Mutluluk ve neşe üzerine pek çok araştırma varken, eğlence az araştırılmış bir alan. “Mutluluk profesörü” olarak bilinen Laurie Santos, bu durumun eğlenmenin gücünün farkında olmamaktan kaynaklandığını söylüyor. Yaptığı çalışmalar, eğlenmenin eşsiz faydalarına işaret ediyor.


“Canlan biraz”

ABD’de “Mutluluk profesörü” olarak bilinen Laurie Santos, İngiliz the Guardian Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Mutluluk konulu dersleriyle ünlenen profesör, hayatımıza daha fazla neşe getirmek için bilinçli bir çaba gerektiğini söylüyor. Başka bir deyişle eğer neşe kendiliğinden gelmiyorsa onu canlandırmak gerekiyor. Santos’a göre, hayatımıza daha fazla neşe getirmek için bilinçli şekilde karar vermek her şeyin başı. Hem zihni hem de bedeni canlandırmak, neşelenmek için karar vermekle başlıyor.


Pandemi dolayısıyla toplumun genelinde tükenmişlik ve yoğun stres gözlemleniyor. Yaz boyunca her ne kadar tatiller, düğünler, kutlamalar ve sosyal ortamlar hız kazansa da pandeminin neden olduğu bir buçuk yıllık kayıp birçok kişi için daha fazla şey ifade ediyor. Üstelik yakınlarını, işlerini, alıştığı maddi-manevi standartları kaybeden kişilerin sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Daha iyi hissetmenin yolu ise Prof. Santos’a göre zayıflama diyetlerine, zorlayıcı spor aktivitelerine veya yeni eşyalar almaya değil, çok daha kolay gerçekleştirilebilen bir şeye bağlı; eğlenceye. Prof. Santos bunu kişisel fikirlerinden değil, bilimsel araştırmalardan yola çıkarak söylüyor. “Eğlence” olarak kast ettiği şeyin detayları ise sanıldığı kadar ulaşılmaz değil.


“Psikoloji ve İyi Yaşam” dersi, çalıştığı Ivy League üniversitesinde tüm zamanların en popüler dersi olan Amerikalı psikoloji profesörü Laurie Santos, hayatımıza bilinçli olarak mutluluk ‘enjekte etmenin’ sadece zihinsel sağlığa değil fiziksel sağlığa da olan faydalarını vurguluyor. “Mutluluk” için çalışmayı ve eğlenmeyi, psikolojik tedavilere dair bir “işlev müdahalesi” olarak öne çıkaran bilim insanı, bunu tükenmişliğin önüne geçmek için birçok kişiye öneriyor.


Santos, eğlenmek için sosyal ilişkilere ihtiyaç duyduğumuzu da hatırlatarak şöyle diyor: “Pandemiden önce eğlenceye öncelik vermiyorduk. Pandemi ise bizi eğlenceden daha da uzaklaştırdı ve gerçekten daha da kötüleştirdi. Çünkü biraz olsun eğlenmek için gerçekten ihtiyacımız olan şeylerden bazıları insanlarla bağlantıda olmayı içeriyor.”


Yorgun olsanız da eğlenmek için fırsat yaratın

Pandemi sürerken yapılan bazı araştırmalara göre, yetişkinlerin eğlenmek için başvurduğu etkinliklerin çoğu, yeni bir yerler görmeye gitmek veya spor yapmak. “Mutluluk profesörü” ise pandeminin bir sonucu olarak tükenmişliğin arttığını ve herkesin mevcut durumundan daha kötü hissettiğine vurgu yapıyor. Yorgun olmaktan dolayı eğlenceye öncelik verme olasılığının azaldığını, halbuki ne kadar yorgun olunsa da eğlence için zaman ayırmanın yollarını bulmanın önemli olduğunu söylüyor. Eğlenmek için bir şeyler yapmanın daha fazla yorgunluğa sebep olmasından çekinmemek gerektiğinin altını çiziyor.


"İroni şu ki, eğer hayatımıza daha fazla eğlence katarsak, o zaman daha üretken hale geliriz" diyor Santos, "çünkü eğlence sizi tanımı gereği canlı hissettirir, size biraz daha fazla enerji verir. Gerçek bir mola vermenizi sağlar.”




“Akışla oyunsu bir bağlantı”

Peki, “mutluluk profesörü” eğlenmekten bahsederken tam olarak neyi kastediyor? Santos’a göre, TV veya sosyal medya karşısında vakit geçirmenin eğlenceden sayılmaması ve gerçek eğlencenin aktif olması gerekiyor. Catherine Price’ın yakında çıkacak olan “The Power of Fun” (Eğlencenin Gücü) kitabına atıfta bulunarak, eğlenceyi "akışla oyunsu bir bağlantı durumu" olarak tanımlıyor ve bu ifadeyle, tamamen bir mevcudiyet halini kastediyor.


Rahatlatıcı şeyler yetmez! Eğlendiren şeyler de yapın

Eğlenceyi keşfetmek için, yine Price'ın kitabından bir öneri getiriyor ve “Geçmişte gerçekten eğlenceli -rahatlatıcı değil- bulduğunuz şeyleri yargılayıcı olmayan bir bakışla yeniden hayatınıza katın.” diyor. Profesör Santos, bu tarz birçok anının müzikle ilişkili olduğunu keşfetmiş. Arkadaşlarınızla arabada “aptalca şarkılar” dinlemek ve bir müzikali evde canlandırmak bunların bazıları olabilir. "Mutlu olmanın yolları" içeriğine de göz atabilirsiniz.


Yargılarınızı bir kenara bırakın

“En çok eğlendiğim yerler neresi?” diye düşünün. Daha sonra, “Daha fazla eğlence yaşamamı sağlayacak şeylere öncelik verebilir miyim?” diye kendinize sorun. Profesör Santos, yetişkinlerin genellikle yargılar sebebiyle eğlenemediklerini söylüyor. Karaoke yapmak gibi şeyler birçok yetişkin için kendini savunmasız duruma sokmak anlamına geliyor. “Tıpkı çocuklar gibi yeni şeyler deneseydik muhtemelen hepimiz çok daha fazla eğlenirdik. Çocuklar daima yeni aktiviteler ararlar ve yeni şeyler denerler - beğenmedikleri takdirde kendilerini hırpalamazlar. Ancak yetişkinler böyle değildir. Biz yetişkinler, neden yeni şeyler deneyemiyoruz?”


“Dağıtmak” yerine “mikro dozlar”

Prof. Santos eğlenmeyi tavsiye etse de “Eğlenceyi hedonizmle karıştırmayın” diyor. Eğlenmeye öncelik vermek sorumlulukları bir kenara atmak, işinden uzaklaşmak ve sürekli eğlence peşinde koşmak anlamına gelmiyor. Bunun yerine günü biraz daha eğlenceli hale getirmek için gün içine “mikro dozlarda” eğlence aşılamayı öneriyor. Peki, ilişkisi olanlar mutlu mu?



“Eğlenmek ciddi bir meseledir”

Santos, uçarı ve çocukça görünmesine rağmen eğlencenin çok ciddi bir mesele olduğunu söylüyor. Yalnızlığın insan vücudu için günde 15 sigara kadar kötü olduğunu bulan araştırmalara atıfta bulunarak, eğlenmek için gerekli olan bağlantının insanları iyi hissettirdiğinin kanıtlandığını belirtiyor. “Ama aynı zamanda eğlencenin oyunculuk kısmının gerçekten iyi hissettirdiğini gösteren kanıtlar da var… oyun oynamanın bunama ve hatta kalp hastalığı gibi şeylerle ilişkiyi azalttığı bulunmuştur.”


"Mutluluk profesörü", oyunun ayrıca sinir büyümesiyle de ilişkili olduğunu söylüyor. “Beyin gelişiminin çok fazla olduğu çocukluk döneminde oyunun ortaya çıkmasının nedenlerinden biri de budur. Oyun oynamanın beyin sağlığına faydaları bununla ilişkilidir.”


Kitabı Ocak ayında yayınlanacak olan Price, gerçek eğlenceyi “oyunculuk, insanlar arası bağlantı ve akışın büyülü birleşimi” olarak tanımlıyor. Bunun pandemi sırasında korkunç bir şekilde eksik kaldığını hatırlatıyor.


“Geçen bir buçuk yılda hepimizin sosyal olarak çok tecrit edilmiş olması ve ekranlarımızda pasif olarak içerik tüketerek çok fazla zaman harcamamız gerçeği, eğlenme yeteneğimiz üzerinde muazzam bir olumsuz etki yarattı.”


Ocak ayında ilk olarak İngiltere’de yayınlanacak olan “Telefonunuzdan Nasıl Ayrılırsınız?” kitabını yazan Price'ın eğlenceye olan ilgisi, kitabı yazdıktan sonra başladı. Telefonunu o kadar çok kullanmayı bıraktığında, ekran dışında yapmaktan keyif aldığı şeyi unuttuğunu fark etti ve gitar çalmayı öğrenmeye başladı.


“Herkes eğlenceye öncelik verseydi, dünya daha mutlu, daha sağlıklı ve daha güvenli bir yer olurdu” diyor. “Eğlence insanları bir araya getirir. Bize ortak insanlığımızı hatırlatıyor ve gardımızı düşürmememiz için bizi cesaretlendiriyor.”




Kaynak: “It’s time to re-learn how to have fun says happiness professor” (2021) Şuradan alındı: https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2021/sep/05/ready-for-the-roaring-20s-its-time-to-re-learn-how-to-have-fun-says-happiness-professor






Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.