Babaların lohusa depresyonu yaşaması normal mi?

Bebek sahibi olduktan sonra depresyon hali, kadın erkek dinlemiyor. Eşleri doğum yapan partnerlerin de %5 ile %10’u doğum sonrası depresyonu yaşıyor.

Lohusa depresyonu eşleri de etkiliyor

Hamilelik süreci başlı başına bir yolculuk. Bu süreçte kadının bedeninde ciddi değişimler meydana geliyor, hormonal dalgalanmalar ve yeni bir ‘bebekli hayat’ fikri anne adayını duygusal olarak da inişli çıkışlı bir hale getirebiliyor. Elbette bebek bekleyen partnerler de bu süreçte kendi yolculuklarını deneyimliyorlar. Doğumdan sonraki ilk haftalar ise, beraber çocuk büyüten yeni anne ve annenin eşi için hem heyecan dolu hem de zorlayıcı olabiliyor.

 

Lohusa depresyonu, aslında doğum yapan kadınlar için bile yeni bir kavram. Bebeğini henüz doğurmuş bir kadının yaşam enerjisiyle dolup taşmasını beklemememiz gerektiğini artık biliyoruz en azından... Bu süreçte bünyenin depresyona daha meyilli olduğunu, özellikle daha evvel bir şekilde depresyonun kapılarından geçmiş bir kadının doğum sonrasında depresyona girebileceğini kabul eden uzmanlar, lohusa döneminde kadının doğru bir şekilde desteklenmesi gerektiği konusunda hemfikir.

 

 

Peki ya lohusa partnerler? Hamilelik hormonları lohusa depresyonunu etkiliyor olsa da, hamilelik yaşamadığı halde bir yenidoğanla beraber yaşamaya başlayan babalar (veya partnerler/ikinci anneler) de bir bebeğin sorumluluğunu almanın getirdiği hallerle tanışıyor. Eşlik edilecek uykusuz geceler, savunmasız bir canın sorumluluğunu almış olmak, eşine destek olmak istemek ve bir yandan da toplumun dayattığı ‘baba dediğin...’ söylemleriyle baş etmek...

 

Nevada Las Vegas Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmayı yürüten çift ve aile terapisti Brandon Eddy, yaptığı çalışmalar sonucunda şu sonuçlara ulaşmış:

 

Bilgi eksikliği: Birçok insan lohusa depresyonu kavramından bile haberdar değilken eşlerin de doğum sonrası depresyonu yaşayabileceği bilgisi hiç yaygın değil. Bu süreçte yalnızca eşlerine destek olmaları gerektiği bilgisiyle yüklenmişken, kendileri depresyon belirtileri göstermeye başladığında bunu dengeleyemeyecek kadar durumdan habersiz olabiliyorlar.

 

Toplumsal cinsiyet rolleri herkesi zorluyor: Birçok baba, artık baba olduğuna göre ‘erkek adam’ olması gerektiği fikriyle büyütülmüş olduğundan, baba olmanın getirdiği heyecanı yaşayamadan toplumsal cinsiyet rolleri ile ona yüklenmiş olan beklentilerle boğulmaya başlıyor. Partnerin bir baba değil de ikinci anne olması durumunda ise toplumsal baskının boyutu birkaç katına çıkabiliyor.

 

Bastırılan duygular: Eşlerine duygularını ifade etmekten çekinen eşler, doğum sonrasında yaşadıkları zorluklarla mücadele etmekte zorlanıyor.

 

Aşırı yüklenmek: Anne-baba olmanın harika bir şey olduğunu söylerler, elbette ufak tefek bazı zorlukları olacaktır derler... Ancak bu zorluklar her zaman ufak tefek olmayabilir. O minik sevimli şey, hayatınızı gerçekten de çok zorlaştırmış olabilir. Uyku düzeniniz başta olmak üzere alıştığınız birçok rutininizin kökünden değişmesi, birden üzerinizdeki yükü arttırabilir.

 

Uzmanlar doğum sonrası süreçte çiftlerin birbirlerine destek olmasının en önemli nokta olduğunu ifade ediyor. Açıkça iletişim kurmak, duygularını ve endişelerini ifade edebilmek hem doğum yapan taraf için hem de doğurana eşlik eden kişi için önem taşıyor. Doğum sonrasında yaşanan depresyon, yardım alınmadığında uzun vadeli ciddi sorunlara yol açabilir. O nedenle bir bebekle yaşamaya başlamış herkesin belirtileri iyi gözlemlemesi ve gerekli olduğunda bir uzmandan yardım istemekten asla çekinmemesi çok önemli.

 

 

Lohusa depresyonu yaşıyor musunuz? Lohusa depresyonu, doğum yapan kadınların yaklaşık %70’inde görülebilen bir durumdur. Eğer siz de doğum sonrası depresyonu yaşayıp yaşamadığınızı öğrenmek istiyorsanız, soruları cevaplayın
1. Beni sevindiren birçok şey oluyor
2. Genel olarak yüzüm gülüyor diyebilirim
3. Korktuğumu ve panik yaptığımı hissediyorum
4. Gereksiz yere kendimi suçladığım oluyor
5. Durup dururken endişeleniyorum ve içim sıkılıyor
6. Genel olarak uykuya dalmakta zorluk çekmiyorum
7. İşlerimi düzene koyabiliyorum ve sorumluluklarıma yetişebiliyorum
8. Genel olarak üzgün ve kötü hissediyorum
9. Ağlamama engel olamıyorum
10. Kendime ya da başka bir şeylere zarar verme isteği duyuyorum

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli anlatıyor
    Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli...

    Süresi : 08:40 İzlenme : 0

  • Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine nasıl yaklaşmalı?
    Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine...

    Süresi : 23:38 İzlenme : 0

  • Yeşim'le Hayat Bilgisi
    Yeşim'le Hayat Bilgisi

    Süresi : 31:47 İzlenme : 0

  • Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar
    Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar

    Süresi : 37:35 İzlenme : 0

  • Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?
    Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?

    Süresi : 01:55 İzlenme : 1442

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön