Levent Pişkin ve LGBT

"İbne davası" ile bugün hakim karşısına çıkan Levent Pişkin'le HDP ve LGBT hareketi üzerine konuştuk...

"Nerdesin Aşkım?!”

Güneşli bir öğleden sonra aceleyle geldi yanıma. Şişli karakolunda gözaltına alınanların yanından geliyormuş. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Beyoğlu Eş Başkanı Levent Pişkin, avukat ve LGBT aktivisti. Daha önce Taksim’in rengarenk olduğu LGBT Onur Yürüyüşü'nde konvoy önünde bayrak sallarken görmüştüm onu.  Hak, adalet ve yaşama dair ne varsa her birine ayrı saygı duyan mesleğinin gereği adalet arayan biri. Dünyadaki totaliter rejimde eşcinsellerin yeri, insan haklarında eşcinsellik ve hukuki anlamdaki boşluklar konuşmamızı şekillendiriyor.

 

Trans cinayetlerinden konu açılıyor. Öldürülen bir transseksüelin hukuki haklarının yeterince savunulup savunulmadığını soruyorum. Söze şöyle başlıyor: “Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği diye bir şey görülmüyor… Tek tip vatandaş algısı var ve o vatandaş da Türk, Sünni, beyaz, heteroseksüel kişi üzerine kurulu bir algı. Bugün LGBT derneklerine yönelik bir düzenleme yok. Kimlik meselesine dair hukuki anlamda söylenebilecek şeyler bir yerde kısıtlı bu anlamda…” Modern insan olmanın ne olduğunu anladığımız zaman cinsiyet kimliğini de anlayabileceğimiz aşikar.. Yok sayılıyor  LGBT’liler bir şekilde bir zamanlar Kürtlerin görülmediği ve Ermenilerin yok sayıldığı gibi....

 

LGBT olmak ne demektir? Nedir toplumdaki yeri? Neler düşünüyor bu insanlar?

Aklımdaki soruları peş peşe sıralıyorum. Levent Pişkin 23 yaşında olmasına rağmen, Meclis’teki birçok milletvekilinden daha bilgili, daha emin ve daha kararlı. “Her şeyden önce sistemin paradigmasına aykırı. Bir erkek ve diğer bir erkeğin cinsel ilişkiye girmesi. Sistem heteroseksüel erkek üzerine kurulu. LGBT’li olmak işleyen çarkı bozabiliyor, aile temelini sarsabiliyor. Sistem tamamen heteroseksüel bir aile düzeni üzerinden yürüyor ve bu durumda LGBT olanlar sistemin çarkına bir anlamda çomak sokmuş oluyor” diyor.

 

Geçen haftalarda HDP Beyoğlu Eş Başkanı seçilen Levent Pişkin ve savunduklarına dair söylenebilecek tek şey şu: Söz hakkının doğduğu yerde adalet baş gösterir. “Beyoğlu ve çevresinde söz hakkına sahip olma açısından önemli bir adım bu. Meclis'te LGBT sözü ilk kez BDP’nin meclise girmesiyle Sabahat Tuncel tarafından dile getirildi. BDP bu işin peşini bırakmadı ve takip ediyor. CHP’den de bir atak geldi ve CHP de böyle bir görev almış oldu üzerine.”

 

Eşcinsellik hastalık olabilir mi?

Ne yapılabilir kimlik çalışması üzerine diye soruyorum: “ Mavi ve pembe kimlik yerinde tek bir kimlik olabilir. Böyle bir ayrıma gidilmeyebilir. Hem bu herkesin işini de kolaylaştıracak bir şey olacaktır. Geçiş operasyonlarını sigorta karşılayabilir. Seks işçilerinin yasal hakları için mücadele edilebilir. Anayasa meselesi ve Nefret Suçları Kanunu var. Yani hayatın her alanında aslında LGBT dediğimiz mesele… Ne kadar çok alandaysan halkla o kadar çok iç içesin. Haksızlıkla, mağduriyetle… Adına ne dersen. Mecliste LGBT sözünün dillendirilmesi ve buna dair bir tartışma yapılıyor olması dahi çok çok önemli bir mevzu.  Binnaz Toprak’ın 59 milletvekilliyle verdiği ve BDP’nin grup olarak katıldığı bir önerge vardı. Çok çok iyiydi. Oradaki tartışmada bir kez daha gördük ki AKP bunu hala bir hastalık olarak görüyor. İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu çıktı dedi ki: 'Bu bir hastalık'. Ve bunu söyleyen bir kadın doktor… AKP, hükümeti boyunca 2 kere hastalık ilan etti eşcinselliği resmi ağızdan.”

