Hepsine rağmen sustum ama karşılığı...

Merhaba, eşim ile cicim ayı derler ya o günlerim bile hiç olmadı. Nikahımıza bir hafta kala, açtığı bir fake hesaptan bir kadına “Çay içebilir miyiz?” yazdığını gördüm. O zaman çok kızdım, nişanı bozmak istedim fakat şimdi olduğu gibi yine çaresizdim. İş bulamıyordum birlikte yaşadığım iki kız kardeş ile artık ters düşmeye başlamıştık, ayrı eve çıkamıyordum. Aileme gelince ilk evliliğimden boşanmak için ailemin yanına gitmiştim ve 6 ay onlarla birlikte kaldım fakat en nihayetinde kalamadım çünkü istemediler ısrarla eski kocamla beni barıştırmak istediler. Biz evlendik balayından döndükten sonra annesinin evinde bir takım evraklar buldum. Meğer daha önce çocuk istismarı nedeni ile 2 sene hapiste yatmış ve benim hiçbir şeyden haberim yoktu. Sorduğumda kız 15 yaşındaydı, para karşılığı birlikte oluyordu sonra da para koparmak için gidip şikayet ediyordu dedi. Çok ağladım, fakat dönüp gidecek bir yer yoktu. Ailesi, ablaları, hepsi benden bu duruma gizlemişlerdi. Bizi tanıştıran ablasıydı, görücü usulü evlendik. Sadece bunu değil içki içtiğini, kötü alışkanlıkları olduğunu, eve geç saatlere kadar gelmediğini, bana göre asla evlilik ehliyeti olmadığını bana söylemediler. Bizim sorunlarımızın ardı arkası kesilmiyordu. Ailemle barışmıştım, fakat ablamlar anneme diyorlarmış ki “Sakın yüz verme yine geri gelir” yani gidecek bir kapım yoktu. Telefonunda pornolar buluyordum. Yalnız yaşıyordum sanki, ona niye eve gelmiyorsun beni yalnız bırakıyorsun dediğimde kavga çıkarıyordu. Aile apartmanında oturuyoruz üst katımda kayınvalidemler oturuyor ve eşim bazen bu evi tabiri caiz ise başıma yıkıyor fakat hiçbiri gelip oğlum sana ne oluyor bu kadın sana ne yaptı demiyorlar. Bir zaman sonra neden çocuk yapmıyorsun baskıları başladı. Çok söz verdi çocuk olunca eve geleceğim, böyle davranmayacağım vs. diye ve ben hamile kaldım. İlk dayağımı hamileyken yedim. Lohusalığım zaten kabus gibi geçti. Mor Çatı'ya gidip müracaat etmiştim lohusayken. Çocuğum 1 yaşına girmeden whatsapp'ında bir yazı gördüm, bir kıza para attığını gördüm. Türlü hikayeler anlattı. Arkadaşımın kız arkadaşı dedi, sadece telefonda goygoy yaptım dedi ve bu benim için bir aldatmak sayılır fakat bir yere gidebildin mi? Gidemedim. Çok yıprandım, çok ağladım. Çocuğum şu an 2,5 yaşında ve bu adam incir kabuğunu doldurmayacak bahanelerle sürekli kavga çıkarıyor, kavga esnasında beni tehdit ediyor kafanı duvara vururum, seni öldürürüm, tavayı kafana geçiririm gibi şeyler. Evlendiğimden beri telefonu elinden hiç düşürmedi. Zaman zaman okey bağımlısıydı zaman zaman tavla, şu anda ise telefonda oynanan bir oyuna bağımlı. Oğlum babasına çok düşkün, onunla ilgilensin istiyor ve ağlıyor. Çocuk ağladığında oyunda rahatsız olduğu için gelip kavga çıkarıyor ve bana tokat attı neden çocuk ağlıyor diye... Çocuğun yanında... Çocuk ağlamaya başladı, “anne hayır anne hayır” diyor ve ben artık ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Kendimi korumak için sadece susuyorum çünkü konuşursam daha kötü şeyler yapar. Benim için ailemin yanına gitmek asla çözüm değil çünkü orada duramayacağını biliyorum. Benim ailemin kafa yapısından dolayı yaşayacaklarımı kaldıramam. Ne olur yardım edin, nasıl hareket etmeliyim? Düzelmek gibi bir şey söz konusu olabilir mi? Bu adam 5 dakika önce bana yapmadığı kalmayıp, beni hüngür hüngür ağlatıp 5 dakika sonra yanıma gelip sarılan bir insan. Çok dengesiz ve ben ona hiçbir hata yapmadım. Onun bana yaptığı hataların hepsi evlilik birliğini temelinden sarsan hatalar... Hepsine rağmen sustum ama karşılığı bu oldu. Sizin tespitlerinize ve sunacağınız fikirlere çok güveniyorum. Allah razı olsun, sizi sevgiyle kucaklıyorum.


Yeşim Tijen'in cevabı:


Merhaba sevgili okurlarım bir ay kadar önce hatırlarsınız yatak odamın balkonunun tavanına kuşların ikiz villa yaptıklarını söylemiştim. O ikiz villalar artık boş. Kuşlar gitmişler. Birkaç gündür onlara bakmamıştım. İki sabahtır onları bekliyorum belki bir yere gitmişlerde gelirler diye. Ne gelen var ne giden. Yavrularda ikiz villalarının ağzında anne babalarını ötüşerek yemek getirip gagalarına bırakmalarını beklemiyorlar. Anladım ki artık uçacak hale gelmiş yavru kuşlar. Ailecek gökyüzüne uçup gitmişler. Ne diyeyim ailecek yolları açık olsun.. Keşke insanlarda yuvadan uçacak hale geldiklerinde kendilerini yetiştirdiklerinde yuvalarından uçup yeni bir yuva kurabilseler. Maalesef insanda bu işlemiyor. İnsanların yuvadan uçma yeni yuva kurabilmeleri için hormonları yetiyor. Aklen, ruhen olgunlaşmadan evlenebiliyorlar. Kıvamı bulan bedenler ruhların, aklın yetersizliğini hiçe sayıp insanların hayatını evlenerek kabusa çevirebiliyorlar. İnsanlar evlenirken hiç mi ben bu sorumluluğu gerçekten taşıyabilir miyim diye kendine sormaz? İnsan hayret ediyor. İnsan eğitim hayatıyla, aile hayatıyla, arkadaş ve aile çevresiyle kendini geliştirir ama benim düşüncem kişiye daha çocukken ve sonrasında kişisel gelişim eğitimi verip kişilerin psikolojik gelişimine daha çok yardımcı olunabilir. Tabii sağlıklı bir nesil ve toplum istiyorsak insanların ne istediklerini bilmeleri için kendilerini ve etraflarını, evlendikleri kişileri, çocuklarını, bedbaht etmemeleri için bu konuda mutlaka adımlar atılmalı. Yoksa bekleyin ki akıl ve ruh olgunluğuna erişmemiş kişinin aklı başına gelip olgunlaşsın. Ölme eşeğim, ölme, yonca biter de belki yersin.




Sevgili kızım, yazdıklarınızı okuyunca hangi anne veya kardeş zor durumda kızına kapısını açmaz diye düşündüm. Ya cahil bir zihniyetli bakışla açmaz; evidir, kocasıdır çeksin ne yapayım diye düşünülür ya imkanı kısıtlıdır, bir boğaz daha fazla gelmiştir. Siz de mecbur ikinci evliliği yapmışsınız bu evliliğinizde de gülememişsiniz. Annenizin evinde dişinizi sıkıp kulaklarınızı tıkayıp kalabilseydiniz bugün bunları yaşamazdınız diye düşünüyorum. Bakın oradan kaçayım derken daha beter bir bataklığın içindesiniz. Eşinizin ailesinin evde kıyametler koparken seslerini çıkarmamaları erkektir ne isterse yapar zihniyetinden ve oğullarının sorumluluğunu sizin üzerinize atmalarından kaynaklanıyor. Bu sizin aileniz içinde geçerli artık onların üzerinde bir yük değilsiniz, evlisiniz. Kendi yaşamlarında çok fazla kendilerini geliştirememiş insanlar ne yaşarlarsa yaşarlar kabullenirler, kader olarak görürler. Sizden de muhakkak beklenilen budur: Kabullenmeniz ve kaderinizi çekmeniz. Çekilecek şeyler var, çekilmeyecek şeyler var. Bir kadın eşinin çocuk istismarıyla ilgili iki sene hapis yattığını öğrenmişse o evlilik artık çekilmez. Bu istismarı sunulan hiçbir neden ya da bahane aklayamaz. Korkunç bir şey! Bunu hiçbir kadın kabul edemez diye düşünüyorum. O yetmiyormuş gibi bir de vurmaları, aldatmaları, kendisinden ilgi isteyen oğluna ilgisizliği... İnsan hangi birini kabullensin? Evlilikte tabii ki bir şeylere katlanılır ve ben zaten elinizden geleni yapmadan ayrılmayın pişman olursunuz diyorum ama sizin durumunuzda böyle bir adamla evli kalmanıza bir kadın olarak gönlüm razı gelmez. Eşinizle savaş vereceğinize yaşamla mücadele verin diyecek olsam bu da kolay bir mücadele değil. Ne diyebilirim? Buna ancak siz karar vereceksiniz. Ben yine de sizi bilgilendirmek için Mor Çatı'yı aradım. Siz de gidip bir görüşün neler yapabilirsiniz diye, size yardımcı olacaklardır, bunları öğrenmeye çalışın. Ben oradan Melike Hanım ile görüştüm, kendisi devletin her ilde sığınma evleri olduğunu, mutlaka buralarda sığınmanızı sağlayacaklarını, şu sıralar Mor Çatı'nın dolu olduğunu, kendileriyle sizin gelip görüşmeniz gerektiğini dile getirdiler. Melike Hanım konuşma tarzıyla insana güven veren elinden geleni esirgemeyeceği belli olan bir kadın. Mor Çatı'nın benim konuştuğum numarası 0533 408 19 90. Bu numarayı arayarak kendileriyle görüşmeye gidebilirsiniz sevgili kızım. Bu görüşmeyle hemen aniden bir karara varmayın, bir düşünün. Siz bunu yapabilecek kadar hazır mısınız? Dışarılar işsiz güçsüz, evsiz barksız kadınlara göre değil. Devlet sığınma evleri bir kadına ne kadar süreyle bakabiliyor? Sizi orada tuttukları süre size yeterli gelir mi? Kendi ayaklarınızın üzerinde hemen duramazsınız. Onun içinde size kendinizi bir çok bakımdan geliştirerek bu konuda öyle bir adım atmalısınız diyeceğim. Çünkü başınıza bir şey gelsin istemem. Çocuğunuz çok küçük orda burada sefil olmamalısınız. Hani kuşları yuvadan uçmaya hazırlamıştı ya anne babaları, sizde aklı başında bir kadın olarak kendi kendinizi bu ayrılığa hazırlamadan o evden çıkmamalısınız. Evet, evde eşinize güvenmiyorsunuz ne yapar tedirginsiniz ama dışarısı da tehlikeli, dışarıda vicdansız insanlar var bunun bilinciyle öngörüsüyle adımlar atmanızı isterim. Maksadım asla sizi korkutmak değil, sizi korumak. Hazır olmadan adım atmamanız gerektiğini anlatmak. Eğitiminiz var mı bilmiyorum ama bir beceriniz varsa iyi yemek, yapmak dikiş dikmek veya iyi hasta bakarım diyorsanız her neyi iyi yapıyorsanız ne konuda kabiliyetiniz varsa bunlar sizin dışarıda ayakta kalmanıza yardımcı olacak etkenler olacaktır ama bir kadınla çocuğuna yeterli gelir mi bunlar hep soru işareti. Bunları mor çatıdakilerle konuşmalısınız. Bunların ışığında biraz daha ses çıkarmadan eşinizi idare edip bu çıkış için kendinizi hazırlayın isterim. Çünkü geri dönmek zorunda kalırsanız daha çok acı çeker ve yıpranabilirsiniz yada kabul edilmeyebilirsiniz. Her şeyi hesap etmelisiniz. Artık iki evlilik, yaşam tecrübesi ile hayatı az çok biliyorsunuz. Tekrar hata yapma lüksünüz yok. Yalnız sizin değil oğlunuzun geleceği de söz konusu. Ayrılıktan önce kendinizi ayarlayarak, ileriyi planlayarak, mümkünse biraz para biriktirerek adım atmalısınız ki hazırlıklı olun yeni hayatınıza. Çok akıllı, dikkatli, öngörülü olmak zorundasınız. Size tavsiyem; oğlunuzla beraber uçacaksınız, o kanatlarınızı kuvvetlendirmeden sakın uçmaya kalkmayın yavrum. Bana sorarsanız ailenizin yanına dönmeniz sizin için çok daha güvenli olacaktır. Kardeşlerinize kulağınızı tıkayarak bebeğinize odaklanırsınız. Bir işe girip ayaklarınızın üstünde durduğunuzda da zaten akşamdan akşama ancak karşılaşmış olursunuz. Para kazanıyor olmanızla birçok sorunu ailenizle de aşacağınızı düşünüyorum. Hakkınızda her şeyin hayırlısı olması dileğimdir. Allaha emanet olun sevgili okurum ve sevgili okurlarım...

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.