HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
9 - 6 çalışma dönemi bitiyor mu?
Giriş: 11 Ocak 2012, Çarşamba 11:32
Güncelleme: 26 Mayıs 2016, Perşembe 12:22

Uzun süreli çalışma saatleri, iş dışındaki yaşam derken insanlar çoğu zaman ne yaşadıklarının farkında olmadan günü tamamlıyorlar. Bu kadar saat insanlardan verimli çalışma doğal olarak beklenmemeli. İş verenler hep daha fazlasını arzuladıklarından, çalışanlar da hırslı piyasa koşullarında rekabet etmek için, kendilerini ofislere kapatıyorlar. Fakat bu tablo artık yok olmaya başlıyor. İş hayatında, çalışan nesil yenileniyor.

2012'nin en trend olayları arasına girebilecek açıklama, dünyaca ünlü iletişim firması Euro RSCG'den geldi. Çalışanlarının çoğunun “Y- Jenerasyonu” yani 1982 ve 1993 yılları arasında doğmuş insanlardan oluşuyor. Çalışma saatlerinin değişeceğini iddia ediyorlar.

Peki bu çok tartışılan "Y- Jenerasyonu" nedir?

Uzmanlara göre Y- Jenerasyonu, 1980 ve 1990 sonları hatta 2000'de doğan bir nesil. İş yaşamında onları diğer jenerasyondan ayıran, hem huzurlu olabildildiği işi bulana kadar iş değiştiriyorlar ve gerçekten kendilerini mutlu hissettikleri ortamda yüksek performans ve kaliteli çalışmayla başarıyı elde ediyorlar. Hayatlarının baş rollerinde teknoloji var. Kişisel gelişim ise onlar için olmazsa olmaz.

Önceki nesillere göre daha sorgulayıcı ve araştırmacı oldukları gözlenen bu jenerasyon, işini iş olduğu için yapmıyor. İşlerinin kendilerini yansıtmasıyla motive oluyorlar. İşlerini hızlıca halledebiliyor ve farklı şeylere kolayca konsantre olabiliyorlar. İletişime açıklar ve esnek saatli iş yaşamı istiyorlar. Bu tarz istediği ortamı yakaladığı takdirde, tam performans sergiliyor ve işlerine daha net odaklanıyorlar.

Amerikan Profesyonel ve İş Kadınları Derneği (The Business and Professional Women’s Foundation), 2025'e kadar, evrensel iş gücünün %75'ini Y- Jenerasyonunun oluşturacağını öngörüyorlar. Bu sene de, geçen sene olduğu gibi, genç Amerikalılar Ernst&Young gibi büyük firmaların %60'ını oluşturuyor. Artan şekilde, bu şirketler iş yerlerinde esnek bir ortam yaratmaya doğru gidiyorlar. Bu yönde hem kendi istekleri doğrultusunda, hem de çalışanların talepleri bu yönde.

Y-Jenerasyonunun bu talepte bulunmalarının en büyük nedenlerinden biri, onlar ailelerinin çalıştıkları ortamda çalışmak istemiyorlar. Teknoloji ve evrensel işyeri dinamikleri arasında,şirketler, tüm çalışanları için – Y-Jenerasyonu dahil- esnek çalışma koşulları yaratmaya çalışıyorlar. Vadofone İngiltere'nin yaptığı araştırmada çalışanların %90'ı geleneksel iş saatlerine bağlı kalmak yerine, esnek iş saatlerini tercih ediyorlar.

Bu değişim, çalışanların dünyanın herhangi bir yerinde, istedikleri zaman çalışabilmelerini sağlıyor. Ernst & Young, Aflac and MITRE gibi büyük firmalar, artık çalışanlarının hayatlarına müdahale edeceklerse, onların kişisel hayatlarına iş yaşamlarının uyumlu olması gerektiğini de biliyorlar.

Ernst&Young'ın esneklik stratejisi lideri Maryella Gockel'e göre “ Günlük 8 saatlik çalışma neredeyse ortadan kayboluyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri dünya evrensel ve oldukça sanal”. Y- Jenerasyonunun talepleri doğrultusunda, şirketler iş yerinde esneklik yaratarak daha rahat ve genç yetenekleri gelecek için işe alabiliyorlar.

Şirketler, çalışma koşullarında esneklik sağlamalarının daha farkındalar çünkü emir ve kontrol döneminin eskilerde kaldığını çok iyi biliyorlar. Ayrıca şirketler, çalışanlarının Facebook ve diğer telekomünite alanlarında bazı şeylere çok takılmamaya ve çalışanlarına güvenme konusunda da büyük bir değişim yaşıyor.

Bazı şirketler, yapı olmadan, çalışanların dikkatlerinin dağılacağına, daha az üretici olacaklarından korkuyorlar. Aslında bu çokta yanlış bir değerlendirme değil. Güvenilir bir iş ortamı daha sadık çalışanlara sahip olur ve verim artar. Şirketlerin, çalışma politikalarında esnekliği tercihg etmelerinin 3 nedeni;

Y- Jenerasyonundan olan çalışanlar, Facebook'a giremedikleri yerlerde çalışmak istemiyorlar

Cisco tarafından yayınlanan, “Connected World Technology” raporu, iş başvurusu sırasında yüksek maaştansa sosyal medyaya erişime daha çok önem veriyorlar. Dahası, yarısından fazlası İnternet'n hayatımızın integral bir parçası haline geldiğini söylüyor. Y- Jenerasyonu, tüm gün iş arkadaşlarıyla olduğu kadar ailesi ve arkadaşlarıyla sürekli iletişim halinde olmak istiyorlar. Buna rağmen bazı şirketler, iş yerlerinde sosyal medyayı yasaklıyorlar, bazıları ise çalışanlar profesyonel bir şekilde olacak şekilde kullandıkları takdirde açıyorlar. Gockel'e göre “Biz, insanların iş arkadaşları ve iletişim halinde olduklarıyla, sürekli temasta olmaları için sosyal medyayı kullanmalarını istiyoruz” diyor. Ernst&Young'ın herhangi bir sosyal medya politikası veya yönergeleri yok.

Y- Jenerasyonu iş yerinde esnekliğe maaştan daha çok önem veriyor

Mom Corps tarafından yapılan araştırmaya göre Y- Jenerasyonunun 3'te 1'i yani, %37'si iş yerlerinde daha esnek bir çalışma ortamı varsa, maaşlarında kesintiye gidilmesinin sorun olmayacağını söylüyorlar. Esneklik çalışanları motive ediyor ve şirketlerine daha çok sadık olmalarını sağlıyor. Çünkü kendilerine değer verildiğini hissediyorlar. İş yerinde esnekliğe önem veren, yöneticilerin geleceğe yatırım yaptığı ve modern iş yaşamını daha iyi anladığı anlaşılıyor.

Y- Jenerasyonu çalışanları teknolojiyle iç içeler

Teknoloji, tüm çalışanlar için 9-5 arası çalışma saatlerini kesintiye uğratmıştır. Hiç kimse tam olarak işten ayrılmıyor aslında. Çalışanlar evlerine gittiğinde, aslında hala çalışıyorlar çünkü profesyonel ve kişisel yaşamları entegre oluyor. Çalışanlar her zaman şirketlerini temsil ediyorlar, ve e-mail alımı hiçbir zaman sonlanmıyor. Yani iş dışında olduklarında, iş aksıyor gibi bir gerçek yok.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar
misafir 13 Ocak 2012, Cuma

türkiye'deki bir çok işletme çalışma saatlerini düzenlemeli..

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

köle misali verdikleri üç kuruş sigorta yok ama haftanın 6 günü çalıştığımız gibi sabah 8 akşam 7 özel sektör böyle kendine ait özel hayat diye bişey kalmıyo...burası türkiye

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

9-6 çalışılmalı, facebook yasak olmalı, maaşlar tatminkar olmalı. hafta sonu çalışılmamalı.

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

biz bu esnek çalışma ortamını sağladık ama düzen bozuldu.ilk dönemler performans artışı aldık ama ipin ucu koptu

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

avrupa düzeni 8 den aksam 4e kadar degil ! sabah 6 ögle 2 . 2 den 10, yada aksam 10 dan sabah 6!

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

biz 08:30 19:00 çalışıyoruz. hafta sonu da mesai ücreti verilmiyor.

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

sabah 8 aksam 4 nasil? bence en iyisi bu. 8 saat is,9 saat uyku 7 saatte sosyal cevre. duzen bu avrupa duzeni

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

nasıl bir öğrenci 40 dakika pür dikkat ders dinleyemezse. bir insanda 9 saat harıl harıl çalışamaz. 4 saat mesai olsa hem iş günü artar hem sürekli iş değiştiren eleman sayısı. insanlar sosyal hayatlarınada devam ederler.

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

hay allahım ya.millet çalışacak iş arıyor.milletin derdi facebook olmuş.istifa edin hiç değilse gerçekten çalışmak isteyenlerin hakkını yemeyin.yazık yazık

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

işe başlma saati en azından 10:00 olmalı

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

tembel milletiz işte kabul edin. bakın japonlar nasıl çalışıyor..tüm türkiyedeki çalışanların yüzde 90 ı işini savsaklıyor yada işten kaytarıyor..türkiyenin gerçeği parayı seviyoruz çalışmayı sevmiyoruz olay budur.

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

hakkını verirsen çalışırlar. iş yavaşlatma ve isteksizlik hak yendiği zaman olur.

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

ne için ve kim için çalışıyoruz .. amcımız para kazanmaksa bunca çileye ,ne gerek aldığımız üç kuruşla vaktimizi ve ömrümüzü boşamı harcıyoruz,bence insanlar mutlu oldukları ve rahat ettikleri işlerde yüksek başarıyı yakalarlar ancak bizim ülkemizde bu sayıda insan belkide bir elin parmakları kadardır.....

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

herhalde bu sistem ust yöneticiler için geçerli olur birileride köle gibi çalışır bunlarda çalışıyoruz der fazlaca maaş sosyal akteviteleri bolcana oh ne guzel kapıtalist dunyanın soytarı ları kral oldu kral larda emekçiler soytarı gibi hababam çaılşsınlar köle gibi

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

silikon vadisindeki sistem işte. türkiye'de de uygulayan bazı firmalar var bu çalışma tarzını uygulayan. hedefim o firmalar girmek :)

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

ya ömrüm nöbetle gecti̇. emekli̇ poli̇si̇m.bazen sabah 08:00 ertesi̇ günü sabah 05:00 te evi̇me gi̇derdi̇m.ami̇r kapri̇sleri̇de zaman zaman cabasi olurdu.sorgulanamaz lardi..

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

evet arkadaşlara katılıyorum çalış çalış çalış robot gibi akşam eve gidincede suyu sıkılmış limon gibi hissediyorum kendimi yorgunluktan sabah nasıl olmuş vallahi anlamıyorum

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

katılıyorum kardeşim insanın hem ruhen hem fiziken sağlıklı olabilmesi için sabah 8,30 iş bası ama yine sabah erken kalkıp sporunu yapabilmeli insan güne zinde baslaması için aksam 17,00 iş bitimi hem yine sporu ve ailesiyle güzel vakit gecirerek daha basarılı olabilir insan

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

pardon akşam 17 de işten çıkıp 1 saatte eve gidince hava çoktan kararıyor sporu saat kaçla kaç arası yapalım

misafir 13 Ocak 2012, Cuma

08:30 19:00 eve gidiş 1.5-2 saat sürerse???

misafir 12 Ocak 2012, Perşembe

teknoloji çalışanların değil işverenlerin lehine gelişiyor. çalışanına bir adet blackberry veriyor ve çalışan artık 24/7 çalışır hale geliyor. taşınabilir bilgisayarlar, mobil iletişim vs. çalışmayı esnekleştiriyor ama çalışma saatlerini de artırıyor. işverenler 1 çalışana 2-3 kişilik iş yaptırabiliyor, bir de üstüne kriz ve işsizlik edebiyatıyla maaş artış taleplerinin önünü kesiyor, kendi kesesini dolduruyor.