 

Son 10 yıl içinde dünyanın eşcinselliğe bakış açısındaki değişimin Türkiye’yi de etkileyip etkilemediğini konuşmaya başlıyoruz. "Elbette ki etkilendi" diyor. "11 sene evvel LGBT Onur Yürüyüşü’nde 20 kişi yürürken artık 50 bin üzerinde insan yürüyüşe katılıyor." "Empati kurulmaya başlandı herhalde" diyorum. “Empati değil. Empati kurmasını bekleyemem. Bir heteroseksüelin beni anlamayacağı gibi ben de bir bir heteroseksüeli anlayamam…” diyor.

Asgari olarak tek beklentileri “saygı duyulmak”  ve en fazla dayanışma… Gezi Parkı olaylarıyla beraber ilerleyen bu süreçte LGBT’nin duruşu ve olaylara yaklaşımı toplumsal açıdan bir çok şeyi daha iyi anlamamıza yol açtı belki de. “Çoğu delikanlıdan daha delikanlıymışsınız!” lafları etrafta döndü. “LGBT’liler yıllardır direniyorlar. Bu direniş onlar için ilk değil. Transseksüeller, seks işçileri, gay'ler yıllardır toplumda ötekileştirilmeyi yaşıyor. Ve her gün sokakta direniyorlar. Bu nedenle orada bulunmaları insanlara başlangıçta tuhaf gelse de biraz düşününce anlıyorsunuz ki işin gerçeği bu. Her gün direniş var. Her yerde, her şeye, herkese karşı 'kendilerini ifade etmek', 'kendi cinsel kimliklerini kabul ettirmek için' direniyorlar.”

 

"Nerdesin aşkım, burdayım aşkım!"

Sloganları dillere pelesenk oluyor. “Nerdesin aşkım?" İstiklal Caddesi'ni neredeyse boydan boya saran gökkuşağı bayrak dalgalanıyor ve ara sokaklarda yankılanıyor sesler. Heteroseksüel de buna karşılık veriyor, kestaneci de bağırıyor, mısırcı da, transseksüel de... İstanbul bağırıyor bir anlamda… Herkes tek bir ağızdan yanıtlıyor soruyu: “Buradayım aşkım!”

 

"Bu slogan nereden çıktı?" diye soruyorum Levent’e. Asıl hikayeyi anlatıyor gülümseyerek: “Aslında o slogan bir anda yayıldı. Bir arkadaşımız ve sevgilisi arasındaki telefon konuşmasıydı. Sürekli sevgilisini arayıp 'Nerdesin aşkım?' gibi sorular sorardı. Bu da bizim aramızda eğlenceli bir diyaloğa dönüştü. Doğaçlama oldu bir anlamda. Bir taraftan 'Nerdesin Aşkım?' sorusunu duyan, diyaloğun devamını bildiği için 'Buradayım aşkım!' diye cevap verdi… Ve bir süre sonra tüm İstiklal Caddesi bu sesle yankılandı.”

 

Bu kadar kapalı bir hikayeden bu kadar hızlı benimsenebilen bir slogan çıkabiliyor. Birleşebiliyormuşuz bunu gördük bir anlamda. Zor değil anlamak, zor değil yaklaşmak ve görmek. Aşk her yerde, her bedende aşk olduğunda var olabilir ancak. Anlaşılması gerekenin trans cinayetlerine susmamak olduğu, aşkın her halinin “aşk” olduğu, cinsel kimliklerin gerçekliğini kabul ettiğiniz noktada dünya bambaşka bir yer olacaktır. Bırakın birimiz armut severken diğerimiz elma sevsin. Mühim olan meyve sevmek…

 

 

 

Haber: Pınar Aksu

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 9198

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2315

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5654

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2461

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3645

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön