Bebeklerde uyku düzeni için duyu ve bağlanma odaklı yaklaşım

Bebeklerin uyumasına destek olmak için birbirinden farklı yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Peki, en doğrusu nedir? Uzman Psikolog Oya Çanak ve Fizyoterapist, Duyu Bütünleme Terapisti Ebru Güçlü, ekip olarak uyku konusuna bağlanma ve duyu bütünleme temeliyle yaklaşıyor. Bebek ve ebeveynin duyusal-duygusal ihtiyaçlarına dikkat çekiyorlar. Sorularımızı birlikte yanıtladılar.

Bebeklerde uyku düzeni için duyu ve bağlanma odaklı yaklaşım

Uzman Psikolog Oya Çanak ve Fizyoterapist, Duyu Bütünleme Terapisti Ebru Güçlü “Duyudan Duyguya Duygudan Uykuya” ismi altında topladıkları çalışmalarında her ailenin, her bebeğin biricik olduğuna inanarak bebek uykusu konusunda ailelere yardımcı oluyor. “Bebeğini kucağa alıştırma”, “Bebek geceleri kesintisiz uyumalı”, “Bebeğin niye ağlıyor? Dikkatini dağıtalım…” gibi genel söylemlere karşın, ağlamanın bebeğin bakım veren ile iletişim şekli olduğunu söylüyor ve bebeğin ihtiyacını anlamaya yönelik bütüncül yaklaşım sunuyorlar. Uyku konusunu da bebek gelişiminin farklı dönemlerinde bağlanma ve duyu bütünleme temelli bir bakış açısıyla ele alıyorlar. Biz de bebeğin uyku kalitesini arttırmaya ve bebekli yaşamı elverişli hale getirmeye yönelik görüşlerini almak üzere sorularımızı yönelttik, birlikte yanıtladılar. 

 

Bebeğin uykusu konusunda sorun yaşayan ailelerin karşısına uyku eğitimi konusu çıkıyor. “Uyku eğitimi nedir?” diye soranlara ise çeşitli yaklaşımlar yanıt veriyor. Öncelikle, bebeğe uyku düzeni kurma ve kendi kendine uyumayı öğretmeye yönelik uyku eğitimi kavramı hakkında neler söylemek istersiniz?

Bireysel kültürlerde ebeveynlerin uyku eğitimi tercihlerinin altında bebeklerinin erkenden bağımsızlaşmalarını sağlayabilme arzuları yer alıyor. Ülkemiz sanayileşmiş şehirlerinde de ebeveynlerin bebeklerinden beklentisi erkenden bağımsızlaşmaları olabiliyor. Bu durumda bebek uykusu üzerine bir işkolunun çıkışı bir tesadüf değil, “beklenti” temelli yetişkin ihtiyacı sonucu denilebilir. Günümüzde “Uyku Eğitimcisi/Koçu” unvanı olan kişilerden ebeveynlerin bebeklerinin “gece boyu kesintisiz uyku” uyumaları için danışmanlık alma oranları oldukça artmakta. Aileler “gece boyu uykuyu” bebeklerinin alması gerektiği beklentisiyle uyku eğitimi uygulamaları gerektiği konusunda baskı hissedebiliyor. Amerika’da "getting the baby on a schedule" terimi vardır ve bu ülkemizdeki uyku eğitimi uygulamalarının aslında temelini oluşturuyor. Şayet bebeğe “uyku bozukluğu” tanısı koyulduysa, bebeğin ailesi uyku eğitimlerinin pozitif ve negatif yönleri konusunda mutlaka bilgilendirilmelidir, kaldı ki bebeklik döneminde uyku bozukluğunun görülme oranı sanılandan çok daha düşüktür. Daha sonra aile şayet uyku eğitimi uygulamayı tercih ediyorsa eğitim alacakları uzman psikolog veya uzman psikolojik danışmanın bağlanma temelli yaklaşımda bulunarak, bebeğin ebeveyn ile ilişkisine yönelik onarım temelli ilerlemesi bizce oldukça önem arz ediyor.

 

Çocuk gelişiminde herhangi bir konunun bütüncül yaklaşımla işlenmezse eksik kalacağından yola çıkıyorsunuz. Bize biraz kendinizden ve çalışma şeklinizden bahseder misiniz?

Ben Uzman Psikolog Oya Çanak, Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden aynı sene Vehbi Koç Onur Ödülü alarak mezun olduktan sonra bağlanma ilişkisi üzerine çalışmak isteğim üzerine Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın yönlendirmesi ile Boğaziçi Üniversitesi psikolojik danışmanlık yüksek lisansımı ergenlerde bağlanma, ruh sağlığı ve arkadaşlık üzerine YÖK onaylı tezimi vererek tamamladım. 10 senedir, bebek, çocuk ve ergenlere ve ebeveynlerine yönelik klinik ve eğitimsel alanda İngilizce ve Türkçe danışmanlık hizmeti vermekteyim.

