Çocuğunuzu bir tur bana verir misiniz?

"Evcil hayvan kiralama" sisteminin bir çocuğu birilerine kiraya vermekten farkı ne? Okuyun, siz karar verin.

Çocuğunuzu bir tur bana verir misiniz?

Sabah uyandınız yatağınız dar, yaklaşık bir aydır aynı çarşafta dönüp duruyorsunuz. Yemeğinizi yatağınızda yediniz, aynı yatakta uyudunuz ve yatağınızın bir köşesine işediniz! Ardından dar pencerenizden dışarı baktınız, diğer insanlarla cam arkasından iletişime geçtiniz ve gününüz hala çok güzel?!

 

"Evcil hayvan kiralama" sisteminin geleceği haberlerini şaşkınlıkla okuduk geçen günlerde. Aydın'a bağlı Kardeşköy'deki hayvan barınağı "iyi niyetle" böyle bir uygulama başlatmış. Bir nevi "Bu hayvanı alıp sıkılacağınızı biliyoruz. Bırakın mundar olmasın. Biz size kiralayalım biraz sevin, geri getirirsiniz. Sonra başkalarına da kiralarız" demenin kestirme yolunu da bulmuş ekonomi düşünürü yurdum insanı. Bir köpeğin zeka yaşının 4 yaşındaki bir çocuğun zekasına eşit olduğunu bilmeyen ya da bilse bile umursamayan insanlara önerim şu: Çocuğunuz varsa bayramlık bana verin. Biraz oynayayım. Benim çocuğum olsun bir kaç ay. Sonra zaten sıkılır size geri veririm. Nasıl? Burada bana mı kızmalısınız çocuğu geri verdim diye yoksa kiraladığınız için kendinize mi? Bu gibi kâr üstüne kâr mantığı güden işletmelere gidip kendi çocuğunu eğlendirmek için başka bir canlının duygularıyla oynayan insandan bahsetmek, sözcüklerin asaletine ters düşüyor, oralara hiç girmiyorum...

 

Her yıl milyonlarca hayvan bu şekilde kiralanmasa da satılıyor ve ardından barındaklarda sahiplenilmeyi bekliyor. Birçoğu ölüyor ya da tüm hayatı boyunca çekeceği hastalıklarla yaşıyor. Alışveriş merkezlerinde kıyafetlerin sunulduğu vitrinlerin boyutlarının büyüklüğünün yanında maksimum yarım metrelik alanlarda yaşamaya çalışan hayvanlar, sempatiden çok acıma, iç burkulma hissi uyandırıyor bünyemde. Her yeni gün sokakta doğan sayısız hayvan varken, açlık sınırındaki hayatları unutup, bir canlının sonsuz hapis hayatını destekleyecek paraları oraya yağdırma fikrini hayvan sevgisiyle örtüştüremiyorum. Ne yazıktır ki maddiyat işin içine girince anlıyoruz durumu. Cins bir köpeğin fiyatının 2500 TL.'ye yakın olduğunu söylesem ve bu 2500 TL. ile iki ailenin bir aylık masraflarının çıktığını hesaplasak daha anlaşılır olur durum sanıyorum...

 

Derin bir boş vermişlikle "insan haklarına saygı duyulmuyor ki hayvan haklarına saygı duyulsun" diyen boş beleş mantığı da kabul edesim gelmiyor. O zaman saygı duy! Zincirleme düşünmekten korkuyor insan. O canlıyı oradan aldığında sonrasının güllük gülistanlık olduğunu mu sanıyor acaba? Basitçe düşünmeye davet ediyorum, farz edelim ki o sevimli kediyi ya da köpeği oradan aldınız. Ardından onun yerine yenisini koymak gerekecek. Pet shoplar da bu sirkülasyonu tamamlamak için o çok severek evinize aldığınız hayvanın annesini bir kafeste tutuyor. Tüm hayatı çiftleşmek ve doğurmak üzerine kurulu bir hayata destek vermiş oldunuz... İnsan kendinden başka bir canlıya değer verip onu anladığında ancak kendinin farkına varabilir...


Yılbaşı nedeniyle ya da karne hediyesi olarak çocuklara, bonus kapma adına sevgiliye pet shoptan hayvan satın alan zihniyet, "Senin canlı yaşamıyla derdin ne?" Bunu sorguluyorum son zamanlarda. Diğerine kendi sevgini bu şekilde ifade etmek çok acizce değil mi? Ortak paylaşım anı yaşamadan, ödediğin paranın neye hizmet ettiğini bilmeden ayakkabı alır gibi canlı satın almak nasıl oluyor?! Bunların yerinde çocuğunun ya da sevgilinin elinden tutsan barınağa gidip şefkatli bir şeklide hayatınınızın bundan sonraki kısmında sizinle olacak canlıyla böyle tanışsan daha iyi olmaz mı?

 

Türkiye’nin çeşitli yerlerinde sahiplenilmeyi bekleyen milyonlarca hayvan var. Her şehirde kurulmuş barınaklar tıklım tıklım dolu. Vakti zamanında pet shoplardan geçici bir hevesle satın alınmış ve bakılmayarak barınağa terk edilmiş birçok cinsten hayvan bulunuyor. Ki özellikle belirtmek istediğim bir nokta var. Hayvan sevgisi ile dolu biri ne cins ne de renk ayrımı yapabilir. Arabanızın rengi, markası, hızı önemli olabilir. Ama bir canlıyı buna göre ayırmak sizce de fazla maddeci değil mi? 

 

Pet shopların alt katlarında damızlık olarak yaşayan ve ölene kadar doğum yapmak dışında hiçbir şekilde dışarı çıkarılmayan hayvanlar var. Burada satın alınan, bir canlının özgürlüğü, nefesi, anneliği…

 

Sokağınızda, bahçenizde gördüğünüz hayvanlara bir kere daha bakın ve pet shoptan hayvan satın almayın, barınaklar sahipsiz hayvanlarla doluyken bu işkence fanuslarına para yağdırmayın…

 


 

Hazırlayan: Pınar Aksu
Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8754

  • Damla çikolatalı kurabiye tarifi
    Damla çikolatalı kurabiye tarifi

    Süresi : 00:48 İzlenme : 2145

  • Yoğurtlu kereviz salatası
    Yoğurtlu kereviz salatası

    Süresi : 01:17 İzlenme : 5414

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 2374

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 3530

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön