İçimizdeki bayramlar

İçimizdeki bayramlar

Uzun uzun yıllar önce yoğun bir telaş ile başlanırmış bayramlara. Alışverişe çıkılır, bol cevizler, poşet poşet toz şekerler, unlar alınırmış. İncecik hamurlarla baklavalar açılır, şerbetler kaynatılıp leziz tatlılar yapılırmış. İkramlık çikolatalar ayrı, akide şekerler ayrı paketlenirmiş. Çocuklar baştan aşağıya giydirilir, alınan bluzlar, pantolonlar, entariler yastık altında saklanılırmış. Bazı evlerde anneler günler öncesinden kumaşları alır, dikeceklerini elleri ile teğelleyip dikiş makinelerinde gece yarılarına kadar büyük bir özenle dikerlermiş çocuklarının bayramda giyeceklerini. Çarşıdan alınan pabuçlar yatakların hemen köşesinde muhafaza edilir, ara sıra kimselere gözükmeden bakılıp bayram günü heyecanla giyinmek için hayal kurulurmuş; babam anlatırdı. “Ama sevinçle beklenen geceler uzardı da uzardı” der, devam ederdi. “Gözünü kapatırsan çabuk sabah olur” diyen babaannem kapıda belirirmiş “Oğlum uyudu mu acaba?” sorusuna cevap aramak için. Babam, babaannemdeki gülümseme ile gözlerini yumarmış.

 

Sabah olur, gün doğar, bayram namazından çıkan dedem eve gelir, dev bir kahvaltı sofrası kurulurmuş. Hazırlananlar sohbetler eşliğinde yenilir “Ah! o eski bayramlar” diyerek cümleye başlayan dedemden anılar dinlenilirmiş. Masadaki tüm aile gülerek eşlik edermiş sohbete. Herkesin karnı doyunca hep birlikte kalkılır, önce büyükten başlamak üzere en küçüğe kadar sırayla dizilinirmiş. Adı “ailece bayramlaşma sırası”ymış. Kim bilir, ismi dedem bulmuş olabilir. Dizilen bu sıradan en küçük çıkar en büyükten başlamak üzere tek tek elleri öpermiş. Ta ki sıra bitene dek. Ardından bir gün önceden pişirilen enfes tatlı afiyetle yenirmiş. Laf aramızda, babaannem de muazzam yaparmış. Babamın, tadı halen damağındaymış. Sonra ver elini sokaklar.

 

Ardından babam büyümüş, biz olmuşuz; kardeşim ve ben. Özenle anlattı bize. O özenle anlatırken de çocukluğunun heyecanıyla yaşadığı o bayramlarını bizlere yaşattı. Onun bana anlattığı anıların yanında benimde bayram anılarım oldu. Şimdi onları hatırlıyorum da. Beyaz üzeri nakış çiçeklerle işlenmiş mendiller, yine o mendiller arasında harçlıklarımız ve birkaç şekerimiz olurdu. Harçlıklarımızın bir kısmını kaldırımda toplanan arkadaşlarımla birleştirip çakıl çikolatalar alırdık bir kese kağıdı dolusu. Avuçlarımıza paylaşıp mutlulukla yerdik. Öyle mutlu olurduk ki avuç dolusu çikolata ile, gözlerimizden okurdunuz. Çünkü biz küçükken çikolatalar epeyce pahalıydı.

 

Oturmazdık kaldırımlara. Aman bayramlıklarımız toz olmasın, kirlenmesin. Birimiz diğerimize ‘’Sakın oturma kaldırım kenarına’’ diye fısıldardık. Yeliz, Murat, Karin, Tuğba, Doğan, Hale, Deniz ve ben. Ama ne saklambaçtan ne yakar toptan ne seksekten ne de körebeden vazgeçerdik. Ta ki bir ses “Haydi çocuklar eve!” diyene dek.

 

Şimdi büyüdük, hepimizi “hayat telaşı” adıyla uydurdukları bir kovalamaca sardı. Neyse ki ağlarından kurtulduğumuz anlar oluyor. O anları bayramlarımıza denk getirip iki bayram o kaldırımlarda kalan birkaç kişimizle yaşarız o günleri. Ve halen yüreğimizin bir kenarında biz büyümeden durur heyecanlarımız, bilirim. Peki ya sizin?

 

O zaman haydi gelin şimdi hemen içimizdeki çocuk kaybolmadan el ele tutuşup bayram kutlayalım mı? Ne dersiniz?

 

Haydi o zaman bekletmeyelim bizi bekleyenleri.

 

İyi Bayramlar!

 

Burcu Süerkan

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
6
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    29 Ağustos 2018 Çarşamba 00:06

    nerde o eski bayramlar nerde eski bayram heyecanları ah ah ah kalmadı be arkadaşım kalmadı.... E.lapcin

    Cevapla
  •  
    25 Ağustos 2018 Cumartesi 23:06

    içimdeki bayram yasattiniz harikasiniz

    Cevapla
  •  
    24 Ağustos 2018 Cuma 21:47

    Yeniden bayramlar eski tadyla yasamak ne harika ;)

    Cevapla
  •  
    22 Ağustos 2018 Çarşamba 22:18

    Uykudan uyanıp yazını okudum çocukluğum geldi aklıma mutlu olamadım, geçmişim adına mutluyum ama geleceğim adına hüzünlendim. Böyle anıları olmayacak çocuklarımın, yeğenlerimin ve bizlerin. Hep özlemle anacağız tıokı ölen sevdiğimizi andığımız gibi geçmişimizi, çocukluğumuzu ve tabi ki kaldırımları.

    Cevapla
  •  
    22 Ağustos 2018 Çarşamba 20:53

    Ne güzel bir bayram yazısı. Yüreğine sağlık...

    Cevapla
  •  
    21 Ağustos 2018 Salı 17:13

    Daha nice bayramlara sevdiklerimizle.G.Ç.

    Cevapla

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5059

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3118

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 839

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 541

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2401

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön