Baba-oğul zirveye çıkmak

Öğretim görevlisi ve dağcı baba ile 10 yaşındaki oğlu, Niğde Aladağlar'ın en yükse zirvesi Kızılkaya'ya tırmandı. Zirveye vardıklarında baba heyecandan gözyaşlarını tutamazken oğlu başarmanın gücüyle "Seni yendim Aladağ" dile haykırdı. Örnek bir baba-oğul hikayesi...

Aladağlar'da zirve yapan baba-oğul

Yaklaşık 30 yıllık dağcı olan Bülent Çınar, son zirvesini 10 yaşındaki oğlu Pamir Tibet Çınar ile yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümü Öğretim Görevlisi Çınar, geçen ay üniversitenin dağcılık kulübü üyeleriyle birlikte Aladağlar'ın en yüksek zirvesi 3.771 metrelik Kızılkaya'ya tırmandı. 3 gün süren tırmanışa 10 yaşındaki oğlu Pamir'i de götüren Bülent Bey, oğlunu emniyet kemeri ve iple zirveye taşıdı, kendilerinin yanı sıra oğlunun da ismini zirve defterine kaydetti. Böylece, kayıtlara geçen başka vaka yoksa büyük ihtimalle Pamir, Kızılkaya'nın en küçük tırmanışçısı oldu.

 

Bülent Çınar, 1 yaşından bu yana oğlunu kampa götürmeye başlamış. "1 yaşını Erikli Yaylası'ndaki kampta kutlamıştık" diyor. Özel taşıma çantasına koyduğu gibi oğlunu trekinglere götürdüğünü söylüyor Çınar, "Şimdiye kadar belki 10 defa treking'e gelmiştir" diyor.

 

Pamir'in doğada olmaktan çok mutlu olduğunu hem de babası olarak kendisine özendiğini anlatıyor Bülent Çınar. Geçen yıl Pamir'i yine Aladağlar'a götürmüş, ama zirve yapmamış, 2.700'lerde kampta kalmış, fakat bu kez Pamir 3.771 m'deki zirveye çıkmış. Pamir ilk gün 2.100 m'den 3.200 m'ye kadar, tulumu ve kıyafetleri bulunan yaklaşık 7 kg'lık sırt çantasıyla birlikte 6 saat yürümüş. Pamir'in babası, "Son 1-1,5 saatini çantasız yürüdü, çantayı ben taşıdım" diyor. 3.200'de kamp atıp, ertesi gün zirveye ulaşmışlar. 7 saatlik yürüyüşle ikinci günü tamamlamışlar.

 

 

Babasının peşinden gitti

Baba Bülent Çınar, yaptıkları Kızılkaya tırmanışını "Yarı teknik sayılır, dağcılığa yeni başlayanlar için zor bile olabilecek bir zirve" diye tanımlıyor. Ortalama 65-70 derece eğim ve yaklaşık 350 metre yüzeyde oldukça dik ve boşluk hissinin çok fazla olduğu bu zirveye, emniyet kemeri ve iple tırmandıklarını anlatıyor. "Ben nereye tırmandıysam, Pamir de peşimden geldi" diyor.

 

Peki, baba oğul tırmanmak nasıl bir duygu? Bülent Çınar anlatıyor:

"Kamptaki çadırdan ayrılırken hem Pamir'e hem de kendime emniyet kemerini giydirdim. Teknik rotanın altına kadar ipe girmeden tırmanışımızı sürdürdük. Sonra teknik tırmanışın başladığı o son 350 metrelik etapta, hem ona hem de kendime ipi bağladım, birbirimize bağlıydık, ben nereye gitsem o da oraya gelmek zorundaydı, 25 metrelik bir dağcıktı bu... Tırmanıyorum, zor pasajı geçiyorum, kendimi güvene alıyorum sonra onu özel bir emniyet aparatı var, ipi kısaltarak Pamir'i yanıma alıyorum. Ben tırmanmaya devam ediyorum, sonra onu yanıma alıyorum... Bu şekilde zirveye vardıktan sonra dönüşte de yine kendi üzerimden emniyetle onu aşağı doğru indirdim. Hayatımda ilk kez denedim, hiç denememiştim geri geri yürüyerek... Bana güvenmesini istiyordum orada, güven verici ve kudretli bir sesle güven bana, diyordum ama o geride 350 metre boşluk varken kendini geriye doğru bırakmak istemiyor, ben onu indiriyordum yavaş yavaş, Kısacası çok zordu. Adrenalin yüksekti."

 

 

Birbirlerine iple bağlıydılar

Ya korku? Hele bir de insanın kendi çocuğu olunca... "Hayır, ne ben ne de Pamir, hiç korkmadık. Stres anında ne yapılması gerekiyorsa ben onu yapmaya çalışıyordum, korkmaya vakit yoktu."

 

48 yaşında olan Bülent Bey, 20'li yaşlarından bu yana tırmanıyormuş. 27 senelik tırmanış hayatında hiç bu kadar heyecanlısını yaşadınız mı, diye sordum:

 

"Kendim için çok daha riskli tırmanışlar yaptım, onu biliyorum, ama Kızılkaya'ya belki 6'ncı tırmanışım... O kadar tırmandığımdan tabii ki o zirve bana normalde aşırı heyecan vermez, yazını-kışını her şeyini bildiğim bir zirve... Ama Pamir ile birlikte normalin dışında bir heyecan içindeydim. Çünkü kollamak zorunda olduğum biri vardı. İple birbirimize bağlıydık ve ben kendimi düşmeyeceğimi bildiğim için, oğlumu da kollayacağımı çok iyi biliyordum. Ağırlığı çok fazla değildi. Zaten ben Pamir'e bekle dediğimde tüm komutları gayet güzel alıyor ve bekliyordu. Ben o zor pasajları geçip onu yanıma oluyordum. Sadece bir kez korktuğunu söyledi Pamir. Ben de oğlum keyfini çıkar, şu an senin yaşında çocuklar tabletle oynuyor, dedim. Hoşuna gitti, tabii öyle söyleyince..."

 

 

 

Mimar Sinan Üniversitesi Dağcılık Kulübü olarak Aladağlar Kızılkaya zirvesi pozu. Soldan sağa: Bülent Çınar, Pamir Tibet Çınar, Oğuzhan Ona, Özgür Keskin, Özgür Akpınar.

 

 

 

Zirve günü, kampa döndüklerinde orada kalmamışlar. Çadır ve çantaları toplayıp dağın bir tarafından diğer tarafına geçmişler. "Yani dağa Niğde'den girip Kayseri'den çıkarak "trans dağ geçişi" yapmışlar. Bülent Bey, anlatıyor:

 

"3'üncü gündeydik ve o gün 9 saat yürüdük. Son 2.5 saatte ise hiç suyumuz kalmamıştı. Ona rağmen Pamir, şikayet bile etmedi. Yorgunluktan bacakları çözülüyor ama yine de bir şey demiyordu. Bir kez ayağı burkuldu, Çok yorgunsun, taşlara basmamaya çalış dedim. Yok baba tamam geçti, devam edelim, dedi."

 

 

 

Kendini babasıyla eşitledi

Peki, 10 yaşında zirve yapan Pamir, bu tırmanışla neler kazandı? Babası anlatıyor:

"Şu anda çok farkında değil ama dışarıdan bir baba olarak gözlemlediğimde görüyorum ki özgüveni yükseldi. Kendi yaşıtlarının yapabileceği bir şeyin çok üzerinde bir şey yaptığı için, o başarma duygusu onu çok tatmin etti. Ama ona anlatmaya çalışıyorum;  ‘böbürlenmeye kalkma. Bu, senin başkalarına karşı bir üstünlük sağladığın anlamına gelmiyor. Kendinle ilgili bir şeyi hallettin’ diyerek onu biraz frenlemeye çalışıyorum. İkincisi ise; Oidipus olarak babayı orada öldürmese de en azından eşitlemiş durumda kendiyle... Riskli şeyler yapabilen babanın yaptıklarını yapabildiği için, babaya yetiştim duygusu yaşıyor. “

 

Bundan sonraki planlarda başka böyle zirveler var mı, acaba?  Bülent Çınar, "Bu biraz ben çok istedim, geldi gibi oldu. Bundan sonra bekleyeceğim, ne zaman isterse benimle gelebilecek" diyor ve ekliyor:

 

"İnsanın sevdiğiyle böyle bir şeyi paylaşması çok zevkli. Ben ilk defa zirveye çıktığımda ağladım. O heyecanla bir patlama yaşıyorsunuz. Hele o çocuğun gözündeki heyecanı görünce gerçekten çok etkileniyorsunuz."

 

Son olarak, ebeveynlere önerilerini soruyorum...  "Öngürülebilir riskleri alıp bence, çocuğun yetenek ve becerilerini besleyip gelişmesini sağlamak lazım. Aşırı korumacı davranarak çocukları şehirde çok kısıtlıyoruz maalesef..."

 

 

"Seni yendim Aladağ!"

 

Daha sonra Pamir'e de sordum. Kısa kısa şöyle yanıtlar verdi:

 

Doğada olmak nasıl bir şey sence?

Güzel. Doğadan hoşlanıyorum.

 

Tırmanırken ne hissettin?

Heyecanlıydım. Özellikle dağda... Heyecan, adrenalin, biraz da tutku hissettim.

 

Korkmadın mı?

İlk önce biraz korkmaya başladım, ama sonra alıştım.

 

6-7 saat yürümek zor gelmedi mi?

Biraz zordu...

 

Peki zirvede neler hissettin?

Çok heyecanlandım. Seni yendim Aladağ, diye bağırdım.

 

Yine çıkar mısın?

Yani... Olur.

 

 

 

Fotoğraflar:  Özgür Akpınar

Haber: Hayriye Mengüç

  

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    21 Eylül 2016 Çarşamba 15:30

    Babası ve onun yolunda giden cesur oğlu.. Ne mutlu bir paylaşım olmuş bu tırmanış sizler için.Ben de okurken bu hikayeyi huzur doldum .Tebrikler Çınar ailesi

    Cevapla
  •  
    20 Eylül 2016 Salı 21:32

    Tebrikler Bülent ,harika ve örnek bir insansın.

    Cevapla

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8754

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2145

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5414

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2374

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3529

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön