Sadece kızgınım, üzgün değilim

Basit bir cümle. Kocamızla kavga edince söylüyoruz, ailemizde sorun olduğunda dile getiriyoruz. “Üzgün değilim, sadece kızgınım.”

 

Bunu söylediğim zaman aslında içimden nasıl çığlık attığımı anlatmak istiyorum size. Hatta bu çığlık sadece bana ait değil, böyle söyleyen herkesin nedeninin aynı olduğunu düşünüyorum.

 

“Çok üzgünüm. Öyle üzgünüm ki değiştiremediğim şeyler için, bana hissettirdiklerin için, kendimi korumaya almak için kızgın olmak istiyorum. Mesela sana, hasta olduğun için küsmek istiyorum; sana bile bile bu duruma geldiğin için bağırmak geliyor içimden. Senin yaşadığın duygusal gel gitler için çok konuştum ve beni dinlemedin, şimdi bu haline üzülüyorum fakat kızmayı tercih ediyorum.”

 

Kızıyorum çünkü kendimi korumam gerek. Kızdığım zaman bağırıyorum, çağırıyorum, söyleniyorum ve rahatlıyorum. Sesim yükseldikçe iyi gelecek sanki. Ya da söylendikçe, ne değişecekse… Fakat geçici de olsa rahatlatıyor. Midene ağrı girince asitli bir şey içip o sırada iyi hissedip ardından daha kötü bir ağrıyla karşılaşmak gibi…

 

Üzgün olduğumu kendime ve çevremdekilere söylediğimde ise battaniyenin altına sığınıyorum. Kılımı kıpırdatmadan yatmak istiyorum.

 

Zaten üzgün olduğumda aynaya bakmak istemem hiç. Kalkarım, giyinirim, makyaj sırasında geçerim ayna karşısına, sonra bir daha bakmam. Ne zaman ki biri görür ve sorar, düşer jetonum. “Belli ki her şey suratıma yansımış” diye söylenirim bir de.

 

Kızmak daha kolay geliyor.

 

Kızgınlığımın, üzüntümü bastırmasını istiyorum. Kızarsam ağlamam, kızarsam dibe vurmam gibi geliyor. Kızarsam teflon gibi olurum. Yakınımdakileri yakar, kendim sapa sağlam çıkarım.

 

Bir süre kızgın kızgın dolanıyorum. Sonra kendimi kandırdığım öyle bir ortaya çıkıyor ki, o üzüntü geometrik artmış haliyle dikiliyor karşımda. O zaman daha fena oluyorum.

 

Yine de bile bile her seferinde kızgın olmayı seçiyorum.

 

İnsanın kendini korumak istemesi kadar doğal bir şey yok. Bu da bir koruma yöntemi gibi işte. İstemediğin telefonu açmamak da bir koruma yöntemi, ne söyleneceği belli çünkü. Ya da istemediğin yere gitmemek de bir çözüm. Üzülmek yerine kızmak da.

 

Dostum, Irmak’ın “dayı” diye bildiği canım arkadaşım dünyanın bir ucunda ve üç senedir göremiyorum diye kızmak daha kolay. (Neden gitti? Gitmeseydi de yanı başımda olsaydı. Sarılabilseydim. Yahu üç yeğenimden birini görebildim sadece!)

 

İş kötü gidince piyasaya kızmak da. (Piyasa böyle olmasa iş iyi olacaktı sanki!)

 

Sevdiğim biri hasta olunca ona sinirlenmek de. (Niye hasta oldu ki şimdi?)

 

İzlediğim filmin sonunda salya sümük ağlarken “böyle senaryo mu olurmuş canım” diye senariste kızmak da en kolayı.

 

Bir şey için çırpınırken en çok deste beklediklerim ölü taklidi yapınca üzülmek, kahrolmak yerine onlara kızmak daha kolay.

 

Yaptığım bir hata sonucu kendime değil karşımdakine kızmak da… “Beni neden bu raddeye getirdin” diye söylenme hakkım yok mu mesela?

 

Kızım okuldan arkadaşıyla tartışıp geldiğinde o yaşıma geri dönüp üzülmek yerine sorun yaşadığı çocuğa içimden de olsa kızmak da daha zahmetsiz.

 

Sonrasının daha zor olacağını bile bile bunu seçen benim.

 

Üzülürsem, geçmişe gidersem, o sorunun kaynağına inersem daha çok canım yanacak, istemediğim bir sürü anıyla karşılaşacağım diye şu sıralar üzülmek yerine kızma hakkımı kullanmak istiyorum.

 

Üzgün değilim sadece kızgınım dersem, anlayın içimde kopanları…

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
3
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    13 Mart 2019 Çarşamba 22:03

    Hepsii yasimizla alakalii diye dusunuyorumm

    Cevapla
  •  
    13 Mart 2019 Çarşamba 20:50

    Merhaba ..Aynı hisleri birebir yaşıyorum sanki kızarak ve kendimize bir koruma kalkanı olusturarak canımızı yakmasina mani oluyoruz diğer insanların..Ama bir ise yaramiyor inanın...vicdanli birisiniz siz de...sonra kizdiklariniza ve kirdiklariniza üzülüp pismanlik oluyorsunuz..bizi yoruyor sadece...

    Cevapla
  •  
    13 Mart 2019 Çarşamba 18:46

    Kendime çok benzetiyorum sizi, bu hal gerçekten yıpratıyor.Kızgın olmak bunu söylemek çoğu zaman daha kolay.Samimi olup duygularınızı olduğu gibi paylaşmanız bana iyi geliyor.Sevgilerimle...

    Cevapla

  • Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler
    Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler

    Süresi : 01:41 İzlenme : 5785

  • Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı
    Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı

    Süresi : 05:02 İzlenme : 3980

  • Muzun bilinmeyen 10 faydası
    Muzun bilinmeyen 10 faydası

    Süresi : 01:29 İzlenme : 3936

  • Bebek nasıl uyutulur?
    Bebek nasıl uyutulur?

    Süresi : 07:29 İzlenme : 10734

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3549

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön