İnme neden olur?

İnme, beyin-damar rahatsızlıkları içerisinde dünyada en çok fonksiyon kaybına neden olan sağlık sorunlarının başında geliyor.

İnmeye dair bunları biliyor musunuz?

Halk arasında “felç” olarak bilinen inme, dünyada en fazla fonksiyon kaybına neden olan, yaşam kalitesini en fazla etkileyen ve ölüm nedeni olarak 2. sırada yer alan bir hastalık grubu. Tüm dünyada her 2 saniyede 1 kişi, bir yılda 17 milyon kişi inme geçiriyor ve 6 milyon kişi de aynı nedenle yaşamını yitiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde de son yıllarda inme nedeniyle hayatını kaybeden hasta sayısı artarak 2016 yılında 40 binlere ulaştı.

 

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken Dünya genelinde her 6 kişiden 1’i hayatlarının bir noktasında inme geçirme tehlikesi yaşayacağına dikkat çekiyor.

 

İnme nedir?

İskemik inme beyine giden kan akımının kesilmesi sonucunda meydana gelir. Kan akımı olmadan beyin hücreleri hasar görür ya da ölür. Hücrelerdeki hasarın etkileri beynin hangi bölgesinde olduğuna göre değişir. Kişinin yüzünde, kolunda ve bacağında felce, konuşamamaya, dengesizliğe ya da görme bozukluğuna neden olabilir. İnmelerin yüzde 80’nini oluşturan ve en sık görülen tipi, beyin damarlarındaki kan akımının bozulmasına bağlı serebral enfarktüse neden olan iskemik inmedir.

 

Kimler risk altında?

İnme için risk faktörleri değiştirilebilir ve değiştirilemez olmak üzere iki grupta toplanabilir. Değiştirilemez olanlar yaşımız, cinsiyetimiz, ırkımız ve kalıtım özelliklerimizdir. Elli beş yaşından sonra toplumda her yıl ortaya çıkan yeni inmeli hasta sayısı, her on yılda iki kat artar.

 

İnme geçirme oranı erkeklerde kadınların 1.3 katıdır!

Değiştirilebilir risk faktörleri hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, kalp hastalıkları, şah damarı darlıkları, sigara ve aşırı alkol tüketimidir. Hipertansiyon hem serebral enfarktüs hem beyin kanaması için en önemli risk faktörüdür. İnmeyi önlemenin en etkili yöntemi hipertansiyonun tedavisidir. Diyabetin iskemik inme riskini 1,8 ile 6 kat oranında bağımsız olarak artırdığı gösterilmiştir. Kolesterol düzeyinin inme ile ilişkisinin iki yüzü vardır. Yüksek total kolesterol düzeyleri artmış iskemik inme riski ile, çok düşük düzeyler ise yüksek beyin kanaması riski ile ilişkilidir. Kalp hastalıkları içerisinde, kalp atım ritmindeki düzensizlik inme riskini 4-5 kat artırmaktadır. Bu nedenle bu ritim bozukluğunun doğru bir şekilde tedavi edilmesi iskemik inmenin önlenmesi için çok önemlidir.

 

Sigaraya dikkat!

Sigara hem iskemik inme hem de beyin zarları arasına kanama riskini artırır. Sigaranın ayrıca damarların kireçlenmesi üzerine etki ettiği de bilinmektedir. Sigaranın bırakılmasından sonra hiç içmemiş bir kişinin riskine yakın hale gelmek için 10 yıl geçmesi gerekir. Aşırı alkol tüketimi tüm inmeler için risk faktörüdür.

 

İnme tedavi edilebilir mi?

Akut iskemik inmenin pıhtı eritici ilaçlarla tedavisi ilk 4,5 saat içinde yapılabilmektedir ve ilaç ne kadar erken verilirse o kadar etkili olur. Bu nedenle toplum tarafından inme belirtilerinin bilinmesi ve hızla 112 aracılığı ile hastaneye ulaşılması inmeden düzelmeyi etkiler. Pıhtı eritici ilaçlar iyileşme olasılığını yüzde 30 artırır. İnme belirtilerini öğrenmek ve hızlı hareket etmek üzere tüm dünyada FAST kısaltması kullanılmaktadır. F yüzde felç, A kolda felç, S konuşma felci ve T zaman sözcüklerinin İngilizcelerinin baş harflerinden oluşur ve yine İngilizcede hızlı anlamına gelmektedir. Çünkü zaman beyindir. Sonuç olarak bir ya da iki gözle görme kaybı ya da ağzınızda kayma olur, konuşmada zorluk ve anlama bozukluğu yaşarsanız ve kol ya da bacağınızda özellikle tek taraflı güçsüzlük ya da dengesizlik gelişirse derhal 112’yi arayarak akut inme tedavisinin yapılabildiği en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gerekir.

 

Son yıllarda beyinde büyük damar tıkandığında ilk 6 saat içinde uygulanabilen pıhtı çekici tedaviler ile başarılı sonuçlar elde edildi. Anjiografi ile yapılan bu tedaviler iyileşme olasılığını yüzde artırmaktadır.

 

Hem pıhtı eritici hem de pıhtı çekici tedaviler bu konuda uzmanlaşmış nöroloji doktorlarının liderliğinde bir ekip tarafından, inme tedavisine hazır hastanelerde yapılabilmektedir. Bu nedenle inme belirti ve bulgularının farkına vardığınızda vakit kaybetmeden bu tedavilerin yapıldığı en yakın hastaneye başvurmak hayati öneme sahiptir. Rehabilitasyon tedavinin önemli bir adımıdır. Hastanede mümkün olan en kısa zamanda başlamalıdır. Hastanın becerilerini geri kazanması ve günlük yaşam aktivitelerine hatta işine geri dönebilmesi için önemlidir.

 

İnme tekrar eder mi?

İyileşen 4 inme hastasından 1’i yeniden inme geçirir. Yeni bir inmeyi önlemek için kan basıncı ve kolesterol düşürülür, şeker hastalığı kontrol altına alınır, kan sulandırıcı tedaviler verilir, şah damarı hastalıkları cerrahi ya da stent ile tedavi edilir. Bu tedavilerin yanı sıra yaşam şekli değişiklikleri de önemlidir. Kilo verilmesi, diyetin ayarlanması, fizik aktivitenin artırılması, sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin sınırlanması ve stresin azaltılması gerekir.

 

Acıbadem Altunizade Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nazire Afşar inme ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.



Tedavide zaman çok önemli

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nazire Afşar inmenin beyne giden büyük damarların ya da beyin içindeki kılcal damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu geliştiğini belirtiyor. İnmelerin yüzde 80’i damar tıkanıklığı nedeniyle meydana geliyor. Damar tıkanması ise damar duvarındaki iç mekanizmalar sebebiyle veya damara pıhtı atmasından kaynaklanıyor. Bunun sonucunda beyne yeteri kadar kan gitmiyor ve o damara ait alanlarda hasar oluşuyor. İnmelerin yaklaşık yüzde 15’inde ise beynin kılcal damarlarında çatlama soncunda doku içinde kanama görülüyor. Her iki durumda da beynin belirli bir alanı işlev göremez hale geliyor ve hastada felç ortaya çıkıyor. Felç sonrasında hastaların yaklaşık yüzde 20’si ya kaybediliyor ya da ağır özürlülükle sağ kalıyor. Bu aşamada tedavide ne kadar geç kalınırsa özürlülük oranları da o kadar artıyor.

 

İlk saatler çok kritik

İnme kısmen de olsa tedavi edilebilen bir hastalık. “Ancak tedavinin çok erken dönemde ve hızla yapılması gerekiyor” diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nazire Afşar sözlerine şöyle devam ediyor: “Tedavi, belirtilerin ortaya çıkışından itibaren ne kadar erken yapılırsa, o kadar etkili oluyor. Erken dönemde müdahale edildiğinde beynin beslenmesinde sorun oluşturan pıhtı ortadan kaldırılabiliyor ve kalıcı hasar engellenebiliyor. Hastanın ileride hayat kalitesi açısından fark yaratabilecek bu erken dönem tedavinin ilk 4.5 saatte, uygun merkezlerde yapılması belirleyici rol oynuyor. Tedavide damar açmaya yönelik tromboliz tedavisi uygulanıyor.” Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nazire Afşar ayrıca daha önce felç geçirmiş veya tansiyon gibi riskler saptanmış kişilerin “iyileştim” düşüncesiyle ilaçlarını asla kesmemeleri konusunda da uyarıyor. Çünkü kullanılmakta olan kan sulandırıcı, tansiyon veya kolesterol ilaçlarının kesilmesi yeni bir felce karşı kişileri korunmasız bırakıyor. Bu koşullarda ortaya çıkan inme ise birincisine oranla daha ağır sonuçlar taşıyabiliyor.

 

Yaşam tarzı değişikliği ilaç kadar önemli

İnmeden korunmada ilk aşamayı riskleri bilmek ve bu doğrultuda önlem almak oluşturuyor. Yüksek tansiyon, diyabet, sigara, kalp hastalıkları (özellikle de ritim bozuklukları), hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo ve kolesterol yüksekliği inmenin gelişmesinde en önemli etkenler arasında yer alıyor. Bu nedenle genel olarak 40 yaş sonrasında, aile öyküsü olan kişilerde ise daha da önceden başlayarak düzenli olarak tansiyon, kan şekeri, kolesterol ölçümleri ile kalp kontrollerinin yapılması çok önemli. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nazire Afşar inmede yaşam tazı değişikliğinin de ilaçlar kadar önemli olduğuna işaret ederek şu önerilerde bulunuyor: “İnmeden korunmak için sağlıklı beslenmeli, besinlerdeki yağ ve tuz miktarını kontrol etmeli, meyve sebzeye ağırlık vermeli. Fazla kilo almamak, düzenli egzersiz yapmak ve stresten korunmak da alınması gereken önemli önlemlerden. Bunların yanı sıra sigara içilmemeli ve içilen ortamlardan uzak durmalı. Alkol tüketimi de en az seviyede tutulmalı. Düzenli olarak spor yapılamıyorsa en azından işe gidip gelirken toplu taşıma araçları kullanmalı, araç iş yerinden uzağa park edilerek yürümeli veya alışveriş merkezleri dahil her fırsatta asansör yerine merdiven kullanmalı”

 

 

Acıbadem Atakent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, inmeye dair bilgiler verdi.

 

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sık görülen ve bir beyin-damar rahatsızlığı olan inme (felç), kişilerde ölüme ya da kalıcı hasarlara yol açabiliyor. İnme geçirirken veya inme geçiren bir kişinin yanındayken, tereddütsüz en kısa sürede hastaneye başvurulması gerektiğinin altını çizen Acıbadem Atakent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, “Bu noktada dakikalar bile çok önemli olduğundan, bazı şeylerin geri dönüşü olmayabilir. O nedenle en geç dört saat içinde tedaviye başlanmış olmalı” diyor.

 

Duyularda hasar bırakıyor

Beyinde damar tıkanması veya kanama sonucunda beynin işlevlerinin kaybına neden olan inme, kol veya bacaklarda kuvvet veya duyu kayıplarına, görme, konuşma bozukluğu ve denge kaybı gibi sonuçlara da yol açabiliyor. Prof Dr. Murat Aksu, inmeye sebep olan şeyleri ise şöyle açıklıyor: “Yüksek tansiyon, şeker ve kolestrol yüksekliğinin yanı sıra sigara, aşırı alkol tüketimi, kalp kapak ve ritim bozuklukları ile genetik faktörleri en önemli risk faktörleri olarak sayabiliriz.”

 

İnmenin önlenmesinde sağlıklı yaşama dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksu, herkese kesinlikle sigarasız, alkolsüz ve hareketli bir hayat öneriyor. Düzenli egzersizler yaparak kişinin olası bir inmeden kendini koruyabileceğini söyleyen Prof. Dr. Murat Aksu, özellikle kan basıncının kontrol altında tutulmasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtiyor.

 

Kısa süreli ataklara dikkat!

İnmelerin öncesinde yaşanan geçici ‘iskemik atak’lar, olası inmenin ilk habercisi. Prof. Dr. Murat Aksu, bu geçici iskemik atakların genellikle bir saatten daha kısa sürdüğünü söyleyerek, bu ataklar sırasında görme kayıpları, konuşma veya bellek bozuklukları, kuvvet veya his kusurları görülebileceğini söylüyor. Bir süre sonra belirtilerin düzeleceğini anlatan Prof. Dr. Murat Aksu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ancak bu kısa süreli ataklar, kalıcı inmenin bir ön belirtisi olabilir. Bu nedenle bu küçük ve kısa süreli geçici ataklar önemsenmeli ve tedbir alınmalı.”

 

Düşmanınızı önceden tanıyın

Özellikle damar tıkanması sonucu olan inmelerde erken tedavi çok önemli. Prof. Dr. Murat Aksu, aslında inme başladıktan sonra ilk 4-6 saat içinde uygulanacak tedavi ile damar tıkanması sonucunda olan inmeleri iyi bir şekilde tedavi etmenin mümkün olduğunu vurguluyor. Bu nedenle konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol-el-bacakta kuvvet kaybı gibi inme belirtilerini bilmek ve belirtiler başladıktan sonra kısa sürede, bu tedavilerin uygulanabileceği bir sağlık merkezine başvurmak büyük önem taşıyor.

 

İnmeyi önlemenin yolları nelerdir?

  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • Tansiyonunuzu ve şekerinizi kontrol altında tutun.
  • Düzenli egzersiz yapın ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olun.
  • Ailede inme öyküsü var ise tıbbi kontrollerinizi yaptırın.
  • Geçici ataklarınız varsa, mutlaka nörolojik muayene yaptırın.

 

 

Ömür uzatan ofis egzersizleri
+7
Günde 10 saat ofislerde geçiyor. Masa başı işleri ve stres kas ve kemiklere zarar veriyor. Saatlerini hareketsiz geçiren ofis çalışanları bu yüzden psikolojik sorunlar da yaşıyor. Sadece verimleri değil, yaşam kaliteleri de düşüyor; daha kötüsü ömürleri azalıyor.   Bu meseleyi çözmeye karar veren Utah Üniversitesi, 3 yıl boyunca 3 bin 600 yetişkin Amerikalının sağlık, beslenme ve egzersiz kayıtlarını tuttu. 60 dakikanın 34 dakikasını hareketsiz geçiren denekler, önce kalan zamanda ayakta durdu. Fakat ayağa kalkmak, sağlıkları adına olumlu bir etki doğurmadı. Deneye, egzersiz yoğunluğu artırılarak devam edildi. Sonunda, saatte bir, 2 dakika yürümenin sihri keşfedildi. Zira, bu formül, ölüm riskini yüzde 33 azaltıyor. Ayrıca bu ritimle haftada 1000 kalori yakmak da mümkün. Peki bu oranı “yüzde 33”ten yukarı çekmek için ofiste başka neler yapılabilir?  

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 611

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 328

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 5263

  • Devlet Opera Balesi Çocuk Korosu ile 23 Nisan kutlaması
    Devlet Opera Balesi Çocuk Korosu ile 23...

    Süresi : 01:20 İzlenme : 343

  • "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak gerekli"
    "Rüya tabircilerine karşı temkinli yaklaşmak...

    Süresi : 28:09 İzlenme : 885

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön