Eşim hep yorgun...

“Merhaba Yeşim Hanım benim eşimle çok büyük bir sorunum var. Ya da ben mi abartıyorum bir şeyler söyleyin lütfen. 5 yıllık evliyim ve bir kızımız var, kızım yüzünden her şeye katlanıyorum. Ben çalışıyorum; sabah 7.30 gibi çıkar akşam 5:30 gibi eve yorgun argın gelirim. Benim sorunum eşim ev hanımı olmasına rağmen, bir gün kalkıp kahvaltı hazırlayıp bana güle güle dememiştir, öğlen yemeğine zaten gelmiyorum, bir tane kızımız var 5 yaşında anneyi çok da yoran birisi değil, evde kayınvalide, kayın peder gibi kimse de yok kısacası evde çok da yorulacak bir durum yok. Gel gör ki ben akşam eve geldiğimde eşim benden çok yorulmuş, sanki dağları yerinden kaldırmış, bildiğiniz yerinden kalkamaz durumda. Sofrayı kurar ama kaldırma işini benden bekler, temizlik yapar bana yerleri sil der, hava almak için balkona çıkarım su kovasını getirir çıkmışken yıka der, çocuk su ister benden getirmemi ister, cinsel hayatımız bile berbat (sürekli hasta sürekli mızmız) daha neler neler... Sabredemiyorum artık sadece katlanıyorum inanın, yanlış anlaşılmasın eşim çalışan, sabah işe gidip gelen yorulan biri olsa her şeyine yardım ederim ama durum bu olunca çıldırasım geliyor. Acaba ben mi abartıyorum?”

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

İnsanlarla olan sınırlarımızı karşılanmamış ihtiyaçlarımız, sevgimiz, beklentilerimiz ve aklımız belirler. Siz bu kadar özverili davranıyorsanız bu sizin eşinize verdiğiniz değerden, beklentilerinizden ve eşinize olan saygınızdandır değil mi? Ama o sizin bu özverinize karşı sizi apaçık kullanıyor. Evli çiftler tabii ki birbirine yeri geldiğinde yardımcı olmalılar. İkisi de çalışıyorsa mutlaka yardımcı olmalılar ama kadın ev kadınıysa ve eşi işten evine gelip, ayağını uzatıp dinlenmek istiyorsa, eşi bunu göz ardı edip eşine  iş buyuruyor ve bu buyurmalar sık sık oluyorsa burada kesinlikle art niyet vardır. Yeterince sevmiyor, değer vermiyordur. Çünkü sevmek kıyamamak demektir, sevmek onu düşünmek demektir. Sevmek ihtiyaç halinde kullanıp yatağa girince kaçmak değildir. Bilakis nefesi kadar yakın olmak demektir. Yazdıklarınıza neden olacak olumsuz bir davranışınız yoksa abartmıyorsunuz ama bu duruma siz meydan vermişsiniz. Evlilikler genelde sevgiyle başlar eşiniz de sizi sevmiştir ve daha çok seveceğini ummuştur diye düşünüyorum ve yine evliliklerde sevgi yapılan hareketlerle, sözlerle, davranışlarla ya çoğalır ya da sizde de olduğu gibi gün be gün azalır. Zor katlanıyorum demişsiniz acaba sizin de ona karşı eksiklikleriniz olabilir mi? Eksik olan bir şeyler olmalı ki eşiniz size bu kadar uzak. Size bunu düşünmenizi öneririm. Ona karşı ilgili değil misiniz? Normal bir arkadaş gibi misiniz yoksa sevgili gibi flört eder gibi davranan bir eş misiniz? Eşinizle bir tek yatak odasında mı ilgilisiniz? Onun sorunlarına, size anlattıklarına ilgili misiniz? Onun dertlerine derman olabiliyor musunuz? Eşler aynı zamanda en iyi arkadaş olmalıdırlar. Kendinize bakan bir bey misiniz? Bunların hepsine evet ben hepsini yapıyorum diyorsanız...    

 

“İnsana aklı dertlerinden kurtulması için verilmiştir.” –Tolstoy

 

O zaman size cesaretli olun diyeceğim sevgili okurum. Korkarak aman susayım, böyle idare edeyimlerle bir yere varamazsınız. Cesaretle kestirmeden yol alırsınız. İnsan kendini bile değiştirmekte zorluk yaşarken başkasını hiç değitiremeyeceğini bilmeli. Siz işinizden dolayı bunu en iyi bilecek insanlardan birisisiniz. İnsanlar birbirlerine onların gözündeki değer kadar değer verirler. Demek ki sizin eşinizin size verdiği değer bu kadar ya bu durumu böyle sürdüreceksiniz ya da kestirmeden bu evliliği her ikiniz de gençken bitireceksiniz. Çünkü siz eşinize şikayetlerinizi dile getirseniz bile en fazla bir süre değişip yine özüne dönecektir. Size tavsiyem hayalinizdeki evlilik bu değilse hayatınız bu kişiyle sürdürmemeniz. Çocuklar için insanlar ömürlerini mutsuz yaşayarak harcamamalı. Baba her zaman baba olabilmeli. Bu en güzel, en yüce sorumluluk. Hakkı verilmeli.  Çocuklar asla harcanmamalı ama anne babalar da çocuklar için kendini harcamamalı. Evlilik kurumunu çok fazla önemseyen biriyim. Evlilikleri kolay harcayan biri asla değilim ama evlilik evlilikse... Bir daha dünyaya gelme şansınız yok, o şans doğru insanla en güzel şekilde kullanılmalı diye düşünmüşümdür. Siz de iyi düşünün yapabilecek gücünüz varsa, göze alabiliyorsanız neden bir şansınız olmasın… Sevgiler…

 

***

 

Çözemediğiniz sorunlarınızı rumuzunuzla yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

 

Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com

 

Twitter: @yesimtijen

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 8915

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6528

  • Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa kadar yumurta dondurulabilir?
    Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa...

    Süresi : 26:32 İzlenme : 749

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1958

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1865

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön