin üzerine bir de bu yürüyüşe katıldıkları için ’fahişelik’ ve ‘ezana saygısızlık’ ile suçlandılar. İşte o kadınlara, niçin orada olduklarını sordum. Adları bende saklı kadınlar, o geceyi anlattılar.

 

 

‘Bir arada olduğumuzu görmek için geldim’

İlk kez Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılan 24 yaşındaki kadın, niçin oradaydın sorusuna şu yanıtı veriyor:

 

“Bireysel ve toplumsal olarak tüm şiddet gören kadınlar için, öldürülen, tecavüz edilen kadınlar için, işyerlerinde, sokaklarda, evde, tatilde, üniversitede baskı altında yaşayan kadınlar için, yüksek sesle gülüp gülmemesine, ne kadar ‘iffetli’ olduğuna, kaç çocuk sahibi olması gerektiğine, tecavüz edilse dahi bebeğini aldırmaması gerektiğine başkaları tarafından karar verilen kadınlar için, öğrencisini sınavda kopya çektiği için uyaran ve ardından odasında bıçaklanarak öldürülen Ceren Damar için, Şule Çet için, yani hepimiz için, o yürüyüşe katıldım. Bir arada olduğumuzu görmek, umutla kararlılıkla yarınlara bakabilmek için. oradaydım ve başımıza gelen sadece yürüyüşe izin verilmemesi de değildi.

 

Binlerce kadın Fransız Kültür Merkezi ve Mis Sokak arasında toplanmış ve saatlerce sloganlarıyla, ıslıklarıyla, şarkılarıyla beklemekteydi. Daha sonra polisin üzerimize gaz atarak bizi sıkıştırmaya başladığına şahit olduk. Küçücük bir alanda kadınlar ve çocuklar birbirini ezmeden ilerlemeye çalışıyordu. Nefes dahi alamayacağımız, yere düşmemek için birbirimizin elini bırakmadığımız, kimsenin ezilmemesi için elimizden geleni yaptığımız dakikalar yaşadık. Bizi toplumsal olarak her taraftan sıkıştıranlar, şimdi de fiziksel olarak sıkıştırmıştı. 8 Mart'ta yürümek isterken şiddete maruz kaldık. Tüm bunlara rağmen kadınlardan bir kısmı Tophane'den Karaköy'e inerek, Eminönü'ne kadar yürüyüşü gerçekleştirdiler.”

 

‘Yılda bir gece yürümek yetmez’

Başka bir kadın, bu yürüyüşe niçin katıldığını şöyle anlatıyor:

 

“Bu bir tahakküm meselesi, Güçlülerin güçsüzleri ezebildiği bir sistem var, Bizler buna karşı çıkıyoruz. Kendi doğru bildiklerini bize kabul ettirmeye çalışıyorlar. Oysaki bizler birer insan, birer vatandaş olarak yaşamak, var olmak istiyoruz. Güçlülerin,  patriyarkanın, kapitalizmin belirlediği kurallar doğrultusunda değil, evrensel kurallar çerçevesinde yaşamak istiyoruz. Kimseyi öldürmüyoruz, kimseye zarar vermiyoruz, çocuklarımızı seviyoruz, bize saygı gösteren bizi seven eşlerimizi, büyüklerimizi biz de seviyoruz, saygı gösteriyoruz. Elbette ki tecavüzün sebebini gece sokağa çıkma/mini etek giyme olarak gören zihniyetin karşısındayız Tecavüzcülere kravat taktı diye iyi hal indirimi veren hâkimleri, bakamadıkları çocukları doğuran, okutamadıkları/okutmadıkları kızlarını para karşılında gelin olarak veren ebeveynleri kınıyoruz.

 

Öyle kötü, öyle rezil olaylara şahit olduk ki zaten yılda bir gece yürüsek bu işleri düzeltmeye yeter mi sanıyorsunuz? Kadınların her gün yürümesi, her gün bağırması lazım. Bu yürüyüşe işte bütün bunlar için geldim. Daha önce hiç katılmamıştım. Senede bir kere olsun kadınların içlerinden geldiği gibi yürümelerine, kendilerini ifade etmelerine, şarkı söylemelerine, dans etmelerine, gülmelerine katlanamayan bir zihniyete ne diyebilirim ki? Ülkenin yarısından fazlasını oluşturan ve üretimleri olmadan hayatı sürdüremeyeceğiniz kadınlardan neden bu kadar korkuyorsunuz? Ha, bir de fahişelikten yana olma meselesi var. Soruyorum; madem fahişelikten yana değilsiniz o zaman neden geneleve giden erkeklere bir şey söylemiyorsunuz?”

 

‘Haklarımızdan geri adım atmayacağız’

Feminist Gece Yürüyüşü’ne çok kere katılmış, 57 yaşındaki avukat kadın ise şunları söylüyor:

 

“8 Mart’ a çok zamandır gidiyorum. Niye gidiyorum? Çünkü kadınlarla birlikte kendimi güçlü hissediyorum, güvende hissediyorum. Türkiye’nin en örgütlü, en mobil gücü kadınlar. Hangi yaşta olurlarsa olsunlar kadınların hayatla başa çıkabilir olmaları bana acayip bir şevk, enerji veriyor. Artık çok az şeye şaşırır olduk, ama kadınların her koşulda dimdik ayakta durabilmelerini hala ağzım açık hayranlıkla izliyorum. Ağırlıklı olarak kadınlarla, kadın hakları alanında çalışıyorum. 27 yıllık avukatım ve kadınların yaşadıkları her türlü şiddete rağmen 70 yaşında da olsa, okuma-yazma bilmese de hayata yeniden başlaması, başlama kararı verip arkasına bakmadan yola çıkması, benim için de bu hayatı yaşanılabilir kılıyor. Hâlâ umudum var dedirtiyor. Şimdiye değin hiçbir 8 Mart yürüyüşünde kadınlar kimseye ve hiçbir şeye zarar vermediler. Erkeklerle eşit hak taleplerimizi, öldürülmediğimiz, sokaklarında gece- gündüz arkamıza bakmadan güvenle yürüyebileceğimiz yerleşim isteklerimizi haykırdık. Şarkı/türkü söyledik. Dans ettik. Daha önce hiç karşılaşmadığımız kadınlarla 40 yıldır tanışıyormuş gibi kol kola yürüdük, haykırdık. İstiklal’de yürütmediler, ama biz kadınlar; Gümüşsuyu’nda, Kabataş’ta, Karaköy’de, Cumhuriyet Caddesi’nde, Harbiye’de, Galata Köprüsü’nde, her yerdeydik, her yerde yürüdük. Bugünkü haklarımızdan geri adım atmayacağız, daha ileri taşıyacağız.”

 

 

‘Bir yanda güller, diğer yanda gaz’

Yürüyüşe ilk kez katılan 55 yaşındaki öğretim görevlisi bir kadın ise “Ülkemizde kadınların bir kısmı sahip oldukları hakların farkında değil, bir kısmı da bu haklarını kullanabilecek güçte değil. Son yıllarda şiddete maruz kalan ve haklarından mahrum olan kadınların sayısı sürekli artmakta. Buna tepkisiz kalmak istemediğim için katılmak istedim yürüyüşe; varız, farkındayız ve sahip çıkacağız haklarımıza demek için ” diyor.

 

Gece yürüyüşüne izin verilmemesini ise hiç anlayamadığını belirterek, soruyor: “Bir yanda kadınlara karanfiller güller dağıtılırken öte yanda biber gazı, plastik mermi sıkılıyor! Neden? Kimseye zarar vermek gibi bir niyeti olmayan, neşeli bir kadın topluluğu kimi, neden rahatsız ediyor?”

 

 

 

Haber: Hayriye Mengüç

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3549

  • Kabak tatlısı nasıl yapılır?
    Kabak tatlısı nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 4721

  • Fırında sıcak helva nasıl yapılır?
    Fırında sıcak helva nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 1854

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2806

  • Yumurta sarısını böyle ayırın!
    Yumurta sarısını böyle ayırın!

    Süresi : 01:46 İzlenme : 1084

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön