Egomuzun aldırdığı kararlar

Bize dair, bize değen, dokunan her ne varsa dikkatimizi bilinçsizce ona veriyoruz. Bizimle ilgili olduğunu düşündüğümüz, bize bizi hatırlatan “herhangi bir şeyi” kendimize yakın hissediyoruz. Bu his, tercihlerimizi farkında olmadan bu “şeyden” yana kullanmamıza neden oluyor. Biraz açarsak eşimizi, işimizi, yaşayacağımız yeri buna göre seçiyoruz.


İsmimiz veya soy ismimizde yer alan harfler, bu konuda belirleyici bir etkiye sahip. Kişinin duymayı en çok sevdiği kelimenin kendi ismi olduğu gerçeğini hatırlayınca, kimilerinin eşinin adının, kendi adının baş harfiyle aynı olması şaşırtıcı değil. Ya da bazılarının eşinin isminin, kendi ismine benzemesi.


Amerikalı araştırmacı Brett Pelham’ın çalışması, bu etkinin profesyonel kariyer seçiminde de etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Buna göre, Dennis ismini taşıyanların diş hekimliği mesleğini (İngilizce dentist) seçme eğilimi var. Aynı şekilde ismi Lawrence olanların ise avukatlığa (İngilizce lawyer) yönelmesi olası.


Pelham’ın araştırması, kişinin isminin, yaşayacağı yeri seçerken de devreye girdiğini gösteriyor. Meselâ, Louise adındaki biri, taşınmak için Louisiane ya da Saint-Louis’i tercih edeceğini ifade edebiliyor. Bu şaşırtıcı olgunun on iki Avrupa dilinde var olduğu araştırmalarla doğrulanıyor.


Başkalarına yardım etmemiz ile ismimiz arasında da bir bağ var. Örneğin ABD’de kasırga mağdurlarına yardım söz konusu olduğunda, isminin baş harfi söz konusu kasırganın isminin baş harfiyle aynı ise, kişinin bu yardım için ayırabileceği para miktarı artıyor.


Seçimlerimizi etkileyen bir diğer etken ise alışkanlıklarımız. Sosyal ilişkilerimiz, buna göre şekilleniyor. Aynı aktiviteleri, değerleri paylaştığımız kişilerle birlikte oluyoruz ve birlikte zaman geçiriyoruz.


Dünya genelinde yapılan araştırmaların sonuçları, çiftler ve arkadaşlar arasındaki benzerliklere dikkat çekiyor. Buna göre çiftler ve arkadaşlar arasında beden ölçüsü, fiziksel çekicilik, kişilik özellikleri, değerler, entelektüel zekâ ve zihinsel sağlık konularında paralellikler var. Meselâ, eşimizin stres ve anksiyete düzeyi, bizimkiyle genellikle aynı. Bunun da ötesinde, eğer bizde kolesterol ve hipertansiyon sorunu baş gösterirse, eşimizin kolesterol ve hipertansiyonunun yükselme ihtimali söz konusu.


Fiziken bize benzeyen birine güven duyuyoruz. Biraz daha uzağa giden başka bir örnek. Babasıyla ilişkileri çok iyi olan genç bir kız, fiziksel olarak babasına benzeyen olgun bir erkekle birlikte olma eğilimi gösteriyor.


Mutlu ve pozitif kişilerin, kendileri gibi mutlu ve pozitif arkadaşlarla çevrili olma ihtimali çok yüksek. 5 bin kişi üzerinde 10 yıl süreyle bir araştırma şunu gösteriyor: İki kilometre mesafede yaşayan bir arkadaşımız mutlu bir olay yaşadığında, mutlu olma ihtimalimiz %25 artıyor. Tersi de doğru, eğer yakınlarımız mutsuzsa bizim de tadımız kaçıyor.


Bu araştırmalar, bize iki önemli açıdan yardımcı olabilir. Makul bir nedenle açıklayamadığımız bazı kararları neden aldığımız konusunda bizi aydınlatabilir. Egomuzun sesini dinleyerek yaptığımız seçimlerin sorumluluğunu üstlenmeyi kabul etmemizi sağlayabilir.


*Kaynak: Yazıda geçen araştırmalar, Grenoble Üniversitesi’nden sosyal psikolog Lauren Bègue’in kitabı Psychologie du bien et du mal’de (İyi ve kötü psikolojisi) yer almaktadır. Odile Jacos yayınevi, 2011. Sayfa no: 29-32

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir Evet cok dogru benim erkek arkadasimda aynen babamdaki ozelliklere sahip.Sevecen munis.
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.