Ev ortamında hastane doğumu

Doğum sürecinin daha kolay ilerleyebilmesi için anne adayının kendini güvende ve rahat hissetmesi gerekir. Bu rahatlık da en kolay ev ortamında sağlanır. Tanıdık eşyalar, rahat ettiğin bir ortam, tanıdık yüzler ve evinin güven veren hali kadını rahatlatır. Doğum süresi evde çok daha kolay ve hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle normal doğum için risk taşımayan gebelerin sancılar başladıktan sonra bir müddet daha evde kalmaları, sancılar sıklaştıktan sonra hastaneye gelmeleri önerilir.

 

Peki bizim doğum için gittiğimiz hastanelerdeki ortamlar nasıl?

 

Eğer özel bir hastaneye gidecek kadar şanslıysanız, doğum sürecini geçirebileceğiniz özel bir odanız olabilir. Eğer çok şanslıysanız aynı odada doğum yapabilir ya da açılma süreciniz tamamlandıktan sonra doğum için doğumhaneye geçebilirsiniz. Böyle hastanelerde geniş, misafir odalı, içinde duşu ve tuvaleti olan odalarda beş yıldızlı bir otelin konforunu ve temizliğini bulabilirsiniz ama o oda asla evinizin rahatlığını veremez. Hala “hasta-hane”desinizdir. Odanıza ve doğumhaneye eşiniz ve destekçileriniz girebilir.

 

Özel hastanelerde kendi içlerinde fiziksel şartlar olarak değişiklikler gösterir. Doğum yapacağınız hastaneleri hamilelikte gezebilir ve doğumhaneye kadar görebilirsiniz. Nasıl şartlarda doğum yapacağınızı, nasıl destek göreceğinizi sorgulayabilirsiniz.

 

Devlet hastanelerinde ise işler çok daha farkıdır. Sancı odasında pek çok kadın açılma sürecini beraber geçirir. Bağıranlar, ağlayanlar, açılma sürecinin farklı evrelerinde birbirini izleyen ve doğal olarak endişelenen, korkan, yalnız hisseden pek çok kadın aynı alandadır. Kimse kendini rahat ve güvende hissetmez. Bu ortama eşler ya da destekçiler alınmaz.

 

Orada günde kim bilir kaç doğum yaşanır. Tam bir iş bitirme hızlılığı içinde herkes görevini yapar ve kimse anne adayının gevşemesi, rahatlığı, iyi hissetmesi ile ilgilenmez. Zaten bunun için zamanı da yoktur.

 

Farklı kültürlerden, farklı eğitim düzeylerinden, birbirinden çok farklı kadınlar aynı odanın içinde doğum sancısı çektikten sonra doğumhaneye alınıp doğurtulurlar. Oraya anne adaylarından ve hastane personelinden başka kimse alınmazken, o kadar kişinin doğumhanede ne yaptığı, içeride doğum varken neden girip çıktıkları sorgulanabilir.

 

Bu iki ayrı fiziksel hastane şarttında da açılma süreci sonunda anneler doğumhaneye geçerler. Yukarı bahsettiğim odada doğum çok az özel hastenenin verdiği bir hizmettir. Doğumhaneler de hep birbirine benzer.

 

Birazdan bana acayip şeyler yapılacak hissi:

 

Doğum masası (genelde hep kapıya doğru bakar), yeşil örtüler, tıbbi alet, edevat, fayanslar, soğuk, beyaz, parlak ışık, ameliyat kıyafetleri, içeri girenler, çıkanlar, ayaklarını yukarı kaldır...

 

Günümüz doğumhane şartlarında rutin olarak kullanılan doğum masası kadını kendi doğum sürecinde edilgen hale getiriyor. Doğumhaneye girip çıkan yabancı yüzler, bembeyaz ışık annenin mahremiyetini bozuyor. Halbuki fiziksel şartları düzenlemek çok da zor değil. Yabancı ülkelerde bazı hastane ve doğum evlerinde ev ortamına benzer doğum odaları dizayn edilmiş. Kadınlar bu odalarda doğum süreçlerini geçirip bebeklerini doğuruyorlar. Medikal alet, edevat bu doğumlarda da gerektiğinde kullanılıyor ama o makaslar anne adayının gözüne sokulmuyor. Odalarda iki kişilik yatak (doğum sonrası çiftler beraber yatabilsin diye), doğum küveti ya da şişme doğum havuzu, doğum taburesi, ıkınırken güç alabileceği, ıkınırken asılabileceği halat, dilerse destek için bir doula, eşi zaten yanında, doğumu yaptıran ebesi, mahremiyette sınır tanınmayan ve anneyi özel, önemli ve en önemlisi rahat hissettiren hastane ortamında ev doğumu…

 

Burada doğum süreci medikalize edilmeden sabırla izleniyor. Anne adayının rahatça, dilediği gibi hareket etmesine, yeme, içme özgürlüğüne, istediği kişiden destek alabilmesine ve ağrıyla başetmek için ilaç dışı yöntemler uygulayabilmesine dikkat ediliyor. Annenin dilediği pozisyonda ıkınabilmesi, bebeğini dilediği pozisyonda doğurabilmesi destekleniyor. Annenin tercihlerine önem veriliyor. Annenin içgüdülerini takip etmesi destekleniyor ve tüm bunlar olurken tıbbi takip de devam ediyor. Kadın desteklendiği takdirde doğumunu hastane ortamında “tıbbi” destek almadan doğurabileceğine inanılıyor.

 

Tüm bu fiziksel değişimleri yapmak kolay, önemli ve zor olan doğum yapan kadınlara hasta gözüyle bakmaktan vazgeçmek ve normal doğuma bakış açımızı değiştirmek!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    28 Kasım 2016 Pazartesi 14:50

    merhabalar özge hanım türkiye şartların da böyle devlet hastanesi yok bu bahsettiğiniz şeyleri geçtim gebeye saygı yokken böyle şeyler beklemek biraz hava da kalıyor açıkcası. sizden bu konuda yardım istesek mesela bir kaç özel hastane konusunda fikir verseniz çok iyi olur aslında.

    Cevapla

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 477

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 354

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8863

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3511

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2166

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön