Adap, edep ve kafaya bir şey fırlatılma ihtimali

İçinde yaşadığımız dünyayı ve çağı aslında çoğu zaman oldukça eğlenceli bulsam da, atarlanıp söylenecek mevzular bulma konusunda genellikle daha başarılı oluyorum. Çağ itibariyle artık saçma bulduğumuz o eski moda görgü kurallarını mumla aradığım zamanlar hiç de nadir değil.

Arada sırada, belli durumlar karşısında beni “Edeb ya hu!” diye haykırıp sağa sola çarparken hayal edin.

Tanıştık sayılır. Tazecik köşeme hoş geldiniz efendim.

 

Şimdi bu adap dediğimiz şey yol yordam, bir şeyin kendine has usulleri, yöntemleri olarak tanımlanıyor. Edep ise bu usullere uygun davranma hali. Her şeyin bir adabı var deyip buna uygun davrandığınızda, edepli oluyorsunuz. Adap filan sallamayıp, ortamdaki insanları hiçe sayıp kafanıza göre takıldığınızda da edepsiz oluyorsunuz. Bu kadar basit.

 

Buradaki ince çizgi, öyle her şeyi edepsizlik olarak tanımlayamıyor olmamız. Şimdi biri çıkıp dekolteme baksa ve suratıma “Edepsiz! Hayasız! Ne biçim açmış memelerini!” dese döner çarparım ağzına iki tane. Mesela, bir cenazede değilsek. O zaman ağzına vurmak yerine içime atar, zamanı gelince alırım öcümü. Zamanı gelmezse de içim içimi yer, verebileceğim olası cevaplar günlerce kafamda döner durur.

 

Ama gerçek edepsizlik örneğini memeler üzerinden vermeyeceğim. Arkadaşınızla (hemcins olur, karşı cins olur) oturmuş tatlış bir film izlerken yanınıza gelip üzerinize atlayan üçüncü kişinin yaptığı edepsizliktir mesela. Hiçbir yerde yazmaz, film izleyen insanların yanına nasıl yaklaşmanız gerektiğine dair bir kuralı internette aratarak bile bulamayabilirsiniz. Edep ve adapla ilgili en sinir bozucu şeylerden biri bu: Yazılı olmayan kurallar olmaları. Bu durum, var olsaydı muhtemelen devasa olacak olan o “Edep” kitabını anayasa fırlatır gibi insanların kafasına atabilmenizin önünde büyük bir engel.

 

Hayal etmiyor muyum?

Bir gün o kadar çok hayal edeceğim ki o kafaya fırlatmalık kitap elimde beliriverecek.

 

Metroda yürüyen merdivende kös kös durmuş karısıyla muhabbet eden adama, yanından geçip gidebilmek için ‘pardon’ dedim mesela:

“Yürüyen merdiven burası kardeşim! Yürüyeceksen git normal merdivenden yürü!” diye karşılık verdi o da.

“Ulan acelemiz var, çekil!” diyerek adamı ittikten sonra koşar adım metroya yetiştim. Arkamdan hala bağırıyordu “ne insanlar var yeaa!” diye.

 

Şimdi orada “Yürüyen merdivenlerde sağda durunuz” yazan tabelayı alsam, hatta o tabela sırf bu maksatla takıp-çıkarılabilir olsa, adamcağızın kafasına indirsem de yoluma öyle devam etsem, daha güzel olmaz mıydı?

 

Karşındakini ya da ortamdaki diğer insanları rahatsız edebileceğini bile bile yaptığı şeye devam eden insanların kafalarına bir şeyler fırlatma konusunda daha rahat olsaydık, dünya daha güzel, daha konforlu bir yer olmaz mıydı?

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti
    Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti

    Süresi : 11:02 İzlenme : 751

  • Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar canlı yayın konuğumuz
    Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar...

    Süresi : 27:46 İzlenme : 1560

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 1655

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 466

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 5512

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön