Doğa koruma ve sağlık alanında çalışan 16 Sivil Toplum Kuruluşunun bir araya gelmesiyle 2015 yılından beri çalışan, koordinasyonu Halk Sağlığı Uzmanları Derneği tarafından yürütülen Temiz Hava Hakkı Platformu, hava kirliliğinin koronavirüsle ilgili riskleri arttırması konusunda uyardı. Platform, 2021’de temiz hava soluyabilmek için çözüm önerilerini 10 maddede sundu. 2021 yılı için sunulan yol haritasında ölçüm, havadaki partikül maddeyle ilgili sınır değerler, eylem planı, şeffaf veri ihtiyacı, sanayi tesislerinin sağlık etkisi, izin süreçleri, teşvikler, ulaşım, ısınma ve Covid-19 salgını sonrası sağlıklı toparlanma konusunda öneriler yer alıyor. Platform ayrıca, Ağustos ayında yayınladığı “Kara Rapor” isimli çalışma ile de hava kirliliğinin bebeklere, çocuklara ve yaşlılara etkileri konusunda da veriler ortaya koymuştu.


Kış aylarında artan hava kirliliğinin, solunum yollarını etkileyen Covid-19 yönünden ekstra tehdit oluşturması riski dikkat çekiyor. Temiz Hava Hakkı Platformu, 2021 yılında temiz hava soluma hakkına yönelik 10 Maddelik Yol Haritasını açıkladı ve hava kirliliğinin Covid-19’a bağlı riskleri konusunda uyardı. Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Prof. Dr. Nilay Etiler “Hava kirliliği, kronik solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, felç ve özellikle akciğer kanseri gibi COVID-19’un şiddetini ve ölüm riskini artıran önemli bir risk faktörü. Havası kirli olan bir yerde yaşamak COVID-19 virüsünün yol açtığı hastalıklar gibi solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor. Bu nedenle pandemi ile mücadele edebilmek için hava kirliliğinin azaltılmasını sağlayacak önlemlerin de alınması gerek” dedi.



Hava kirliliği nedir?

Gözle göremediğimiz veya koklayamadığımız partikül maddeler (PM), kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx ) ve ozon (O3 ) gibi kirleticiler çoğu zaman biz fark etmeden soluduğumuz havayı kirletiyor. Isınma, trafik, elektrik üretimi, sanayi, madencilik, inşaat, endüstriyel tarım ve orman yangınları gibi insan faaliyetlerinin neden olduğu emisyonlar ana kirlilik nedenleri olmakla beraber önlemler sayesinde engellenebiliyor. İnsan faaliyetlerine bağlı başlıca hava kirliliği kaynakları sanayi, santraller ve ulaşımda kullanılan fosil yakıtlar, endüstriyel tesisler, evlerde ısınma amaçlı kömür ve odun yakılması, inşaat faaliyetleri ve yollardan kaynaklanan tozlar, tarımda anızın ve atıkların yakılması, bazı endüstriyel tarım faaliyetleri olarak sıralanıyor.


Hava kirliliği iç ortam ve dış ortam hava kirliliği olarak ikiye ayrılıyor. Kirlilik, aynı ev içinde farklı odalara göre bile değişiklik gösterebiliyor. Havada asılı olan parçacıklar, kükürt dioksit (SO2 ), azot dioksit (NO2 ), karbon monoksit (CO), fotokimyasal oksidanlar, kurşun ve bazı oksidanlar kirleticiler arasında sayılıyor. Mikrobiyolojik kirlilik; partikül madde, kimyasal madde, yapı malzemesi ve dış ortam olarak belirleniyor. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun 2020 yılında yayınladığı “Kara Rapor” verilerine göre şehirlerde sanayi ve trafik kaynaklı dış ortam hava kirliliği, iç ortam hava kalitesini de düşürüyor. Örneğin 2006 yılında İstanbul’da beş ilkokulda yapılan bir çalışmada, yüksek trafik yoğunluğuna sahip yolların yakınında bulunan dört okulda Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen PM10 ve PM2.5 maksimum sınır değerlerinin önemli ölçüde aşıldığını göstermiş.


Yapılan çalışmalar, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalan kişilerin, ortaya çıkan kronik hastalıklar nedeniyle COVID-19 gibi virüslere yakalanma ve olumsuz etkilenme riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor. Temiz hava soluma hakkı, Anayasa’nın 56. Maddesi’nde belirtilen ‘sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı’ kapsamında vurgulanıyor. Platformun hazırladığı Kara Rapor, 2020’de hava kirliliği durumunu ve sağlık etkilerini sıralıyor. İşte çeşitli sonuçlar:


• Tüm dünyada geniş bir saha çalışması ile yürütülen Küresel Hastalık Yükü1 raporunun güncel verilerine göre, Türkiye’de ölüm ve sakatlığa sebep olan bir risk faktörü olarak hava kirliliği 2007-2017 yılları arasında %17,4 artış gösterdi.


• 2020 yılının ilk yarısında hava kalitesinde iyileşme tespit edildi. Kahramanmaraş, Kütahya ve Zonguldak illerinde Ocak ayında kapatılan kömürlü termik santrallerin ve Mart ayında COVID-19 salgını ile ilgili alınan tedbirler nedeniyle azalan trafik sonucu 5 büyükşehirde hava kalitesinin iyileştiği görüldü. Fakat santrallerin tekrar açılması ve kaldırılan seyahat yasakları sonucunda artan hareketlilik nedeniyle Haziran 2020’de hava kirliliğinin tekrar artmaya başladığı tespit edildi.


• 2017 - 2019 yılları arasında hava kirliliği nedeniyle trafik kazalarının neredeyse 6-7 katı kadar ölüm yaşandı.


• 2019 yılında hava kirliliğine atfedilen ölüm sayısının en fazla olduğu üç il sırasıyla İstanbul, İzmir ve Soma Kömürlü Termik Santrali’nin de içinde bulunduğu Manisa oldu.


• Ardahan, Tunceli, Rize, Artvin, Bitlis’te hava kirliliği 2016’dan beri üst üste üç yıl Türkiye genelinde en düşük seviye olarak ölçüldü. Bu illerde hava kalitesinin bozulmaması için dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor.



Hava kirliliği hem iklim değişikliğine hem de hastalıklara sebep oluyor!

Hava kirliliği ile iklim değişikliği arasında da güçlü bir bağlantı bulunuyor. Siyah karbon, fosil yakıtlar, odun ve diğer yakıtların eksik yanmasıyla oluşan partikül maddenin güçlü bir iklim ısınması bileşeni sayılıyor. Tüm bu bilgilerden yola çıkarak sanılabileceği gibi hava kirliliği sadece kış aylarında olmuyor. Sıcak havalarda ve güneş ışığı altında, sanayi ve trafik kaynaklı kirleticilerin güneş ışığı altında reaksiyona girmesi ile yer seviyesi ozonu kaynaklı ozon kirliliği de oluşuyor.


Uzmanlar, ozon kirliliği ve iklim krizi sonucu sıklıkla ortaya çıkan aşırı sıcakların aynı risk grupları üzerinde (özellikle KOAH, astım, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalığı gibi hastalıkları olan kişilerde, yaşlılarda ve çocuklarda) birbirlerinin etkisini güçlendirdiğini ve daha tehlikeli hale geldiği belirtiyor. Kirlilik ayrıca bitkilerde de çeşitli zararlara yol açıyor ve tarımda rekolte düşüşüne sebep oluyor. Rapora göre, hava kirliliğinin çocuklarda görülme riskini arttırdığı sağlık sorunlarından bazıları düşük doğum ağırlığı, otizm, tip-1 diyabet, ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit gibi solunum hastalıkları, zatürre, zekâ geriliği olarak sıralanıyor. Pek çok bilimsel çalışmanın, havadaki partikül maddelerin yaşamın farklı dönemlerinde DNA metilasyonunu değiştirebildiği hipotezini desteklediği de ayrıca belirtiliyor. Gebelik öncesi dönem, anne karnındaki dönem, erken çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde partikül maddelerin etkilerine yatkınlıklar artıyor.


Covid-19 sonrası iklim ve temiz hava

Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi, (Centre for Research on Energy and Clean Air, CREA) 2020 yılı Nisan ayında, hava kirliliğinin COVID-19 üzerindeki olumsuz etkilerini gösteren ve güncel bilimsel gelişmeleri özetleyen bilgi notu hazırlamıştı. Araştırmalar hava kirliliğinin, kirli havaya uzun süre maruz kalmış insanlar için, koronavirüsten kaynaklanan ölüm oranını artırabileceğini ortaya koyuyor.


Temiz Hava Platformu, COVID-19 sonraki dönemi inşa ederken benzer krizleri ileride tekrar yaşamamak için halkın sağlığını temel alan ‘sağlıklı toparlanma’ politikaları oluşturmak gerektiğini ifade ediyor. Bu dönüşümün gerçekleşmesi için; karar vericilerin sağlıklı beslenme, yenilenebilir enerji, yürüyüş, bisiklet ve sıfır emisyonlu toplu taşıma ile doğanın radikal şekilde yenilenmesini içerek değişiklikleri teşvik etmesi öneriliyor. Bu teşviklerin; insanların, ekonominin ve gezegenin sağlığını destekleyen diğer olumlu değişikliklere de yol açacağı söyleniyor. Temiz Hava Hakkı Platformu, bütün taleplere ek olarak Türkiye’de de hava kalitesinin iyileştirilebilmesi için yetkililer, vatandaş ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte çalışmasına aracı olmaya gönüllü olduğunu belirtiyor.



Haber: Senem Tahmaz



Referanslar: Temiz Hava Hakkı Platformu. “Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ (2020) Şuradan alındı: https://www.temizhavahakki.com/kararapor2020/ , https://www.temizhavahakki.com/hava-salgin/




Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.