"Büyükler rakamlara bayılırlar. Diyelim yeni arkadaşınızdan söz ettiniz; asla işin özünü merak etmezler. Örneğin, "Ses tonu nasıl? Hangi oyunları seviyor? Kelebek koleksiyonu var mı?" diye sormazlar asla. Onun yerine, "Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" derler. Onu ancak bu şekilde tanıyacaklarını sanırlar. Büyüklere, "Kırmızı tuğlalı bir ev gördüm. Penceresinde sardunyalar, çatısında güvercinler vardı." derseniz eğer, bu evi bir türlü gözlerinin önüne getirmezler. Onlara denilmesi gereken şudur: "Milyonluk bir ev gördüm." İşte o zaman, "Ah, ne kadar güzel!" derler size."


Bütün röportajlarıma çok sevdiğim Küçük Prens kitabından yaptığım yukarıdaki alıntının ilhamıyla şu soruyu sorarak başlıyorum: "Niceliksel verilerin ötesine geçerek, bize biraz kendinizden ve hayallerinizden bahseder misiniz?" Çünkü bir insanın kendisini anlatırken vereceği niceliksel yanıtların, onu anlamaya çalışmak için yetersiz, eksik hatta sığ kalabileceğini düşünüyorum. Peki, bu soruyu kendime yöneltsem; nasıl bir yanıt verirdim?


İnsan kendisini nasıl anlatır?

En önemli olan şeyler neler?


Aklıma gelen ilk şey; belki de çoğu insanın küçümseyebileceği, önemsiyor gibi görünüp aslında hiç de önemsemediği bir şey: "Bir çocuğun büyümesine layıkıyla eşlik edebilmek." Çünkü bugün dünyaya dair şikâyet ettiğimiz her şey; bir zamanlar çocuk olan biz yetişkinlerin eseri. Çocukları, o çok şikâyet ettiğimiz dünyanın mevcut sistemine kurban etmemek için de yapmamız gereken şey; bizim geçtiğimiz yolları yürümelerine zorlamak yerine, kendi yollarını bulmalarını sağlamak için onlara eşlik edebilmek.


Patriarkal sistemin kadının "tam ve bütün bir varlık" olmasının önüne set çektiği, inanç gibi anneliğin de dışarıdan korku ve baskı unsurlarıyla yönlendirilmeye çalışıldığı ve dolayısıyla suçluluk ve vicdan azabının eşlik ettiği bir sürece dönüştürüldüğü bu sistemde; bir çocuğun layıkıyla büyüyebilmesine eşlik edebilmek mümkün mü?


Bugün anneleri tavsiye yağmuruna tutan uzmanların genellikle bu tavsiyelerin gerçekleşebilmesi için gerekli olan sosyal koşullara hiç değinmediği, toplumun ise kadının anneliğini kutsadıktan sonra onu kocaman bir yalnızlığın içerisine hapsettiği bir ortamda bir çocuğun layıkıyla büyüyebilmesine eşlik edebilmek mümkün mü?


Bana kalırsa annelerin bu işi kotarabilmelerine en büyük katkıyı, toplum içerisinde oluşturacağımız bir destek ağı sağlayacak. Çünkü sanılanın ve yapılanın aksine annelerin tavsiyeye değil, desteğe ihtiyacı var. Neden ebeveyn değil de anne diyorum çünkü hala çocuğa birincil bakımı veren, vermesi gerektiği düşünülen kişi çoğunlukla anne.


Alice Miller, Hayat Yolları adlı kitabında Colarado eyaletindeki Bouldern’da, kendilerine destek olmak amacıyla genç ebeveynleri ziyaret eden gruplar oluşturulduğundan ve istatistiklerin, o yörede çocuklara yönelik kötü davranışların oldukça azaldığına işaret ettiğinden bahseder.


Şahane bir fikir değil mi sizce de?

Biz neden bu tarz destek gruplarından yoksunuz?


Yeni anne olmuş bir kadına yaklaşım konusunda ne yazık ki bilgelikten yoksun bir toplumuz. Annelik, bir bebeğin fiziksel doğumunun gerçekleşmesini ifade eden bir süreç değil yalnızca, anne diğer taraftan psikolojik olarak kendi doğumunu da gerçekleştiriyor. İçsel olarak çok yoğun duyguların yaşandığı bu süreçte annenin gücünü, enerjisini ve zamanını toplumun yanlış tavır ve davranışlarıyla mücadele etmek yerine bebeği ve kendisi için kullanmak istemesi kadar doğal ne olabilir ki?


Annelerin yalnızlığı, insan ilişkilerinin eksikliğinden kaynaklanan bir yalnızlık değil, gerçekten ihtiyaç duydukları o bilge yaklaşıma sahip bir insandan, gruptan ya da topluluktan yoksun olmalarından kaynaklanan bir yalnızlık.


Bu yazıyı okuyorsan, senden bir ricam olacak; en yakınında anneliği yeni deneyimleyen bir kadın için bir şey yap lütfen!


Herhangi bir şey...


Ona bir kap sıcak çorba götürebilirsin, ona gülümseyebilirsin, onu dinleyebilirsin, onu anlamak isteyebilirsin…



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.