Evrende her şey ölçüyle yaratılmıştır. Doğaya bir bakın; hayvanları izleyin. Her gün şaşmaz bir nizam içinde doğan güneşi ve yine her gece parlayan ayı izleyin bu muhteşem döngüyü görmek için...


İşte bu koca evren insan zihni üzerinde de "enerji yasası" dediğimiz titreşimlerle böylesi mükemmel bir ölçü ve uyumla çalışır. Emrimize amade bir hizmetli gibi ne dersek onu önümüze koyar. İsteklerimiz doğrultusunda yaydığımız titreşimleri emir kabul eder ve telaffuz ettiğimiz kelimeleri hayatımıza getirir.


Hayatın akışı içerisinde her durum ve duyguyla ilgili cümleler kurarız. İsteklerimiz ve dileklerimiz için Allah'a el açarız. Bu noktada kullandığımız cümlelerin şekli bir önem taşımaz. Önemli olan seçeceğimiz "doğru" kelimelerin gücüdür.


Aslında pozitife odaklanmak, neyi istersen onu çekersin, iyi düşün iyi olsun gibi bir bakış açısına son yıllara kadar ben de inanmıyordum. Birçok şey olumsuz giderken olumlu cümlelerle olaylar nasıl bir anda tersine dönebilirdi ki? Ya da "bugün günüm iyi geçecek" gibi bir olumlamanın günümü güzelleştirebileceği bana uzak bir düşünce şekliydi. Fakat kendi hayatımda ve çevremde öyle olaylar gözlemledim ki... Olmasından korktuğum şeylerin başıma gelmesi, kaygı duyduğum olaylarla sınanmam tesadüf olmamalıydı. Düşüne düşüne korkularımın karşıma çıkması çekim yasasının gerçekliğine çevirdi beni. Bizler "bir şeyi 40 kere söylersen olur" diyen büyüklerimizin telkinleriyle büyümüş bir nesiliz. Sanırım işte o 40 kere söylenen şey evrendeki enerji yasasının ta kendisi!


Kullandığımız kelimelerle hayattaki her şeyi kendimize biz çekiyoruz; bu bir gerçek...


Önce dönüp kendimize bakmalıyız. Genelde hepimiz isyan halindeyiz. Başımıza gelenlere üzülüp "ne şanssızım, kısmetsizim, beceriksizim, iyi bir şey beni bulmaz vb." gibi olumsuz kelimelerle hemen isyan bayrağını çekiyoruz. Durup düşünmüyor, olayın içindeki mesajları görmeye çalışmıyoruz. İyinin farkına varmayı tercih etmiyoruz. Üstelik yanımızda bize destek olmaya çalışan, pozitif yaklaşan, içinde bulunduğumuz durumun olumlu taraflarını gösteren insanlara da farklı bir varlık muamelesi yapıyoruz çoğu kez. Ya Polyannacı etiketi koyuyor ya da iyi düşündüğü için o kişiyi saf olmakla yaftalıyoruz.


Bu düşünce kalıbı aslında çocukluğumuza dayanıyor. Bizler olumsuzluklarla büyütüldük. Pek çoğumuz da şimdi ebeveyn olarak aynı kalıplarla çocuk büyütüyoruz. Çocuk düşmeden düşeceksin diyerek uyarıyor, hasta olmadan adeta hastalığı çağırırcasına terleme hasta olursun diyoruz. Çocuklarımıza karşı kullandığımız ilk kelimeler hep olumsuz emir kipleri: Elleme, dokunma, yapma! Hep teyakkuz halinde olumsuzu empoze ediyoruz hem kendimize hem karşı tarafa. Bir de genel olarak en çok yaptığımız hatalardan biri de yargılamak. Kimin ne yaşadığını, içinde bulunduğu şartları bilmeden ön yargıda bulunmayı çok seviyoruz. Bu da olumsuz bir enerji çeşididir. Her ne olursa olsun kimseyi yargılamamak gerekiyor. Birini yargıladığınız zaman o enerjiyi mutlaka çeker ve kaçınılmaz olarak kınadığınızla sınanırsınız.


Biz kullar Allah'tan isterken bile yanlış kelimelerle dua ediyoruz. Hastalık verme, bizi kötülüklerden koru diyerek dilekte bulunuyoruz. Kötülüklerin başımıza geleceğinden öylesine eminiz, şartlanmışız ki çağırıyoruz resmen. Şükür kelimelerimiz yok neredeyse. Oysaki "Allah’ım sağlığımıza, hayatımızdaki güzelliklere şükürler olsun" desek daha doğru olmaz mı?


Bu tabuyu, bu düşünce kalıbını yıkmak bizim elimizde. Pozitif düşünmek öğrenilebilecek bir eylem. Düşünce sistemimizi bu yöne çevirebiliriz. Henüz olmayan durumlar için bile negatif varsayımlarda bulunmak iyi düşünmekten daha zor olmalı.


Güzel bakan güzel görür, iyi düşün iyi olsun. Evrene iyi enerji göndermek bize bir şey kaybettirmez.


Önümüze çıkan her insanın, yaşadığımız her olayın aslında bizi daha içsel bir bakışa yönlendirecek, farkındalık kazanmamızı sağlayacak bir sınav olduğunu düşünürsek hayat yolculuğunda çok daha mutlu yol alabileceğimizi düşünüyorum...

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.