Anne beni bırakma…

Gözyaşı dolu can hıraş bir ağlama, size yapışıp bırakmamalar…

 

Bir kaç saat için iki yaşındaki oğlunuzu büyükannesine bırakmayı planlıyordunuz ama tam kapı eşiğinde oradan ayrılmak üzereyken eski Türk filmlerine yaraşır bir ayrılık sahnesinin içinde buluverdiniz kendinizi. 

 

İster inanın ister inanmayın bütün bu ağlamalar, ayrılmamak için size yapışmalar, davranış bozukluğunun işareti değil, büyüyen çocuğunuzun doğal gelişiminin bir parçasıdır.

 

Çoğunlukla ilk defa bebeğiniz 7 – 8 aylıkken kendini gösteren “ayrılık kaygısı” bir süre kaybolur gibi olsa da bir buçuk yaşına doğru tekrar başlar. 

 

Bu dönemdeki çocuk annesinin yanındayken kendini güvende hisseder.  Bu güven duygusu anne görüş alanından çıktığında zedelenir. Çocuk içinde bulunduğu odada artık göremediği annesinin varlığını da sorgular. Annesinin sadece yan odaya kadar gittiğini, az sonra geri geleceğini kavrayamaz. Onun bir anda ortadan kaybolmasını anlamlandıramadığı için kaygılanır.

 

Zaman kavramını da tam olarak anlamayan çocuk için annenin “Şimdi gidiyorum ama yarım saat sonra geleceğim, merak etme” demesi pek bir şey ifade etmez. Annesinin oradan ayrılacağı ve ayrıldığı andan itibaren var olmayacağı düşüncesi ile büyük bir endişeye kapılır.

 

Erken çocuklukta hemen her çocuğun yaşadığı “ayrılık kaygısı” sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de stres kaynağıdır.

 

Pek çok anne sırf bu anın onlarda yarattığı suçluluk duygusunu yaşamamak için çocuklarından ayrı vakit geçirmemeye gayret ederler. Ama bu tabi ki çözüm olamaz. Çocuğun yaşadığı “ayrılık kaygısı”nı azaltmanın başka yöntemleri elbette var. İşte annelere bazı öneriler:

 

Sessizce, çaktırmadan ortadan kaybolmak iyi bir çözüm gibi gelebilir.  Bu yöntem sizi kısa dönemde o stresli anı yaşamaktan kurtarsa da çocuğunuzun kaygısını kesinlikle gideremez, aksine daha da artmasına ve sonraki ayrılıkların daha da zor yaşanmasına neden olur.

 

Her zaman yüzünüzde bir gülücükle kısa bir veda ederek ayrılın. Ayrılma seremonisini uzatmak, onun ağlamalarının sizde yarattığı endişe ve üzüntüyü ona hissettirmek çocuğunuzun kaygısının artmasına neden olur.

 

Ayrılık anını yaşarken çocuğunuz duygu yoğunluğu ve artan kaygı nedeniyle yapacağınız hiç bir açıklamayı, onu rahatlatmak için söyleyeceğiniz hiç bir sözü duyamaz.

 

Ayrılma zamanından önce ona mutlaka bire bir zaman ayırın. Bu zamanı ona bir kitap okuyarak, istediği bir oyunu oynayarak veya onunla sohbet ederek geçirebilirsiniz. Bu esnada da bir süre sonra gitmek zorunda olduğunuzu ama çok geçmeden döneceğinizi söyleyerek onu ayrılık anına hazırlayabilirsiniz.

 

Vedalaşırken ne zaman döneceğinizi onunla paylaşın ve bunu onun zaman birimlerini kullanarak yapın. “Sen öğle uykusundan uyandığında ben gelmiş olacağım” veya “Sen akşam sütünü içerken geleceğim” dediğinizde çocuğunuz için geri geleceğiniz fikri daha kabul edilebilir hale gelir.

 

Ayrılıkları olabildiğince günün aynı saatinde yaşamak çocuk için bu durumun hem öngörülebilir olmasını hem de düzenin bir parçası olarak kabul etmesini sağlar.

 

Bu yöntemleri kararlı bir şekilde uyguladığınızda çocuğunuzla yaşadığınız dramatik ayrılık sahnelerinin zamanla azaldığını ve bir süre sonra da tamamen ortadan kalktığını göreceksiniz.

 

Çocuğunuzu kendi evinde bir aile büyüğü veya bakıcıyla bırakmak veya daha önce sizinle defalarca gittiği büyükannesinin evine bırakmakla onun için çok yeni olan bir anaokuluna başlarken bırakmak arasında fark olduğunu vurgulamakta yarar var.

 

Okula yeni başlayan çocuk sadece ayrılık kaygısı yaşamaz. Aynı zamanda yabancı bir mekânda hiç tanımadığı yetişkinler ve daha önce hiç beraber olmadığı kadar çok sayıda yaşıtıyla da karşılaşır. Ona bu yeniliklere alışması için zaman tanımak ve bu esnada kendini güvende hissetmesini sağlamak üzere bir süre görüş alanında olmak bu süreci yönetmeyi kolaylaştırır.

 

Erken çocukluk dönemindeki çocuğun yaşadığı “ayrılık kaygısı”nı tamamen ortadan kaldırmak tabi ki olası değildir. Ancak doğru yaklaşımınızla, kararlı ve olumlu tutumunuzla çocuğunuzun bu kaygıyla başa çıkmasını destekleyebilirsiniz.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 72

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 259

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8668

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3474

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2142

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön