Gece olduğunda, Nilüfer Kulesi'nin ışıkları yanar ve ortaya görülesi, muazzam bir görüntü çıkar. İsminden de anlaşıldığı üzere, kulenin tepesi, nilüfer çiçeği şeklinde tasarlanmıştır; iki kattan oluşan metal taç yapraklar, binaya art deco esintileri kazandırır.
Caminin baş döndürücü iç mekanındaki tüm çiçekleri saymaya çalışın. Bakalım ne kadar sabredebileceksiniz.
Dan Carson tarafından yaratılan bu enstalasyon, Seattle'da müthiş manzaralar bulabileceğiniz tek yapının Space Needle olmadığını kanıtlar nitelikte...
Almanya'nın her köşesinde mimari bir sürprizle karşılaşabilirsiniz; ancak tuğla ve çini dizaynında birkaç kat çiçek öğesi barındıran bu yaşlı kilise penceresi bambaşka…
Şanghay'daki bu baş döndürücü müzenin bir köşesi ateş gibi bir çiçeğe dönüştürülmüş. Akşam saatlerinde, parlak bir turuncu ışıkla aydınlatılıyor; gün içerisinde ise binanın gümüş cephesiyle birleşiyor.
Adeta şehrin simgelerinden biri haline gelen Antoni Gaudi'nin bu şaheserindeki çiçek kaplı dış cephe turistlik gezilerde mutlaka görülmesi gerekenler arasında.
Bu çiçek fiksajının tam etkisini anlayabilmek için müzeyi yukarıdan görmek gerekiyor. Yuvarlatılmış sütunlar bir araya gelerek açan bir çiçek görüntüsü oluşturuyor.
Masa oyunu mu bina mı? Bu altın yoncalar, tasarımın kalabalık şehirde öne çıkmasını sağlıyor...
Bu kiraz renkli taç yapraklar, biraz gölge için mükemmel! Yukarıdan bakıldığında güneş ışığı için açan çiçeklere benziyorlar.
Biraz bekleyin ve içerisine geçmeden önce bu tapınağın dış görünüşünün tadına varın – nilüfer şekli, izlemeye doyamayacağınız bir manzara.
Persepolis duvarlarında anlatılan antik bir hikâye var; ancak bazı sahnelerin altındaki çiçek detaylarını görmeden de geçmeyin.
Altınla başınızın dönmesine izin vermeyin – Şeyh Zayed Camii'nin tavanındaki çiçek kabartmalar, kesinlikle dikkatle incelenmeye değer.
Yukarı bakmayı unutmayın! La SagradaFamilia'nın tavanı, rüyalarınızda bile göremeyeceğiniz bir güzelliktedir.
Bu rengarenk çiçekler, keşfedilmeyi bekleyen devasa bir endüstriyel bahçe görünümü yaratıyor.
Otto Wagner'in Majolica Bina'sı, bilinen en güzel çiçekli çinilerden bir kısmına ev sahipliği yapıyor.
Bu katedral, devasa bir çiçeğin merkezinde yer alıyor. Burayı kendi gözlerinizle görebilecek kadar şanslıysanız eğer, bir adım geri gidin ve manzarayı biraz uzaktan izleyin.
Bu ibadet mekanını ziyaret etmek için birçok sebep bulabilirsiniz; ancak duvarlardaki çiçekli vitray camları görmeden gitmeyin.