Çocuğunuz aşırı uyarana maruz kalmış olabilir mi?

Aşırı uyarılmanın ne zaman sorun olduğunu ve durumu çözmek için neler yapabileceğinizi öğrenin!

Çocuğunuz aşırı uyarana maruz kalmış olabilir mi?

Hayat büyükler için olduğu gibi bazen küçükler için de fazla doludur. Bu fazla doluluk hali bazen seslerle, kalablıkla, soğuk-sıcakla, ışıkla ya da aşırı yoğun program yüzünden ortaya çıkabilir ve sonucu aşırı duyusal uyarılma olabilir. Bu gibi durumlarda, kendinizi huysuz ve çığlıklar atan bir çocukla karşı karşıya bulabilirsiniz.

 

Aşırı uyarılma nedir?

Aşırı uyarılma, çocuklar baş edebileceklerinden daha fazla uyarana (ses, görüntü, ışık, kalabalık, hareket, aktivite) maruz kaldıklarında meydana gelir. Mesela, yeni doğmuş bir bebek çok sayıda yetişkin tarafından kucaktan kucağa dolaştığı bir aile toplantısından sonra ağlamaya başlayabilir. Anaokuluna giden bir çocuk, gürültülü ve kalabalık bir doğum günü partisinden sonra mızmızlanmaya başlayabilir. Ya da okuldan hemen sonra başka bir kursa giden bir çocuğun motivasyonu düşebilir.

 

Çocuklar aşırı uyarıldığında, bunalmış ve yorgun hissederler. Bu durumlarda, patlak vermeleri bir meydan okuma değil, savunma anlamına gelir. Sonuç olarak ebeveynlerin, çocukları için en iyi şeyin, samimi ve sakin bir ortamda biraz zaman geçirmek olduğunu bilmesi önemlidir. Dikkat edilmesi gereken aşırı uyarılmadan kaynaklanan sıkıntının ebeveyn tarafından doğru algılanmasıdır. Bu sebeple, ebeveynlerin aşırı uyarılma belirtilerini bilmesi oldukça önemlidir. Çocuğunuzun neyden, ne kadar kaldırabileceğini öğrenmek de yardımcı olabilir. Bazı çocuklar dış uyarılmalarla sıkıntı yaşamazken, bazıları daha sessiz sakin bir ortama ihtiyaç duyar. Formül, çocuğunuz için neyin en iyi olduğunu belirlemektir. Böylece, sağlıklı bir uyarılma ve dinlenme dengesi kurabilirsiniz.

 

Aşırı uyarılmanın belirtileri nelerdir?

Aşırı uyarılmanın yaygın belirtileri çocuktan çocuğa değişiklik gösterebilirken, ağlama, huysuzluk, sinir krizi ve hatta daha büyük patlamalar dâhil başka genel esaslar da vardır. Çocuklar aşırı uyarıldıklarında, daha heyecanlı, saldırgan veya hareketli olabilirler. Ya da tam tersine kendi içlerine kapanabilir, insanlardan uzaklaşabilir veya uykulu davranabilirler. Aşırı uyarılan çocukların hisleriyle başa çıkmayı bilmediklerini aklınızdan çıkarmayın. Ayrıca sıkıntılarını aktarmak konusunda yeterli iletişim becerisine de sahip değildirler. Bu yüzden, bildikleri tek yol olan yaramazlıkla tepki verirler. İşte çocuğunuzun aşırı uyarılmış olduğuna dair bazı belirtiler.

 

Yeni doğanlarda ya da bebeklerde aşırı uyarılma

Çocuğunuz aşırı uyarılmışsa aşağıdaki davranışlarla karşılaşabilirsiniz:

  • Çok huysuz veya yorgun görünme
  • Normalden daha fazla ağlama
  • Sizinle göz teması kurmama
  • Yumruk sıkma, kollarını ve bacaklarını sallama

 

Emekleyen ya da anaokuluna giden çocuklarda aşırı uyarılma

Çocuğunuz aşırı uyarıldığında, bunu yaşıyla alakalı sorunlu bir davranışla ya da sinirlendiği için ortaya koyduğu bir tepkiyle karıştırabilirsiniz. Sonuç olarak, bu yaşta aşırı uyarılmanın nasıl bir şey olduğunu bilmek önemlidir. Emekleyen ya da anaokuluna giden çocuklarda aşırı uyarılma belirtileri aşağıdakiler gibidir:

  • Yorgun, huysuz ve üzgün görünmek
  • Duygularını tanımlayacak sözcükler kullanmadan sürekli ağlamak
  • Kendilerini sinir ve gözyaşlarıyla yerlere atmak
  • Emniyet kemeri bağlama ya da yere düşen bir şeyi alma gibi küçük şeyleri reddetmek

 

Okula giden çocuklarda aşırı uyarılma

Aşırı uyarılmayı büyük çocuklarda tanımlayabilmek daha kolaydır çünkü size neyin yanlış gittiğini söyleyebilirler. Ancak, aşırı uyarılmanın bu yaşta da nasıl bir şey olduğunu bilmek size yardımcı olabilir. Mesela; okula giden bir çocukta aşırı uyarılma aşağıdaki özellikleri içerebilir:

  • Normalde olduklarından farklı davranmak
  • Saldırgan ya da sinirli olmak
  • Öfkelenmek ya da fazla huysuz olmak
  • Nedensiz hareket etmek veya etrafta koşturmak
  • Uykulu ya da fazla yorgun görünmek

 

 

Çocuğunuzu aşırı uyarılmadan kurtarmak

Çocuğunuza aşırı uyarılmayla başa çıkma konusunda yardım edebilmenin en iyi yolu, onun farklı duyusal uyarıcılara nasıl tepki verdiğini öğrenmektir. Bunu bilmek, aşırı uyarılmayı ve çocuğunuzun yaramazlık yapmasını önlemenize yardımcı olacaktır. Bu, baş etme yöntemlerinden bir haber olan bebekler için özellikle önemlidir. Çocuklarınız büyüdükçe, onlara nefes alma, yürüyüş yapma, çimlere uzanma ya da onları rahatlatan şeylere odaklanma gibi teknikleri öğreterek başa çıkmaları konusunda yardımcı olabilirsiniz.  Daha büyük çocuklar için bir başka teknik ise kaslarını harekete geçiren herhangi bir yavaş ve düzenli yapılan egzersiz olabilir. Mesela; “deve-cüce” ya da vücudun harekete geçmesini sağlayan oyunlar oynamak işe yarayabilir. Bu aktiviteler hem zihinlerinin açılmasına hem de vücutlarının rahatlamasına yardımcı olacaktır.

 

İşte, aşırı uyarıldıklarında çocukların sakinleşmesine yardımcı olacak bazı ek stratejiler…

 

Yeni doğan ya da bebeklerde aşırı uyarılmayı önleme

Bebeğinizin aşırı uyarıldığını fark etmeye başladığınızda, onu sakinleşebileceği sessiz bir yere götürün. Evdeyseniz, onu loş ışıkla aydınlatılmış odasına alın. Eğer ev dışında bir yerdeyseniz, onu hafif bir örtü veya battaniyeye sarıp arabasına koymayı deneyin. Bazı bebekler kundaklanmaktan hoşlanırlar. Bunu yapmak yaşayabilecekleri fiziksel hisleri azaltmaya yardımcı olur. Bazen, bebekler kucakta kanguru ya da benzeri şeylerle taşınmayı rahatlatıcı bulurlar. Bu metodu kullanmak günlük aktivitelerinize devam etmenizde ve bebeğiniz yanınızda dışarıda dolaşmanızda size yardımcı olur.

 

Emekleyen ya da anaokuluna giden çocuklarda aşırı uyarılmayı önleme

Çocuğunuzu sakinleştirmenin ilk yolu sizin sakin olmanızda yatar. Gerilir ya da üzülürseniz, bu yalnızca çocuğunuzun duygularının yükselmesine sebep olur. Bu yüzden, derin bir nefes alın ve acele etmeden önce sakinleşin. Sonra, çocuğunuzun etrafındaki gürültüyü azaltmayı deneyin. Mesela; evdeyseniz televizyonu ya da radyoyu kapatın ve çocuğunuzu odasına götürüp birlikte sessiz bir şeyler yapın ya da ona kitap okuyun. Çocuğunuz sakinleştiğinde, kendi başına oyun oynaması için ona biraz zaman tanıyın. Çocuğunuz sizinle ve diğerleriyle yeniden bir araya gelmeye hazır olduğunda, nasıl hissettiğini kelimelere dökmesine yardımcı olun. “Rahatsız olduğunu görüyorum” diyerek söze başlayın. Sonra, onu neyin rahatsız ettiğini sakin bir ses tonuyla sorun. Eğer çocuğunuz belli bir aktiviteyi sevmediğini söylerse, bu konuda hoşuna gitmeyen şeyin tam olarak ne olduğunu bulmaya çalışın. Cevapları, çocuğunuzun tercihleri hakkında size önemli bilgiler verecek ve ileride aşırı uyarılma durumunu nasıl önleyeceğiniz konusunda size yardımcı olacaktır. Çocuğunuz hala üzgünse, bu konu hakkında konuşmak için ertesi günü beklemek zorunda kalabilirsiniz.

 

Okula giden çocuklarda aşırı uyarılmayı önleme

Bu yaşta, çocuklar kendilerini nasıl sakinleştireceklerini öğrenirler. Ancak, yine de yardıma ihtiyaç duydukları zamanlar olacaktır. Eğer çocuğunuzun aşırı uyarılmayla uğraştığını fark ederseniz, sessiz bir yere gidip dinlenmesini tavsiye edin, özellikle yorgun ve huysuz hissettiğinde. Bazen, çocuğunuza odasında loş ışıkta sessiz müzik dinlemek veya kitap okumak yardımcı olacaktır. Bazen de, koltukta size sarılıp yatmaya ihtiyaçları olabilir. Bu yaştaki çocuklarla nasıl hissettikleri hakkında konuşurken, üzgün olduklarını biliyor olduğunuzu belirtmek yardımcı olabilir. Ancak buna neyin sebep olduğundan emin olamazsınız. Eğer çocuğunuz duygularını tanımlamakta zorluk yaşıyorsa, onlara nazikçe nasıl ve neden bu şekilde hissettiklerini belirtin. Ayrıca çocuğunuzla hangi etkinlikleri ilginç veya önemli bulduğu hakkında konuşmak isteyebilirsiniz. Çocuklar aşırı uyarılmış hissettiklerinde, kafaları çok yorulmuş olabilir ve bir şeyleri boş vermeleri gerekebilir. Ders dışı etkinliklerin önemli olduğunu unutmayın. Ancak, çocuğunuzun ödev yapmak, aileyle vakit geçirmek, arkadaşlarla sosyalleşmek ve yalnız kalmak için de zamana ihtiyacı vardır. Programlarının aşırı yoğun olmadığında emin olun, aksi takdirde aşırı uyarılmayla gereğinden fazla uğraşmanız gerekebilir.

 

 

Teknoloji kullanımını sınırlandırın

Aşırı uyarılmanın bir diğer sorumlusu ise televizyon, bilgisayar, tablet ve cep telefonları gibi teknolojik aletlerdir. Genelde, iki yaşından küçük çocuklar için teknolojik aletler önerilmez. Kullanırlarsa da, bir yetişkin kontrolünde ve sınırlı olmalıdır. Örneklendirmek gerekirse, bu kadar küçük bir çocuk için teknoloji kullanımı, ebeveynler eşliğinde anneanne-dedeyle görüntülü konuşma şeklinde olmalıdır. Emekleyen çocuklar için de teknoloji sınırlı olmalı, yüksek kaliteli programlardan oluşmalı ve asla yalnız kullanıma izin verilmemelidir. Ayrıca, iki ila beş yaş arası çocuklar için ekran başında geçirilen zaman günlük bir saatten fazla olmamalıdır. Bunun yanı sıra, teknolojiyi çocuklarınızı sakinleştirmenin bir yolu olarak kullanmaktan da kesinlikle kaçınmalısınız. Zor duygularla baş etmek için başka stratejiler öğrenmeleri gerekir.

 

Dinlenme ve etkinlik yapma arasındaki dengeyi kurma

Bir çocuk beş yaşına gelene kadar, beyni hayatının diğer herhangi bir zamanında olduğundan daha hızlı gelişir. Sonuç olarak, çocuğunuzun ilk deneyimleri, gördüğü, duyduğu, dokunduğu, kokladığı, tattığı şeyler dâhil olmak üzere milyonlarca bağlantı kurarak beynini harekete geçirir. Çocukların birçok farklı aktiviteye sahip olan teşvik edici bir ortama ihtiyacı vardır. Çocuğunuzun oyun oynamak ve öğrenmek için birçok yola ve öğrendiklerini uygulamaya dökmek için fırsatlara ihtiyacı vardır. Ancak bütün gününüzü bebeğinizin önüne oyuncaklar sererek harcayıp kendinizi yormayın. Programlarını etkinlikler, geziler ve diğer şeylerle doldurmaya da çalışmayın. Bebekler ve küçük çocuklar da, sessiz, sakin ve tanıdık bir yerde boş zaman geçirmeye ihtiyaç duyarlar. Ayrıca, okul çağındaki çocuklarınızın vaktini çok sayıda ders dışı aktivitelerle doldurmamalısınız. Çocuğunuzun evde sessizce oyun oynamasına izin vermenin değerini hafife almayın. Onlara bu fırsat verildiğinde, kendi hızlarında ve kendi yollarını kullanarak, çevrelerini keşfetmenin yanı sıra, tek başına eğlenmeyi de öğrenirler. Bu boş zaman aktiviteleri, çocuklarınızın kendilerini meşgul edecek bir şeyler yapmalarına ve yaratıcı olmalarına da olanak sağlar.

 

Ne zaman endişelenmelisiniz?

Özellikle hayatınız çok yoğun olduğunda, çocukların aşırı uyarılmasının normal olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Aşırı uyarılma, aile tatillerinde, düğünlerde ve çocuğunuz uzun bir süre boyunca rahat olduğu ortamından uzak kaldığında meydana gelebilir. Ve çoğu durumda, aşırı uyarılma endişe gerektiren bir durum değildir. Eğer çocuğunuzun her gün aşırı uyarıldığını fark ederseniz, doktorunuza danışmayı tercih edebilirsiniz. Unutmayın: Tüm hayatınızı çocuğunuzun aşırı uyarılması durumuna uygun şekilde düzenlemek zorunda değilsiniz. Bunu düzenli şekilde yapıyorsanız, çocuğunuzun duyusal anlamda tıbbi bir müdahaleye ihtiyacı olabilir. Doktorunuz, çocuğunuzun aşırı uyarılması ve hassasiyeti hakkında tavsiyeler verebilir.

 

Son olarak bizden size tavsiye

Uyarılmanın ne kadarının aşırıya kaçtığına dair doğru bir cevap yoktur, çünkü her çocuk farklıdır. Bu yüzden, bir çocuğun başa çıkabileceği uyarılma miktarı, başka bir çocuk için farklı olacaktır. Buna ek olarak, bazı çocuklar uyarıcı etkenlerle diğerlerinden daha iyi bir şekilde başa çıkabilir. Sonuç olarak, çocuğunuzun size rehber olması en iyisidir. Her şeyin orta kararda yapılması asıl kilit noktadır. Bebekler ve küçük çocuklar, her gün sessizce oyun oynamak ve dinlemek için zamana ihtiyaç duyarlar. Ancak okula giden çocuklar için, gerçekten ilgi duydukları bir ya da iki tane ders dışı etkinlik işe yarayacaktır. Spor, müzik dersleri ve kulüpler yeni arkadaşlar edinmek ve sosyal becerileri geliştirmek için harika fırsatlardır. Ancak toplu ayarlanan etkinliklerde çok fazla zaman geçirmek, çocuklarınızın dinlenmeye ve eğlenmeye harcayabileceği zamandan çalar. Amacınız uygun uyarılma ve dinlenme zamanları arasındaki dengeyi kurmak olmalıdır.

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : 00:30 İzlenme : 26807

  • Bebekler hakkında ilginç bilgiler
    Bebekler hakkında ilginç bilgiler

    Süresi : 01:01 İzlenme : 8506

  • Dövme nasıl yapılır?
    Dövme nasıl yapılır?

    Süresi : 01:38 İzlenme : 5174

  • Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?
    Doğal sivrisinek kovucu nasıl yapılır?

    Süresi : 00:54 İzlenme : 6584

  • Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl kısıtlayabiliriz?
    Çocuklarda TV ve tablet kullanımını nasıl...

    Süresi : 03:47 İzlenme : 1384

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön