Kadın bedenine saygı

Epizyotomi doğumlarda en çok uygulanan cerrahi işlemlerden biri. Son yıllarda ise epizyotominin yararları, kullanım durumu ve gerekliliği tartışılmakta, her doğumda rutin olarak kullanılması yerine gerçekten gerekli görünen durumlarda uygulanmasının daha doğru olduğu vurgulanmaktadır.

 

Ülkemizde ilk doğumunu yapan kadınların %90’dan fazlasına epizyotomi denen kesi açılmakta. Çoğu kadın da bu vajinal kesinin rutin olarak yapılmak zorunda olduğunu, yapılmazsa makatlarına kadar yırtılacaklarını sanarak, bu şekilde bilgilendirilerek doğuma giriyor. Bedenlerinin bebeklerini doğuracak kadar genişleyemediğini, esneyemediğini düşünerek ve buna inanarak doğumhanenin yolunu tutuyor.

 

2013 yılında doğum yapan Amerika’lı Kimberly Turbin, doğum esnasında kendisine zorla vajinal kesi yapan doktoru dava etmiş. Haberin detaylarını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz. Avukat Mark Merin “Bugün, Amerikan kadınlarının doğum esnasındaki yasal korunmaları söz konusu olduğunda duruma belirsizlik hâkim – ama Bayan Turbin’in davasıyla savunmasız hastalara zarar vermenin uzmanlar açısından somut sonuçlar doğuracağını göstermeyi amaçlıyorum” demiş.

 

Ülkemizdeki doğum ortamları, binlerce lira ödeyerek uzay üssü gibi döşenmiş özel hastanelerde yapılan doğumları saymazsak oldukça kötü durumda. Eminim Kimberly gibi pek çok kadın bizim ülkemizde de mevcut. Kadınlarımız korkutularak, bedenlerinin bebeklerini doğurabilme yeteneğine inanmayarak doğuma giriyorlar. Herkeste bir acele… Doğum sürecine, bebeğe, kadına saygı neredeyse unutulmuş. Aslında sadece doğumla ilgili değil, farklı bir nedenden ötürü gittiğiniz bir doktordan da psikolojik ve bazen fiziksel şiddet görme olasılığınız da yüksek. Aynı şekilde doktorların yaşadıkları şiddeti de göz ardı edemeyiz.

 

Doğum masası kadınların kendilerini korunmasız, tedirgin, güvensiz, tehlikelere açık ve edilgenliği en derinden hissettikleri bir yer. Oraya oturup bacaklarını iki yana açmak ve yapılacak her neyse ona izin vermek gerçekten çoğu kadın için çok zor ve bazen acı verici bir durum. Hele ki doğum tüm bu duyguların, hormonların, heyecanın, endişenin en tepesinde yaşanan çok özel bir deneyim. Bu deneyimi sert, robotik, umursamaz, kaba, ilgisiz bir doktorla yaşamak gerçekten de kadında travma yaratan durum. Geçirdiği bir rahatsızlık sonucu gittiği bir jinekoloğun kaba ve çirkin sözleri yüzünden travma yaşayan ve yaşadığı o olaydan sonra (mahremiyete önem verdiğim için yaşanan çirkin olayı burada paylaşmayacağım) doktorlar arası cinsiyet ayrımına başlayan kadın, doğumda nasıl bir deneyim yaşayacak?

 

Rutin epizyotominin de kadın bedenine uygulanan şiddetin başka bir türü olduğunu düşünüyorum. Şiddet illa yüzünüze sert bir tokat yemeniz değildir. Belki de hiç yırtılmayacak vajinanızın, bir ihtimal yırtılır diye kesilmesidir. Doğum öncesi, ‘kesmezsem feci şekilde yırtılırsın’ diye korkutulmanızdır. Doğum sırasında siz hiçbir şey söylenmeden, kısa da olsa bir açıklama, bilgilendirme yapılmadan vajinanızın kesilmesidir ve hatta doğal doğum istiyorsunuz diye kesinin uyuşturulmadan dikilmesidir. Gerçekten gerekli olmadığı halde sadece doğum süresini kısaltmak için beden bütünlüğünüzün bozulması kadına yönelik bir şiddettir!

 

Eminim bu konularda okumasam, doğumlara katılıp epizyotomi olmadan da doğumların gerçekleştiğini gözlemlemesem, doula ve doğuma hazırlık eğitimcisi eğitimlerimi almamış olsam, mesela gebe olsam ve doğuma hazırlık eğitimi almamış olsam, doğum öncesi doktorumun epizyo kesisi hakkında dediklerinin doğruluğu hakkında aklımdan en ufak bir şüphe geçmez. Doktorum bana kesmeden kesinlikle olmaz derse tabi ki o işlemin gerekli olduğuna emin olurum, sorgulamam ya da kesinin yapılmaması için elimizden bir şey gelir mi acaba diye düşünmeden yaptırırım.  

 

Şimdi ise kendi gözlerimle gördüğüm, bazı doktorların doğum sürecine, kadın bedenine saygılı doğumlar yaptırdığı ve doğumhanede aceleci davranmadıkları zaman ne epizyotomi gereği olduğu, ne de perine bölgesinde dikiş gerektiren derin yırtıkların oluştuğu.

 

Doğum öncesi anne bu kesi konusunda bilgilendirildiğinde, gerçekten gerekli olduğunda yapılacağının farkına vardığında, bu kesinin yapılmaması için doktorunun anne adayını nasıl destekleyeceği konusunda aydınlatıldığında eminim herkes çok daha rahat ve karşılıklı güven duygularıyla doğuma giriyor. Çünkü gerçekten gerekli olduğu durumlarda epizyotomi hayat kurtarır. Kadının yaşam kalitesini arttırır. Daha önceden siz ne kadar ben istemiyorum deseniz de, doktorunuzun son anda vereceği bir karardır. Ve benim naçizane düşüncem; aslında çoğu doktorun doğum rutinlerine yerleştirdikleri bu müdahaleyi yapmamayı deneyimlemedikleri, rutinlerini değiştirmedikleri için yapmaya devam ettikleri yönünde.

 

***

 

Geçen hafta bir anne ve kızla tanıştım. Anne seneler önce doğum yapmış ve şimdi kızı hamile… Doula görüşmemizi yaparken aralarda anne kendi doğum hikayesini mutlulukla paylaştı. Doğumu yurtdışında gerçekleşmiş. Bebek 4 kg üstü ve ayak geliş. Fazlasıyla epizyo açılmış ve bebek sağlıkla doğmuş. Bu senaryo aslında travmatik ve korku verici ama bir o kadar da hayat kurtarıcı. İşin ilginç yanı annenin hatırladığı detaylar. Ebesinin onu bir an olsun yalnız bırakmadığı, ona bir anne şefkatiyle sarıldığı, hiçbir zaman negatif sözcükler kullanmadığı ve ağrısını hafifletmek için doğum havuzuna girdiğinde karşı duvarda gördüğü şirin bebek resimleri…

 

Tıbbi olarak gelişmiş ve ileri teknolojilere ihtiyacımız var ama sevgi, ilgi, şefkat, sarılmak, elini tutup gözlerine bakmak, güzel sözler söylemek ve doğuran kadını önemsediğini, onunla gerçekten ilgilendiğini fark ettirmek, doğum ne kadar travmatik olursa olsun hatıraların pozitif olmasını sağlıyor. Doğumu bir dolu medikal müdahaleler zincirinden geçmiş bir kadın, bu duygularla sarmalanmış bir süreç yaşadığı için, şimdi doğum yapacak kızına normal doğumun güzelliğini bu sayede anlatıyor, onu bu sayede yüreklendiriyor…

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 9029

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6582

  • Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa kadar yumurta dondurulabilir?
    Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa...

    Süresi : 26:32 İzlenme : 796

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1962

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1867

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön