Tüm dünyada eğitim sistemi geçici süre boyunca yeniden yapılandı ancak bundan sonrası için de yeni senaryolar gündeme geliyor. Hızla uygulanmaya başlayan uzaktan eğitim, ev ortamında birçok yeni düzenlemeye sebep oldu ve bunların birçoğu ailelerde strese sebep oldu. “Evden eğitim nasıl olacak?” sorusunun gelecekteki cevabı henüz net değilken, evdeki günlük yaşamı rahatlatacak ipuçlarına ihtiyaç doğdu. Dünyanın farklı yerlerindeki uzmanların tavsiyeleri herkesin işine yarar nitelikte. İşte evden eğitim gören çocukların aileleri için öneriler…


Basitleştirin: Evde eğitimle ilgili standartlarınızı hafifletin

Uzaktan çalışma ve evden uzaktan eğitim konusunda denge kurmaya çalışan bir ebeveyn iseniz evi okula çevirme çabasıyla enerjinizi tüketmeyin. Çocuğunuz için gereken asgari düzeni kurun ama daha fazlası için kendinize de çocuğunuza da fazla yüklenmeyin. Çocuğunuz bazı branş derslerine katılmak istemiyor veya özellikle küçük çocuklar anaokulu için etkinlik yapmakla ilgilenmiyor olabilir. Bu konuda evde sürekli çekişmeye yaşamak yerine okulun prensipleri konusunda yöneticilerle görüşün ve sıkıntılı dönemlerde kesin kurallar koyma konusunda farklı fikirleriniz varsa paylaşın. Siz de ebeveyn olarak her konuda üretken veya mükemmel olmaya çalışmayın. Kendinizden ve çocuğunuzun günlük ders, ödev ve eğitim performansı için üst düzey beklentide olmak ekstra stres kaynağı haline gelebilir. Online ve uzaktan eğitime geçiş bir anda gerçekleşmiş gibi görünse de herkesin zaman içinde alışmaya çalıştığı bir süreç. Kendinize ve çocuğunuza zaman tanıyın.


Mevcut durumunuza odaklanın

Online eğitim imkanları artmış olsa da neredeyse sınırsız seçeneklerin hepsine yetişmenin mümkün olmayacağını kabul etmek gerek. Günlük yaşamı sağlıklı bir ruh durumu ve psikolojik iyi oluş haliyle sürdürmeye öncelik verin. Çocuğunuz okulundan ve arkadaşlarından uzaklaşmış haldeyken bilmediği eğitim ortamlarına ait online kaynaklara girmek istemeyebilir. Bunları sadece birer seçenek olarak sunun ve kendi kendine keşfetmesi için ona fırsat tanıyın. Özellikle de ergenlik çağındaki öğrenciler açısından bu detay önemlidir. Okulların uzaktan eğitime geçiş süreci yeterince büyük bir değişim getirmişken, ekstra eğitimler için bazı açılardan bir süre beklemek iyi fikir olabilir. Sunulan tüm ücretsiz eğitim imkanlarından faydalanamamayı kendi içinizde kabul ederek işe başlayabilirsiniz. Kendi yaşamınızdaki koşulları gerçekçi olarak değerlendirin ve gün içinde rahatlamaya ve serbest zamana da mutlaka zaman ayırın.


Gün boyunca birbiri ardına gelen bir ders programını uygulamaya çalışmak yerine kısa süreli ve etkili dersler işlemek konusunda yeni sınırlar çizmeye çalışmak sizi de çocuğunuzu da bir nebze rahatlatabilir. Çocuğunuzdan beklentilerinizi de bu yönde hafifletin. Öğretmenleriyle irtibatta kalarak nasıl esnek bir program uygulayabileceğiniz konusunda fikir alışverişinde bulunmanız, okulla sağlıklı bir iletişim akışı sağlar. Öğretmenlerin olağanüstü bir çaba içinde oldukları bu dönemde birbirinizin işini karşılıklı olarak kolaylaştırmayı ön plana almak en faydalısıdır. Çocuğunuza “Ders çalış” gibi telkinler vermek yerine tekrar yapmasını hatırlatmak daha yumuşak bir iletişim yolu sağlar. Veli olarak kendinizden de dört dörtlük bir performans beklememeniz rahatlatıcı olur.


Anne-baba olarak şu telkin cümlelerini tekrar ederek kendinize yardımcı olabilirsiniz;

  • “Ben homeschooling yapmıyorum. Evden eğitim veren bir veli değilim. Sadece, bir kriz esnasında çocuklarımın evde öğrenmesine yardımcı olmak için elimden geleni yapıyorum.”
  • “Ben evden çalışmıyorum. Bir kriz esnasında evden çalışmak için elimden geleni yapıyorum. Normaldeki kadar üretken değilim çünkü bunlar normal zamanlar değil. Önümüzdeki 24 saat içinde başarabileceklerime odaklanacağım ve şu anda başaramadığım şeyi bırakacağım.”
  • “Elimde olanlara odaklanıyorum, bunlar için şükrediyorum. Neleri yapıp yapamayacağımı gerçekçi bir şekilde değerlendiriyorum ve çıkan sonucu kabul ediyorum.”


Sakin olun ve yeni rutinlerle devam edin

Pandemi döneminde çocuğunuzu desteklemenin en temel yollarından biri, bütün gün evde olsanız bile düzenli bir programa uymaktır. Bunun sıkı bir program olmaması gerektiğinin ise altını çizmekte fayda var. Stresli zamanlarda rutinler ve öngörülebilir gündelik işler güven duygusunu arttırır ve yatıştırıcı etki sağlar. Eski rutinlerinizi gerçekleştiremiyor olabilirsiniz. Mevcut şartlarınızla gerçekçi yeni rutinler oluşturup asgaride uygulamanız da çocuğunuz üzerinde bir güven duygusu sağlar.



Eğer bir rutin oluşturmaya çalışıyorsanız ancak çocuklarınız buna direnç gösteriyorsa şunlara dikkat edin;


• Çocuğunuz için bir günlük program ve rutin oluştururken onda sıkışıklık hissi yaratmayın. Sıkı bir düzen yerine, kolaylaştırmaya öncelik verin. Bunun için tüm aile üyelerinin birbirine bağlı olduğunu da unutmamak gerekir. Tüm ailenin birbirinin ihtiyaçlarına destek vereceği bir rutin oluşturmaya çalışın. Bir gün öncesinden veya o güne başlarken, herkesin programını gözden geçirin ve en öncelikli olan işleri belirleyin. Ardından bu işler için ihtiyaç duyulan şeyleri (sessizlik, bilgisayar, tablet, mutfağın toplanmış olması gibi…) belirleyin ve öncelik sırasını kendi aranızda tartışın.

• Ev için hazırladığınız günlük programa her gün aynı şekilde uyulamasa da bunu sorun olarak görmeyin. Aksaklıkları, neyin işe yaradığını ve neyin gereksiz olduğunu fark etmek için birer fırsat olarak görün. Uygulanması imkânsız olan yüksek standartlar koyduğunuzu fark ederseniz, bunlara ulaşmak için strese girmek yerine bunlardan vazgeçin.

• Ebeveyn olarak yapmanız gereken şey 8 saatlik bir okul günü yaratmak değildir. Yapabileceğiniz şey; çocuğunuzun güvende hissetmesine yardımcı olmak ve uzaktan eğitim programıyla ilgili olarak elinizden gelenin en iyisini yapmaktır. Yetişemediğiniz durumlarda çocuğunuzun tüm eğitim hayatı sekteye uğramış gibi hissetmeyin. Bu, herkesin baş etmeye çalıştığı ve deneme-yanılmalarla yol bulmaya çalıştığı olağanüstü bir dönem.


İpucu: Gün boyunca “duygusal kontrol zamanları” oluşturun. Günlük programa eğlence, egzersiz ve sosyal bağlantıları dahil etmeyi ihmal etmeyin. Çocuğunuzun ihtiyaç duyduğunu hissederseniz okul programında esnetmeler yaparak araya dans etmek veya akrabalarla telefon görüşmesi gibi ara faaliyetler ekleyin. Gerekirse bu ihtiyaçlarla ilgili olarak çocuğunuzun öğretmenlerini bilgilendirin, okulu ile irtibatta kalın.

Krizi fırsata çevirmek mümkün

Gerçek şu ki, şu anda evde eğitim veren bir ebeveyn olarak işiniz akademik işlerden daha çok güvenlik, aidiyet ve kabul oluşturmayı sürdürmektir. Çocuklarınızın temel öğrenme konuları eğitimciler tarafından yürütülecektir ve eksiklikler de süreç içinde sistem tarafından telafi edilecektir. Ebeveyn olarak öğrenmeniz gereken en büyük beceri, stresten dolayı meydana gelen büyük duyguların nasıl yönetileceğidir.


Çocuğunuzdan beklentilerinizi gerçekleştirmesi için onunla iletişim kuracağınız alan, bir olayın en hararetli dakikaları değildir. Çocuğunuzun sizi dinleyebilmesi, daha sonra öğretmek istediğiniz şeye alıcı olabilmesi için öncelikle sakinleşmesi gerekir. Öncelikle çocuğun sakin bir ortamda, öz-düzenleme becerilerini kaybetmeden güvende hissetmesi, bu zor dönemde ilk öncelik olmalıdır. Duygusal iniş çıkışlar yaşadığında bunları karşılayan bir ebeveyn olmak, arzu edilen akademik başarılar için de önemlidir. Bunu yapabilmek için öncelikle onunla empati kurmaya çalışmak iyi bir yoldur.


Çocukların stres altındayken beklentileri karşılamakta zorlanacaklarını aklınızdan çıkarmayın. Beklentilerin panzehiri empatidir. Araştırmalar, empatinin sinir sistemini sakinleştirebileceğini ve sakinleşme sayesinde, beynin düşünme ve akıl yürütme tarafının tekrar devreye girmesinin kolaylaştığını gösteriyor. Çocuğunuz bir duygu patlaması yaşıyorsa, kendinize yardımcı olmak ve çocukla empati kurmak için şu olumlamaları kullanabilirsiniz;


  • “Çocuğum benim işimi zorlaştırmıyor. Kendisi zor bir durum yaşıyor.”
  • “Davranış, bir iletişim şeklidir. Çocuğum böyle davranarak benim yardımıma ihtiyacı olduğunu ifade ediyor.”

Yaşanan olağanüstü dönemde çocuklardan beklentileri tekrar gözden geçirmek gerektiği kadar, çocukların stres tepkilerini de iyi yönetmek gerekir. Çocuklarınız büyük duygular yaşadıkları zaman, onları davranış yoluyla yansıtabilirler. Çocuğunuz size küçük görünen bir olayda aşırı tepki gösteriyorsa duygusal açıdan yoğun bir halde olduğunun işaretlerini veriyor olabilir. Ona “Abartıyorsun!” “Ağlayacak bir şey yok” gibi tepkiler vermek yaşadığı duygusal yükün daha da artmasına ve yalnız hissetmesine sebep olabilir.


Yaşanılan zor dönem, bir fırsata da dönüşebilir. Bütün gün bir arada olmak, çocuğunuzla kurduğunuz bağı yeniden gözden geçirmeniz ve iyileştirmenizin yolu haline gelebilir. Güvenli bir bağın tekrar kurulması; stresli zamanları kolaylaştırmanın yanında, çocuğunuza ileriki günler için öz-düzenleme becerileri kazandırmanın da yolunu açar.


Derleyen ve çeviren: Senem Tahmaz



Referanslar: “How to Reduce the Stress of Homeschooling on Everyone”. Rebecca Brenstetter (2020) UC Berkeley. Şuradan alındı: https://greatergood.berkeley.edu/article/item/how_to_reduce_the_stress_of_homeschooling_on_everyone



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.