Bilim insanları, beynin anatomisi koku sinyallerinin limbik sisteme çok hızlı ulaşmasına izin verdiği için koku ve hafızanın çok yakından bağlantılı olduğuna inanıyor. Uzmanlar, kokularla ilgili anıların daha eski olma eğiliminde olduğunu ve daha az sıklıkla düşünüldüğünü, bu da hatırlama gerçekleştiğinde bu hissin çok canlı olabileceğini söylüyor.


İnsanlar genellikle koku duyusunun anıları çok iyi canlandırdığını ve olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiklerini söylerler. Bir makarna sosunun kokusu size çocukluğunuzu, bir parfüm notası ise eski aşkınızı hatırlatabilir. Bu güçlü yeniden canlandırmanın altında bir o kadar güçlü sinirsel bir temel yatıyor. Son yapılan araştırmalar, koku gibi öğelerle tetiklenen hatıralardan sorumlu yeni bir nöron tipi keşfetti.


Koku hafızası ve anılar

Kokularla ilgili deneyimler tipik olarak kokunun bir kişi, yer veya duygusal durum için zemin veya bağlam olduğu yeri kapsar. Bunlar önemli veya göze çarpan olaylar olduğunda, kokunun bellekle güçlü bir şekilde ilişkilendirilebilir, kokuyu yeniden deneyimlemek genellikle anıların kaydedildiği ilk anda deneyimlenen duyguları canlandırabilir.



Anılarınızı uyduruyor olabilirsiniz

Bazı araştırmalar, kokularla ilgili anıların mutlaka daha doğru olmadığını ancak duygusal olarak daha fazla çağrıştırıcı olma eğiliminde olduğuna dair kanıtlar sunuyor. Tipik olarak en göze çarpan kokular, nadiren deneyimlenen kokulardır, bu nedenle koklandıklarında belirli bir çağrışımları vardır. Bununla birlikte, herkesin koku deneyimi çok kendine özgü ve kişisel olduğundan, gerçek koku tetikleyicisinin kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir. Uzmanlar, çağrışımsal belleğin herhangi bir duyu için çalışabileceğini ve kokunun bir istisna olmadığını söylüyor. Günün sonunda her zaman lavanta kokulu sıcak bir köpük banyosunda rahatladığınızı hayal ederseniz, lavanta kokusunu rahatlama hissi ile ilişkilendirmeye başlarsınız. Bu, zamanla, lavanta kokusu aldığınızda ve banyoda olmadığınızda, hala rahatlama hissine sahip olacağınız anlamına gelir.


Kokular neden anıları çağırır?

Araştırmacılar, kokuların bir hafıza tetikleyicisi olarak hizmet edebileceğini ve bilgileri hatırlama veya tanıma yeteneğimizi artırdığını söylüyor. İnsanların farklı kokuların varlığında yabancıların yüzlerini incelemesinin sağlandığı bir deneyin gösteriyor ki en iyi tanıma performansı, bu yüzleri ilk gördüklerinde var olan kokuyla test edildiklerinde ortaya çıkıyor. Bir dizi başka çalışma da benzer bulguları doğruladı yani bir kokunun varlığında çalışmak, okumak; kişinin bu bilgiyi hatırlamasına yardımcı olabilir.


COVID-19 pandemisi ve koku kaybı

Diğer yandan uzun süreli bir koku kaybı, koku alma anılarının artık canlanmayacağı ve yenilerinin oluşturulamayacağı anlamına gelebilir. Bu pandemi zamanlarında, bazı COVID-19'dan kurtulanların koku alma duyusunun azalmış olmasının varsayımsal olarak hafıza sorunlarına yol açıp açmayacağını merak konusu olabilir. Ancak bugüne kadar, pandemi dönemi öncesinde de koku alma yeteneğini kaybetmiş bireyler arasında özel olarak yapılmış bir çalışma bulunmuyor. Koku alma duyusunun azalması bilişsel bozukluklarla ilişkili olabilir ancak bunun asıl nedeni koku almayla ilgili sinirsel yapıların nörodejenerasyonda etkilenebilmesidir. Koku kaybı, koku alma anılarının artık canlanmayacağı ve yenilerinin oluşturulamayacağı anlamına gelebilir. Covid pandemisin yol açtığı koku kayıplarının uzun süreli etkilerini bilmek için hala zamana ihtiyaç var.


Referanslar:

Claire Gillespie. "This Is Why We Associate Memories So Strongly With Specific Smells". Şuradan alındı: https://www.verywellmind.com/why-do-we-associate-memories-so-strongly-with-specific-smells-5203963 (04.10.2021).


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.