İyi gıdanın peşinde

Ne yediğimiz, nasıl yaşadığımız sağlık durumlarımız üzerinde yadsınamayacak bir role sahip. Koruyucu tıbbın ilk basamağını gıda ve yaşam tarzını düzenlemek oluşturuyor

İyi gıdanın peşinde adresler

“Bedenimizdeki sistemlere ait bozuklukların neredeyse tamamı, yaşadığımız çevrenin koşullarından ve beslenmemizdeki yanlışlıklardan kaynaklanıyor. Beslenme ve çevresel koşullarımız değişmezse kronik hastalıklara tutulmamız işten bile değil.” Bu ifadeler Maya Shetreat Klein’ın ‘Dirt Cure’ isimli kitabından. Bu kitaptan daha önce bahsetmiştim. Şimdi Türkçe çevirisi üzerinde çalıştığım için daha da detaylı düşünüyorum. Gerçekten ne yediğimiz, nasıl yaşadığımız sağlık ya da hastalık durumlarımız üzerinde yadsınamayacak bir role sahip.

 

Beslenme ve yaşam tarzını düzenlemek

Çocuk nöroloğu olan Klein tedavi için kendisine gelen, düzelmez denen sinir sistemsel hastalıkları olan çocukların ilk olarak beslenme düzenine el atıyor. İlk önce besin değeri olmayan gıdaları (paketli gıdaların neredeyse tümü) beslenmeden çıkarıyor. Sonra “Bir gıda hassasiyeti var mı?” diye tespit etmek için süt ürünlerini, glüten içeren her şeyi ve şeker türevlerini uzaklaştırıyor çocuğun beslenmesinden. Mevsimine göre, taze, iyi topraklarda yetişmiş otları ve sebzeleri artırıyor... Bunun yanı sıra kullanılan ilaçları en aza indirmek, bol açık hava ve sıklıkla toprakla haşır neşir olmayı öneriyor Klein danışanlarına. Bu şekilde epilepsiden otizme, öğrenme bozukluklarından migren ağrılarına kadar birçok rahatsızlığı tedavi ediyor. Hastalıkları beslenme ile tedavi ettiğinde ilaçların sebep olacağı yan etkilerden kurtulmuş oluyor insan. Yani koruyucu tıbbın ilk basamağı gıda ve yaşam tarzını düzenlemek.

 

İyi gıda kaynakları

Sağlıklı ve dirençli bir vücut için günlük hayatta dikkat edilmesi gereken şeylerin çoğu benim yaşadığım İstanbul’da yok. En başta temiz hava, temiz su, temiz toprak... Ne kadar basit değil mi? Ama yok işte. Bu üçünü geçtikten sonra elime iyi gıdaya ulaşmak için sonsuz araştırmalar yapmak kalıyor. Tarım ilacı kalıntısı olmayan sebze, serbest gezen tavuk yumurtası, antibiyotiksiz ineklerin sütü derken; gıda lojistiği hayatımın gerçekten çetrefilli bir meşgalesini oluşturuyor. Ne zaman bu konuları yazsam bana sorular geliyor: “Nereden alıyorsun, kimden, hangisinden?”

 

Bilge ağaçlar

Zeytin ve zeytinyağı gibi şeyleri Ebru Karakaş’tan alıyorum. Ebru’nun Dikili’de gözü gibi baktığı bir zeytin bahçesi var. Görseniz, nasıl gözleri parlıyor ağaçlarını anlatırken. Ebru’nun zeytinyağları sadece bu bahçenin ağaçlarından sıkılıyor. Sadece 6 saat bekliyorlar toplandıktan sonra... 500-1000-1500 yaşlarında ağaçları var. Onları ayrı ayrı toplatıyor ve sıktırıyor. 1500 yaşındaki ağacı düşünsenize; kimlere ve nelere şahit olmuş ömrü boyunca. Biz 70 yıllık ömrümüzde kazık çakmak için uğraşıp duralım... Yağın markası Aterna. Sadece internette satılıyor. www.aterna.com.tr 

 

Mutlu inekler

Süt konusunu araştırdıktan sonra; UHT, pastörize, şu bu derken; sütün sütlükten çıktığına ve aslonanın yani ‘sütü veren ineğin refahının’ üreticiler tarafından hiç de öncelikli bir mesele olarak ele alınmadığına şahit oldum. Oysa o inek sağlıklı, mutlu ve iyi beslenen bir hayvan değilse, ondan bize gelen sütten hayır beklemeye imkân yok. Dolayısıyla ineğinin mutluluğunu her şeyin önüne koyan bir üretici seçtim. Aysunthesütçü diye aratın. 

 

Gezgin peynirler

Yumurta, peynirler, reçeller, salçaları ise Ilgın ve Serhat’tan alıyorum. ‘Tohumdan Sofraya’ adını verdikleri sistem yerel üretici ile şehirli tüketici arasında köprü olmayı hedefleyen bir proje. Ilgın ile Serhat, mutfağına girdikleri, evlerinde, bahçelerinde misafir oldukları köylülerden topladıkları sebzeleri, meyveleri, el yapımı salçaları, reçelleri arabalarına doldurup 15 günde bir İstanbul’a geliyorlar. Arabayla eve teslim ediyorlar. (Ilgın ve Serhat'la röportajımızı okumak için tıklayın.)

 

Mini mini kıvırcıklar

Datça Murat Tapik Çiftliği de üreticiden direkt tüketiciye ürün gönderen işletmelerden. Mini mini kıvırcıkları, kabuklu enginarları, kırmızıya dönük portakalları var. Eve teslim sistemleri sevmemin önemli bir nedeni de beni torba taşıma yükünden kurtarması. datcamuratciftliği.com 

 

Unsuz, şekersiz

Bizim evde bir de Uzay’ın babasının neredeyse 1 senedir ağzına un ve şeker koymaması durumu söz konusu. Geçen sene haziran ayından beri sürdürdüğü bu beslenme tarzı sayesinde H.Ç. 12 kilo verdi ve çok daha az hastalanır oldu. Lakin bizim gibi poğaça, börek memleketinde bir yere gittiğimizde filan kendine yiyecek bir şey bulmakta epey zorlandığın da bir gerçek. Nedense iki kişi bir araya geldiğinde ya kek yiyoruz ya da börek. Durum bu olunca, yardımımıza Habit yetişiyor. Glutensiz, unsuz ve süt ürünleri kullanmadan kek, ekmek, browni üretebiliyor Habit. Browninin şahane çikolatalı bir görüntüsü olduğunu fakat Meksika fasulyesinden yapıldığını söylemeden geçemeyeceğim... habit.com.tr 

 

 

Damla Çeliktaban

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 424

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 338

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8829

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3508

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2158

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön