Yok. Gerçek büyü değil bu, şakacıktan.


Hamileliğim boyunca nasıl uyuyacak, sallamamak gerekiyormuş, kendi kendine uyumayı nasıl öğrenecek, emzirerek uyutmamam gerek… Bunları düşündüm durdum. İnanır mısınız hiç aklıma nasıl kilo vereceğim, bebeğimi nasıl besleyeceğim, memeyi alacak mı almayacak mı, kakasını rahat yapabilecek mi gibi sorular takılmadı. Hal böyle olunca da sevgilim kızım beni kırmadı ve “Madem bu kadar uyku ile kafayı bozdun, hadi uyut da görelim.” dedi. Sonra o kitap senin, bu seminer benim başladım bu işe kafa yormaya.


Hep karşımıza çıkan reklamlı gönderiler ilk kandıklarım oldu. Dediler ki bir günde 24 saat varsa bebek 25 saat uyumalı. Tabii ben bir kere #bebekuykusu aratınca sağım solum uyku eğitimi sayfaları ile doldu. Bunları okudukça hem kendimizde hem de bebeğimizde bir anormallik olduğunu düşünmeye başladım. Anormalliğin bende olmadığını anlamam uzun sürdü. Bu sürede saat tutmaya, uykusu olmalı, uyumalı, uyanmalı demeye başladım. Burada bir yanlışlık yok muydu? Biz okullarda her çocuk biriciktir, okul yazma süreci her çocuğa özeldir demiyor muyduk? Peki, bebek uykusunun farkı neydi? Neden aynı ayda doğmuş her çocuk aynı sürelerde uyuyup uyanmalıydı? İhtiyaçları farklı olamaz mıydı?


Bunları düşünmeye başladıkça karşıma çıkan sayfalar değişti. Bağlanma Temelli Bebek Uykusu seminerine katılmam da bu sayede oldu. Oya Çanak ile hamileliğim döneminde karşılaşmış 100 Maddede Bebek Uykusu serisini okumuştum. (instagramda @oyacanak, okumanızı ısrarla tavsiye ederim.) Ama o kadar inanmıştım ki uyuması gerek saat aralıklarına ve bebeğimin kendi kendine uyması gerektiğine, aklıma gelmemişti bile önceden okuduklarım. Tomris’in uyku problemleri sebebi ile tekrar profilini hatim ederken bir semineri ile karşılaştım. “Kucağa alıştırma, memede uyutma, sakın sallama” nın çok daha ötesinde şeyler anlattı. Önemli olan bebeğin bakım veren kişi ile olan ilişkisiydi.


Uykuyu etkileyen faktörleri şu şekilde sıraladı:

-Anne/babanın epigenetik faktörleri, pre-natal dönemdeki ruh sağlıkları, ilişkileri,

-Doğumdaki duyusal deneyimler, doğumun anne- bebek için olumlu bir deneyim olması, doğum bilgileri

-Bebeğin duyusal profili, mizaç özellikleri, alerjik durumu, ekran kullanımı, çevresel faktörler, kavuşmalar, ayrılmalar.

Tabii bunlara ek olarak atak dönemleri, ebeveynle olan ilişki, diş çıkarma gibi faktörler de var. Yani her bebek özeldir, her bebeğin uykusu da özeldir.


Uykuyu etkileyen nedenlerle ile ilgili Oya Çanak’ın konuk olduğu Nihan Kaya’nın podcastinde de çarpıcı örnekler var. Hareketli hamilelik geçirenlerin bebeklerinin hareket ederek uymaya alışmaları, seansları 45-50 dakika olan klinik psikoloğun bebeğinin 45-50 dakikada bir uyanması ve John Travolta’nın annesi tiyatroya gitmesi sebebi ile gece 03.00’da uyuduğu için o da hayatı boyunca gece 3.00’da uyuması… Şimdi düşününce ben de hamileliğim boyunca o kadar çok yürüdüm ki, Tomris’in kanguruda yürürken uyumasına şaşırmamam gerekir.


Aktardığı normal bebek uyku süreleri ise şehir şehir reklam panolarına asılmalı.


Bebeğimiz;

  • 0-3 ay aralığında 14-17 saat,

  • 4-11 ay aralığında 12-15 saat,

  • 1-2 yaş aralığında 11-14 saat,

  • 3-5 yaş aralığında 10-13 saat

  • 6-13 yaş aralığında 9-11 saat uyuyorsa buna normal bebek uykusu diyebiliyoruz.

Burada dikkat edilmesi gereken bu sürelerin yalnızca gece uykusunu göstermiyor olması. 24 saat içindeki toplam uyku süreleri burada bahsedilen.


Peki, hangi durumlarda bir sorun olduğunu düşünebiliriz? 6-30 ay arasındaki bir bebek, son bir hafta içinde:

-Gece uykusunun ilk 6-8 saati içinde 4 kez ve üzeri uyanıklık yaşıyorsa,

-Gece uykusunun ilk 6-8 saati içinde bir saatten fazla uyanıklık yaşıyorsa,

-Ardışık 7 gece 24 saat içinde toplam 9 saatten az uyuyorsa klinik değerlendirmeye yönlendirilebilir.


Bunlarda tamamsak biraz da uyku ipuçlarına bakalım.

-Ebeveynlerin kendilerini regüle etmesi bebeğin uykuya daha çabuk geçmesini sağlıyor. Duygu olarak orada ve anda olması demek daha kaliteli, uzun uyku demek. Bunu, Tomris’in her uykusunda o kadar fark ediyorum ki ben. Stres olmamalıyım, olmamalıyım, olmamalıyım diyerek daha çok stres olup kendi kendime Tomris’in uykusu problemi yaratıyorum. (yıldızlı madde)


-Ani bebek ölümünün önüne geçmek için Amerikan Pediatri Akademisi en az ilk 6 ay boyunca aynı odada yatılmasını önermektedir. Hatta güvenlik önlemleri alındığında aynı yatağı paylaşmanın uyku kalitesini arttırdığı bulunmuştur. (Test edildi, onaylandı.)


-İsteğe bağlı birlikte uyumak 0-4 yaş arasında stresi azaltıcı, bağımsızlaşmayı kolaylaştırıcı bulunmuştur.


-Uyku saati birden değil, yavaş yavaş geri çekilmelidir.


-Bebeğimizi rahatlatmamız önemlidir çünkü sinir sistemi kendini uykuya rahatladığında bırakır.


-Uykuya geçişte bebek masajı sinir sistemi gelişimini etkiler.


-Dokunma ile oksitosin hormonu salgılanır, uyku kalitesini artırır.


-Bebek günde en az 20 dakika gün ışığı almış olmalıdır.


-Uyku öncesinde yoğun ışıklara maruz kalmamalıdır.


-Odasında kırmızı ışık tercih edilmelidir.


-Her gün odası havalandırılmalıdır.


-Ekrandan uzak tutulmalıdır.


-Uykudan önce bebeğimizin ilgimize, sosyalliğe, oyuna, doymuş olması uykuya geçişi kolaylaştıracaktır.


Özetle bebek şu kadar uyumalı, şöyle uyumalı, böyle yatmalı diyenlere kulak tıkayarak hem kendi huzurunuzu hem bebeğinizin huzurunu sağlayabilirsiniz. Şimdi sakince elinizdeki bebeği yatağına bırakın “Yanındayım, biz bu işi çözeceğiz, sıkıntı yok.” deyin.


Sevgili analar, size unutmayın ki hiçbir şey olmaz.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.