Önümüzdeki günlerde restoranların mönülerinde yemeklerin yanına kalorilerinin yazılması ve televizyon kanallarında uyarıcı yazıların yer alması gündemde. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aralık ayında başlayacak olan “Obeziteyle Mücadele Eylem Planı''nın ayrıntılarını anlatı. Akdağ şunları söyledi:




‘Mutfağımız riskli ’


“Eylem planında her türlü yüksek kalorili gıdaların reklam ediliş tarzından tutunda bunların tüketildiği, topluma açık mekânlardaki mönülerin vatandaş için uyarıcı olması açısından, yanında kalorilerinin gösterilmesi gibi düşüncelerimiz var. Genelde fast food suçlanıyor, ama bizim kendi mutfağımızda riskli. Bunları sektörle oturup


konuşacağız. Reklam ve gıda sektörünü etkileyeceği açık. Bir kısmı tavsiye, bir kısmı zorunluluk olacak.”




Medyanın görevi


Obezite ile mücadelenin sigaradan daha zor olduğuna dikkat çeken Akdağ, şunları söyledi: “Obezite Eylem Planı bir bütün. Bunun için de iletişim kanallarının kullanılması, vatandaş farkındalığının artırılması çok önemli. Aralık ayında başlayacağız. Televizyonlar, gazeteler ve bilboard’larla bunun çok yoğun bir biçimde iletişimine başlayacağız. Okullarda konuyla ilgili iletişim çok önemli. Sigaradan daha zor bir mücadele. Sigaranın zararını herkes zaten biliyordu ve toplum çok kolay kabullendi. Obeziteyi önlemek için kararında yemek ve hareket etmek gerekiyor. formül çok basit ama uygulaması zor.”




Belediyelere büyük iş düşüyor


Obezite ile mücadelede herkesin üzerine düşen görevler olduğunu dikkat çeken Akdağ, okul kantinlerine yönelik çalışmalar yaptıklarını ve bir kıs mı na başladıklarını bildirdi. Akdağ “Belediyelerinde yapacağı işler var. Mesela yürüme, bisiklet yolları ve halka açık hareket edilebilecek mekânların çoğaltılması gibi. Bir toplumun yaşam biçimini kendi iradesiyle değiştirmesiyle ilgili bir şey bu. Sadece Sağlık Bakanlığının kendi başına yapacağı bir şey değil” diye konuştu.




Günde 3.5 saat TV izliyoruz


Akdağ, obezite ile mücadelenin zorluğuna işaret ederken de şunları söyledi:


“Eskiden insanlar daha çok hareket ediyordu. Evimizi biz kendimiz boyuyorduk. Oturarak yaşanan hayat çok arttı. Televizyonların da çok olumsuz rolü var. Bir Türk insanı günde ortalama 3.5 saat televizyonun karşısında oturuyor. Ev hanımı ise ortalama 6.5 saat kalıyor. Belki de 2 saatte bir uyarı yapılması lazım''




Deniz Biliroğlu

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.