 

Ben Fizyoterapist, Duyu Bütünleme Terapisti Ebru Güçlü, Hacettepe Üniversitesinden mezun olduktan sonra University of Southern California’da Duyu Bütünleme Sertifikasyonunu aldım. 23 senedir alanda bebek ve çocuklarla çalışmaktayım. Mesleğime ek olarak Mindfullness temelli çocuk ve yetişkin yoga eğitmenliği yetkim ile çocuklar ve ebeveynlerinin duyusal ve duygusal regülasyonu üzerine çalışmaktayım.

 

Aileler “Bebek kendi kendine nasıl uyur?” diye soruyor. Bebeğe kendi kendine uyuma öğretilebilir mi?

“Kendi kendine rahatlama” ve “kendi kendine uyuma” çoğunluk 0-2 yaş bebeği için mümkün değildir. “Bebek Eğitimi” tarihini anlarsak ve güncel bilimsel “bebek gelişimi” bilgilerini paylaşırsak günümüz nesline minimum hasar ile yardımcı olabiliriz. Uyku eğitimi tarihinden bahsetmek günümüzde bebek uykusuna doğru yaklaşımda bulunabilmek adına faydalı olur. 1800’lü yıllarda yeni doğan için dâhil olmak üzere beslenmenin öğretilecek bir algı olduğu savunuluyordu. Günümüzde ise felsefi olarak bebek önderliğinde beslenmenin teşvik edildiğini hatırlatıyor ve bunun ileride neden uyku eğitimleri için de geçerli olmayacağını düşünmeden edemiyoruz. Belirtmek gerekir ki, Ferber metodu olarak bilinen “Kontrollü ağlatma” yöntemine dayanan uyku eğitimi araştırmaları metodolojik sınırlılıkları (özellikle az örneklem) nedeni ile geçerlilikleri konusunda şüphelidir. Emziren anneler için belki de en önemli nokta uyku eğitimi uygulamalarının uzun vadede emzirmeyi negatif etkileyebileceğidir. Uyku eğitimleri ile ulaşılması beklenen 6 saat ve üzeri gece boyu kesintisiz bebek uykusunun sadece bebeğin daha az emzirilmesi ile ilişkili olduğu tespit edilmiş durumda. Ülkemiz Sağlık Bakanlığı tarafından uyku eğitimlerinin 0-6 ayda uygun olmadığı konusunda mutabakata varılması, aileleri bebek bakımı konusunda bilgilendirirken; anne-baba-bebek bağını kuvvetlendirici tutumun benimsenmesi ve yaygınlaştırılması bebek sağlığı ve gelişimi için son derece önem taşıyor.

 

Bebeğin gece uyanması normal mi?

0-2 yaş grubu bebekler uykuya tekrar geçmek için ebeveynlerinin desteğine ihtiyaç duyarlar ve bu normaldir. Uyku eğitimi alsalar bile anaokulu çocuklarının %50’si gece boyunca uyanır (Blair ve ark, 2012). Ülkemizde yaygın uygulanan ve kontrollü ağlatma prosedüründen bile katı olan ve ebeveyn bebek ilişkisine zarar veren ağlatma içeren uyku eğitimlerinin sonucu olarak bebeklerde ebeveynleri ile göz teması kesme ve bebeğin iç sisteminin bozulması gibi semptomlara ne yazık ki klinik alanda rastlıyoruz.

Eğer anne yardım alması gereken bir lohusalık depresyonu içinde değilse ve kanıtsız gayri-bilimsel herhangi bir uyku eğitimi kitabına maruz kalmayacak kadar şanslıysa annenin de içsesi bebeğini rahatlatmaya yöneliktir. Ailelere yaşadıkları bebek uykusu ile ilgili problemlerin kontrollü ağlatma yöntemlerinden ya da klasik uyku eğitimi metotlarından da başka, bağlanma temelli olumlu ebeveynlik literatürü kapsamında çözümleri olduğunu vurgulamayı önemli buluyoruz.

Bebeğin 8-9-10. aylarda deneyimlediği anneden ayrılma anksiyetesi kaynaklı tedirginlik uykuyu gerilettiği için, bu aylar bebeklerin ihtiyaçlarına paradoksal olarak ailelerin en çok kontrollü ağlatma veya uyku eğitimine başvurdukları dönemdir. Hâlbuki bu dönemde ebeveyninin desteğini ve varlığını hissetmeyen bebek, ayrılma anksiyetesini daha yoğun hisseder.

 

Devamı için tıklayın: Sallayarak uyutma, kucakta uyutma konusunda merak edilenler, bebeğin uyuması için duyusal düzenlemeyle yardım, uyku eğitiminde doğru bilinen yalnışlar, uykusuz bebek annelerine çözümler... 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda hormonlar nasıl çalışır?
    Doğumda hormonlar nasıl çalışır?

    Süresi : 04:26 İzlenme : 4785

  • Tuhaf Google aramaları
    Tuhaf Google aramaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2084

  • Karın, bacak, kalça sıkılaştırıcı egzersiz
    Karın, bacak, kalça sıkılaştırıcı egzersiz

    Süresi : 03:29 İzlenme : 17350

  • Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler
    Adet dönemiyle ilgili ilginç gerçekler

    Süresi : 01:41 İzlenme : 5785

  • Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı
    Kendin yap köşesi: Otantik duvar süsü yapımı

    Süresi : 05:02 İzlenme : 3980

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön