Her yeni annenin hayalini kuracağı doğum sonrası inziva merkezleri, konseptin anavatanı olan Uzakdoğu’dan sonra Avrupa ve ABD’de de tanınmaya ve yaygınlaşmaya başladı. Bu merkezler, doğum sonrasında yeni annelerin birçok ihtiyacını karşılıyor. Örneğin emzirme danışmanlığı. Emzirmenin ilk günleri bilindiği gibi oldukça kritik. Bebeğin memeyi iyi tutup tutmadığından emin olmak, anne sütünün gelmesi ve rahat bir emzirme için önemli detaylar. Emziren annenin beslenmesinin de zengin içerikte olması gerekirken bu merkezlere yerleşen anneler hem iyi besleniyor hem de emzirme danışmanlığı alıyor. Elbette ki hizmetler bunlarla sınırlı değil.


Time Dergisi ile deneyimlerini paylaşan Mercedes Forrest isimli yeni anne, doğum sonrası yeni annelerin bakım aldığı bu merkezlerin varlığını duymadan önce evde doğum sonrası yatılı yardımcı, doula ve gece hemşiresinin toplam maliyetini araştırdı. Bu merkezlerden biri olan Boram‘ı inceleyen Forrest, lohusa bakım hizmetlerini tek bir yerde sunan bu merkezin bir doula, emzirme danışmanı, kişisel aşçı ve temizlik görevlisini aynı anda tutmaktan çok daha uygun maliyette olduğunu keşfetti. Ücretin yine de hatırı sayılır bir miktarda olduğu tahmin etmek güç olmasa da lohusa inziva merkezleri, lüks bir hizmet alanı olmaktan çıkmaya aday.


Doğum sonrası inzivanın anavatanı: Kore

Doğum sonrası inzivalar, Kore'de 1990'lardan beri popüler. Kore’de 10 yeni anneden sekizi, sanhujoriwon adıyla bilinen doğum sonrasında inziva merkezlerine yerleşiyor ancak bu inziva merkezleri ABD’deki Boram kadar lüks değiller. Son yıllarda Asya ve Avrupa'da popülerlik kazanan doğum sonrası inziva merkezleri artık ABD'de de ilgi görüyor. ABD’deki Boram adlı merkez de, sahibi Boram Nam’ın 10 yıl önce ilk çocuğuna hamileyken ve bebeği New York City'de mi yoksa kendi memleketi Kore'de mi doğurması gerektiğine karar verme süreci esnasında şekillendi. "Artıları ve eksileri içeren bir Excel tablosu oluşturdum çünkü tüm arkadaşlarım Kore'deki doğum sonrası inzivalarına gidiyorlardı." diyor. Sonunda o ve kocası seyahat etmeye paralarının yetmeyeceğine karar verdiler. Boram Nam, New York’ta böyle bir merkez olmaması üzerine "Nasıl olur da dünyanın en muhteşem şehirlerinden birinde yaşıyor ve böyle bir şeye sahip olmuyoruz?" diye kendine sordu.


Mayıs 2022'de çift, Korece'den "kişinin emeğinin meyvesi" anlamına gelen Boram'ı New York City'deki Thompson Central Park Hotel'in içinde açtı. O zamandan beri, genellikle bir eşle birlikte ortalama altı gece kalan 700'den fazla aileye hizmet verildi. İçlerinden bir misafirin ziyareti 42 güne uzatıldı.



Doğum sonrası inziva merkezleri artıyor

Time’ın haberine göre, ABD’de bulunan doğum sonrası inziva merkezlerinin sayısı, gitgide artmasıyla dikkat çekiyor. Village Doğum Sonrası Dinlenme Merkezi geçen Temmuz ayında San Francisco'daki Fairmont Otel'de açıldı. Aralık ayında McLean, Va.'da Sanu adında bir inziva yeri açıldı. Ahma & Co. inzivası Mart ayında Orange County'de başladı. Washington, D.C., Seattle ve San Diego'da da inziva merkezleri kurulmaya başladı. İnziva merkezinde kalma deneyimlerini paylaşan Mercedes Forrest konuyu şöyle yorumladı: “Eski nesil, 'Ben bunu tek başıma yaptım ve kocam bütün gün çalışıyordu' derdi. Artık daha fazla annenin bundan utanmadığını düşünüyorum. 'Yardım alacak imkânım varsa, bunu yapacağım' diyorlar."


ABD'de bu inzivalar için özel sektör tarafından kurulan bir pazarın olması hiç de şaşırtıcı değil çünkü hükümetin, yeni annelere ve bebeklere destek konusunda çok kötü bir geçmişi var. ABD, federal ücretli aile izni politikası olmayan ve aynı grup içinde anne ve bebek ölüm oranlarında ilk sırada yer alan tek gelişmiş ülke. ABD'deki annelerin yüzde 20'ye yakını doğum sonrası depresyon yaşıyor. Ve ABD'de annelere yönelik doğum sonrası bakım genellikle bebeğin doğumundan yaklaşık altı hafta sonra tek bir kontrolle sınırlı; yeni annelerin neredeyse %40'ı bu randevuyu kaçırıyor.


Ancak bu inzivalar yeni ebeveynler için bir sığınak olsa da, bu deneyimin bir bedeli var: Kalış süresine bağlı olarak Boram'ın gecelik ücreti yaklaşık 995 dolar. Ve bazı yabancı muadillerinin aksine (Kore hükümeti doğum sonrası bakımda sübvansiyonlar ve indirimler sunuyor), Amerika'daki inzivalar hükümet tarafından desteklenmiyor ve sundukları tekliflerin çok azı en pahalı sigorta planları tarafından karşılanabiliyor. Bu, ABD'de doğum yapan insanların büyük çoğunluğu için bu düzeyde bir bakımın erişilemez olduğu anlamına geliyor ve bu da bazı kadın savunucularının, bir sorunu mu çözdüklerini yoksa sadece anne ve bebek sağlığı sorunlarıyla uğraşmak istemeyen bir hükümete koruma mı sunduklarını sorgulamasına yol açıyor.


Önemli bir ihtiyaç: Doğum sonrası doulalığı

The Village Postnatal Retreat Center adlı lohusa inziva merkezinin kurucusu Jennifer Darwin, 11 yıl boyunca doğum ve pediatri hemşiresi olarak çalışan ve annelerin doğumdan sonra ne kadar az destek aldığına ilk elden tanık olan bir profesyonel. "Sigorta nedeniyle aileleri evlerine göndermek zorunda kalıyorduk ama buna hazır değillerdi" diyor. "Yüzlerindeki bakış… Şok oluyorlardı ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı."


Ebeveynlerin aldığı asgari koçluk genellikle kısa ve çelişkiliydi. Darwin, "Hemşirelerin 'Şu şekilde emzirmeniz gerekiyor: 15 dakika bu tarafta, sonra 15 dakika bu tarafta' dediğini gördüm. Bu hemşirenin mesaisi biterdi ve bir sonraki hemşire içeri girip 'Yanlış yapıyorsun. Sadece tek taraftan emzir.' derdi. Sonra vardiyama geldiğimde insanların neredeyse gözyaşlarına boğulduğunu görürdüm. Kaygıları tavan yapmış durumda olurdu çünkü her şeyi yanlış yaptıklarını düşünürlerdi." Darwin sonunda doğum doulası olmak için hemşireliği bıraktı çünkü bu şekilde daha fazla ebeveyne yardım edebileceğini düşündü. Ancak o zaman bile müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayamayacağını fark ettiğinde (bunun için tam bir hemşire ve doula ekibine ihtiyacı vardı) doğum sonrası inziva merkezi kurmayı düşünmeye başladı.


Sanu'nun kurucusu Julia Kim, ebeveyn olarak yaşadığı deneyimlere dayanarak aynı sonuca vardı. “Bez değiştirme ve boğulma durumunda ne yapılması gerektiği konusunda tüm dersleri aldım. Bütün kitapları okudum. İnterneti araştırdım. %110 hazırdım,” diye anımsıyor. “Sonra bebeğimi doğurdum ve öyle kayboldum ki... Bebeği kundaklayamadım. Bu merkezi kurarken, yeni anneleri daha iyi hazırlamamız gerektiğini düşündüm, özellikle de hastaneden çıkarken yürümeleri veya tuvalete gitmeleri zor olduğunda."


İlginizi çekebilir: Doğum sonrası lohusa bakımı



Pek çok ülke, yeni ebeveynler için stres ve izolasyon duygularını nasıl azaltacağını bulmuş durumda. Çin'de, doğum sonrası bir ebeveyn bir ay boyunca dinlenirken, bir aile üyesi ya da "hastalık bakıcısı" ev işleriyle, büyük çocuklarla ve diğer görevlerle ilgilenir. Latin Amerika'nın pek çok yerinde kadın akrabalar, la cuarentena adı verilen 40 günlük bir süre boyunca ev işlerini üstlenirler. Japonya'da yeni anne olan kadınlar genellikle hamileyken kendi ebeveynlerinin evine gider ve doğumdan sonra iyileşene kadar bakım için orada kalırlar. Hollanda'da hükümet, yeni ebeveynlerin hastaneden taburcu edilmesinin ardından evlerine bir doğum hemşiresi gönderir. İsveç'te hemşireler ve ebeler doğumdan sonra ev ziyaretleri yapar.


Ücretli aile iznini ve uygun fiyatlı çocuk bakımını savunan kar amacı gütmeyen ulusal bir kuruluş olan Anneler Odası'nın CEO'su Erin Erenberg, yeni annelerin bebekleri doğduktan sonraki aylarda acilen tıbbi müdahaleye ve psikiyatrik desteğe ihtiyaçları olduğu konusunda bu inziva merkezlerinin kurucularıyla aynı fikirde. “Buna acil bir durum olarak bakmamız gerekiyor” diyor. Ancak kendisi bir yana, doğum sonrası desteğin yasada yer alması için lobi yapan diğerleri bir yana; kamusal bir krizin ortasında özel çözümlere güvenmenin yaratacağı etkilerden endişe ediyor. "Özel bir hizmet sunduğunuz zaman, bu ülkedeki zenginler ile yoksullar arasındaki uçurum daha da açılıyor" diyor.


Bu inzivaların kurucuları, her annenin destek hizmetlerinin en azından bir kısmına erişebileceği bir gelecekten bahsediyor. Boram adlı doğum sonrası inziva merkezi kurucusu, çalışanları cezbetmek ve elde tutmak için doğum sonrası inzivalar sunmaya istekli olabilecek özel şirketlerle pilot programlar başlatmış. Ancak ABD’de düşük gelirli aileleri destekleyecek bir fonun merkezi yönetim tarafında bulunması ihtimali zayıf bulunuyor. Kadın savunucuları bunu doğal bir ihtiyaç olarak ifade ederken, ABD’de bu merkezlerin daha çok iş fikri olarak görülmesi kapitalizmin baskın gelmesi ile açıklanıyor.


Aslında özel sektör bile doğum sonrası inziva fikrini henüz kabul etmemiş olabilir. Bu inzivaların kurucularından bazıları, ABD'li yatırımcıları iş modelinin değeri konusunda ikna etmekte zorlandıklarını söylüyor. Boram Nam'ın kocası ve Boram'ın kurucu ortağı Suk Park, "Burada doğum sonrası bakımın temel bakım olduğu konusunda hâlâ bir anlayış yok" diyor. "Bu fikri Koreli risk sermayedarlarına sunmak Amerikalılara olduğundan daha kolaydı."


Kültürel alışkanlık

Boram'a kaydolan ilk misafirlerin çoğunluğu, konsepte zaten aşina olan Asyalı veya Asyalı Amerikalı çiftler olurken bu kalıp değişmeye başlamış. Sanu ve The Village adlı inziva merkezlerinin kurucuları Kim ve Darwin ilk misafirlerinin doğum sonrası desteğin norm olduğu kültürel kökenden geldiklerini belirtiyor.


Linda Wen, Çin asıllı bir Amerikan vatandaşı. Kocası, evlerinde yaşayacak bir bakıcı tutmanın onlara çok az mahremiyet sağlayacağı yönündeki endişelerini dile getirdikten sonra The Village adlı doğum sonrası inziva merkezine yerleşti. “Ben Çinliyim ve Çin kültüründe buna benzer bir şey ya da bir dadı duyulmamış bir şey değil. Kültürde annenin iyileşmesine çok fazla vurgu yapılıyor” diyor. "Böyle bir şeyin var olduğunu biliyordum. Bu kadar lüks olabileceğini bilmiyordum.”


Wen, yerleştiği merkezde fiziksel destek kadar zihinsel sağlık desteğine de değer verdiğini görünce oldukça memnun olmuş. Odasından çıkıp, çalışanların ona atıştırmalıklar sunacağı ve empati kuracağı anneler salonuna gidiyordu. “Kimse sana doğum yapmanın travma olduğunu söylemez. Halbuki yalnızca pelvik tabanınız değil, göğüsleriniz ve meme uçlarınız da dahil olmak üzere tüm vücudunuz acı çekiyor" diyor. “Hormonların dalgalanıyor ve her şeye ağlıyorsun. İnzivadaki kadınların 'Evet bu normal' demesi harikaydı.”


Merkez kurucusu, hemşire Darwin, nihai hedefinin doğum sonrası inzivaların doulalar kadar yaygın hale gelmesi olduğunu söylüyor. “İnsanların bunun hak ettikleri bir şey olduğunu hissetmelerini istiyorum.”


Şimdilik bu üst düzey dinlenme yerlerinde konaklama yalnızca ayrıcalıklı bir azınlık için seçenek olmaya devam ediyor. Ancak deneyimlerini paylaşan Mercedes Forrest, Boram'da geçirdiği zamana dönüp baktığında yardım aradığı için kendini suçlu hissetmeyi reddediyor. Amerikalı annelerin doğumdan sonra evde çalışmasının istenmesinin sürdürülemez olduğunu söylüyor. "Ne zaman yemek yiyeceğiniz, ne zaman duş alacağınız, ne zaman besleneceğiniz konusunda hayatta kalma modunda olduğunuz için bir rutine giremezsiniz" diyor. “Biraz geriye çekilme, sizi hayatta kalma modundan çıkarır.”



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.