HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
1

Bazı insanlar heyecanlandığında sesini yükseltiyor, konuşurken ellerini daha fazla kullanıyor ve duygularını güçlü biçimde ifade ediyor. Ancak yüksek sesle konuşmak, çoğu zaman karşı tarafta öfke ya da saldırganlık izlenimi yaratabiliyor. Psikoloji ve iletişim araştırmalarına göre ise bir kişinin sesinin yüksek olması, onun mutlaka sinirli veya saldırgan olduğu anlamına gelmiyor. Üstelik aynı ses tonu, birbirinden tamamen farklı duyguların dışa vurumu olabiliyor.

2

YÜKSEK SESLE KONUŞMAK HER ZAMAN ÖFKE ANLAMINA GELMİYOR

Yüksek sesle konuşan insanlar, çevreleri tarafından zaman zaman sert, tahammülsüz veya tartışmacı olarak değerlendirilebiliyor. Oysa sesin yüksekliği, kişinin ne hissettiğini ya da karşısındakine nasıl bir niyetle yaklaştığını tek başına göstermiyor.

İletişim araştırmaları, duyguların yalnızca kelimelerle değil, sesin tonu, konuşma hızı, duraklamalar ve vurgularla da aktarıldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle bir kişinin konuşma biçimini değerlendirirken içinde bulunduğu durumun da dikkate alınması gerekiyor.

3

DUYGULAR YOĞUNLAŞTIKÇA SES TONU DA DEĞİŞEBİLİYOR

İnsanlar güçlü duygular yaşadıklarında seslerinde farkında olmadan değişiklikler meydana gelebiliyor. Heyecan, korku ve öfke gibi duygular sırasında konuşma hızı artabiliyor, ses daha yüksek ve tiz hale gelebiliyor.

Buna karşılık üzüntü veya sıkılma gibi durumlarda daha yavaş ve düşük sesle konuşmak yaygınlaşabiliyor. Dolayısıyla sesin yüksekliği yalnızca olumsuz duygularla ilişkilendirilmiyor.

HEYECAN VE MUTLULUK DA SESİ YÜKSELTEBİLİYOR

Sevindirici bir haber aldığınızda, heyecanla bir anınızı anlattığınızda veya ilgi duyduğunuz bir konudan söz ettiğinizde sesinizin yükseldiğini fark etmiş olabilirsiniz.

Olumlu duyguların ses yoluyla ifade edilmesini inceleyen araştırmalar, neşe ve eğlence gibi yoğun duygusal durumlarda da daha yüksek sesle konuşulabildiğini gösteriyor.

Bu nedenle yüksek sesle konuşan birinin mutlaka kızgın olduğunu düşünmek, kişinin gerçek duygularını yanlış yorumlamaya neden olabiliyor.

4

PSİKOLOJİYE GÖRE ÖFKE VE SALDIRGANLIK AYNI ŞEY DEĞİL

Amerikan Psikoloji Derneğinin (APA) tanımlarında öfke, hafif rahatsızlıktan yoğun kızgınlığa kadar değişebilen bir duygu olarak ele alınıyor. Saldırganlık ise başka bir kişiye veya nesneye zarar vermeye yönelik davranışları ifade ediyor.

Bu ayrım, yüksek sesle konuşma konusunda da önem taşıyor. Bir insan öfkelendiğinde saldırgan davranmak zorunda olmadığı gibi, sesini yükselttiğinde de mutlaka karşısındakini korkutmayı veya incitmeyi amaçlamıyor.

 

5

PEKİ, YÜKSEK SES NE ZAMAN TEHLİKE İŞARETİ OLABİLİR?

Yüksek sesle konuşmak tek başına saldırganlık göstergesi sayılmasa da bağırmanın bazı durumlarda tehdit edici bir davranışa dönüşebileceği belirtiliyor.

Özellikle hakaret, tehdit, aşağılama veya karşıdaki kişiyi kontrol etme amacıyla birlikte ortaya çıkan bağırma davranışı, sıradan bir duygusal tepkiden farklı değerlendiriliyor.

Burada belirleyici olan yalnızca sesin şiddeti değil, kişinin sözleri, davranışları ve karşısındaki insana yönelik tutumu.

6

BİRİNİN SES TONUNA BAKARAK KARAKTERİ ANLAŞILIR MI?

Uzmanlık alanındaki araştırmalar, bir kişinin niyetini yalnızca ses yüksekliğine bakarak değerlendirmenin doğru olmadığını gösteriyor. Aynı ses özelliği; sevinç, şaşkınlık, heyecan, korku veya öfke gibi farklı duygular sırasında ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle yüksek sesle konuşan herkesi saldırgan olarak tanımlamak da tehdit içeren bağırma davranışlarını sıradan bir heyecanla açıklamak da yanıltıcı olabiliyor.

Bir insanın ne hissettiğini anlamanın yolu yalnızca sesinin yüksekliğini dinlemekten değil, söylediklerini, davranışlarını ve içinde bulunduğu durumu birlikte değerlendirmekten geçiyor.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar