Gönlüne göre birini bulamamak hem kadının hem de erkeğin canını sıkan bir durum. Ancak son yıllarda bazı kadınların “evlenilecek erkek bulamamak” olarak adlandırdıkları bir problemden bahsediliyor. Peki, böyle bir durum gerçekten de var mı? Özellikle 30’lu yaşlardan itibaren bazı kadınlar tarafından “Evlenecek adam kalmaması” olarak tanımlanan bu problem konusunda yazar ve konuşmacı Carlyn Beccia bakın neler söylüyor.


Çekici, zeki, iyi giyimli ve başarılı bir avukatla üçüncü buluşmamızdı. Görüşmemizin bir yerinde, evli olduğu dönemde karısını nasıl aldattığını anlattı. Hayat kadınlarıyla yüzlerce kere birlikte olmuştu. Dakikalar içinde gözümden düşmüştü. Diğer yandan da dürüstçe itiraf etmesi adeta gözlerimi kamaştırmıştı. Çok merak etmiştim; kendini sabote etme niyetinde değilsen neden bunu yeni çıktığın birine itiraf edersin?


Birkaç arkadaşıma sordum. Bir tanesinin cevabı oldukça aydınlatıcı oldu. Arkadaşım, eski eşin buna açıkça izin verdiğini, benden de böyle bir izin çıkıp çıkmayacağını görmek için adamın bu itirafı yaptığını söyledi. Flört ettiğim bu erkek, böyle yaparak aslında bana nasıl biri olduğunu dolaylı olarak söylemişti. Burada kendime dönüp, benim böyle bir erkekle olmaya razı gelecek bir kadın olup olmadığıma bakmam gerekiyordu.



“Hayır” dedim. “Buna mecbur değilim.”


Düzgün karakterli bir erkek ile hayat arkadaşlığı kurabileceğim konusunda umutlu olduğumu söylemek zor. Neyse ki yalnız değilim. Otuz beş yaş üzerindeki çoğu kadının sorduğu bir soru var aklımda: “İyi adamlar nereye gitti?”



Ekonomi ve oyun teorisinin bir cevabı var: Uygun Bekar Erkek Paradoksu. * (The Eligible Bachelor Paradox.)


Oyun teorisyeni Mark Gimein, bu teoriyi, uygun erkeklerden oluşan “flört havuzunun” kadınlar için 35 yaşından sonra neden küçüldüğünü açıklamak için geliştirdi. Öncelikle belirtmek gerekiyor ki bu teorideki ifadeler ve cinsiyetler arasında eşitlik ilkesinden uzak görünebilecek bakış açısı Gimein’in şahsi görüşlerini yansıtıyor. Teorisi bilimsel olmasa da bazı kişilerde karşılık bularak dikkat çekiyor.


30'lu yaşlarda mutlu kalmanın 5 yolu


Gimein'e göre, toplum içinde çekici bulunan kadınlar ya da erkekler “yüksek ya da düşük kalite” yelpazesinde değerlendiriliyor. Toplumca “kaliteli” addedilen kadınlar çekici ve sosyal yönden becerikli olurken, flört ortamlarında gücün çoğunluğuna sahipler. Bu nedenle “doğru erkeklerle” eşleşebiliyorlar. Bu kadınlar yaşlandıkça, yüksek profile sahip ve “kaliteli erkek” olarak tabir edilen erkekler daha az seçici olan kadınlarla kolaylıkla bir araya geldiğinden, uygun bekarlardan oluşan “flört havuzu” giderek küçülüyor.


Çevredeki uygun bekarların sayısı azaldıkça, “yüksek profildeki” kadınlar aynı sınırlı sayıda yüksek kaliteli erkek için rekabet etmeye devam ediyor. Ancak bu kadınlar standartlarını düşürmüyor. Bunun sebebi, çoğunlukla istedikleri yönde karar verme gücüne sahip oldukları ve buna alıştıkları içindir. Üstelik, flört güçlerinin azaldığının da farkında olmazlar ve bu şekilde mutlu olmaya devam ederler. Elbette ki tercih meselesidir. Ayrıca, günden güne daha çok kadın bekar kalmanın daha iyi bir seçenek olduğuna karar vererek hayatına devam eder. Flört ortamlarında bu durum, toplumda en çok arzu edilen erkeklerden daha az sayıda, uygun bekar kadınlardan ise çok sayıda kalmasına sebep olur.


Kulağa tuhaf gelse de bu teorinin bazı dayanakları var. Uygun Lisans Paradoksu, flört uygulamalarından elde edilen verilerle ortaya konmuş. 2019 Pew Research Century şirketinin araştırmasına göre, erkeklerin %57'si, kadınların ise sadece %24'ü yeterli sayıda mesaj almadığını söylemiş.


Flört sitesi Hinge'de mühendis olan Aviv Goldgeier, bu tutarsızlığa yönelik bir açıklama önerisi getiriyor. Flört uygulamalarında erkekler %5'i tüm kadınların toplam beğenisinin %41,1'ini alıyor. En yüksek profile sahip olan bu erkekler %5’lik dilimi oluşturuyor. Yani “normal adam” olarak tabir edilen kişiler görmezden gelinirken, çekici adamlar tüm dikkatleri üzerlerine çekiyor. Buna karşılık, flört uygulamalarında en yüksek profildeki kadınlar yani ilk %5’lik kitle, erkeklerin beğenilerinin %30,6'sını alıyor. Erkekler arasında en düşük profildeki erkeklerin yarısı ise tüm kadınların yaptığı beğenilerin sadece %4,3'ünü alıyor. Ama en düşük profildeki kadınların yarısı, beğenilerin daha fazlasını, %7.9'unu alıyor.


Sosyoekonomik nedenlere bakıldığında, istatistikler kadınların partnerin maddi koşullarına dikkat ettiğini, erkeklerin ise kadınların fiziksel özelliklerine önem verdiğini söylüyor. Eğitim konusu söz konusu olduğunda ise bu paradigma tepetaklak oluyor.




Eğitim durumu flörtleri nasıl etkiliyor?

ABD’ye bakıldığında, erkeklerden daha fazla kadın lisans ve yüksek lisans derecesine sahip olduğu görülüyor. 2018 yılının verilerine göre üniversite mezunlarının %57'sinden fazlası kadındı. Yüksek lisans derecesi farkı ise daha da genişti - %59 kadına karşılık %41 erkek yüksek lisans derecesine sahipti.


Gerçek şu ki, daha fazla eğitim almak, daha fazla ekonomik bağımsızlık ve ekonomik güvenlik ile ilişkili. Üniversite diploması olanlar sadece lise diploması olanların neredeyse iki katı kadar kazanır. Ve kadınlar hala aynı işte erkeklerden daha az kazanıyor olsa da kadın-erkek arasındaki ücret farkı çocuksuz kadınlar söz konusu olduğunda ortadan kalkıyor. Ne yazık ki, kentsel alanlarda yaşayan en uygun bekarlar, bir kadının zeki, eğitimli veya başarılı olup olmadığını özellikle umursamıyor. İstatistikler gösteriyor ki, erkekler kadınların öncelikle çekici olup olmadığına bakıyor. Bu nedenle, eğitimli kadınlar daha fazla kadınla rekabet ediyor ancak daha az uygun bekar erkek seçeneği bulunuyor. Ve eğer bir de kırsal bölgede yaşanıyorsa, flört edecek kimse arayanlar kentte yaşayanlara göre daha az seçeneğe sahipler. Tüm bu faktörler birleştiğinde, ortaya çıkan sonuçlar daha iyi anlaşılıyor.


Kadınların artık partnere ihtiyacı yok

Günümüzdeki kadınlar önceki nesiller ile aynı şartlarda yaşamıyor. Günümüzde bir kadın olarak yüksek öğrenimi seçip evliliği ertelerseniz, büyükannenizin bir partnerden alacağı şeyi yani finansal güvenceyi kendiniz elde edebilirsiniz. Ama asla bir hayat arkadaşı bulamama riskiniz de vardır. Eğitimli olmayı ve iş hayatını seçmezseniz, eşinize bağımlı kalmak zorunda kalabilirsiniz. Daha da kötüsü, eşiniz özgürlüğünüzü, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı tehdit eden biri de olabilir.


Çoğu kadın bir erkeği banka hesabına göre seçmek istemez. Ekonomik özgürlüğü olan bir kadının nezaket, zekâ, mizah yeteneği ve sadakat gibi faktörlere göre bir partner seçmesi ekonomik özgürlüğü olmayan bir kadına göre daha kolaydır. İşin düğümlendiği nokta ise şudur, çoğu erkek kendi faturalarını ödeyebilen bağımsız bir kadını istemez. Bazıları bunu reddetse de özellikle geleneksel yapıdaki toplumlarda halen böyle hisseden birçok erkek olduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle, karşısına çıkan flört seçeneklerinden bıkmış bir sürü kadınımız var. Diğer yandan, hayal kırıklığının ötesinde başka bir sorun yer alıyor; doğurganlık meselesi.


Uygun bekar erkeklerin sayısının gitgide azalması yüzünden birçok kadın, evlilik ve çocuk sahibi olma fikrini ertelemeye veya terk etmeye karar veriyor. Bu da genç nüfusun azalmasına ve yaşlı nüfusun artmasına sebep oluyor. Çoğu nüfus bilimcinin uyardığı gibi, daha yaşlı bir neslin ağırlıkta olduğu bir toplum için yıkıcı ekonomik sonuçlar ufukta görünüyor.


Standartları düşürmek mi yoksa bekar kalmak mı?

Şunu hatırlatmak gerekir ki yukarıda yapılan birçok genelleme hem kültürel olarak değişkenlik gösteriyor hem de biyolojik unsurlar içeriyor. Eğitim seviyesi gibi birçok değişkeni hesaba katmak gerekiyor. Ancak veriler yalan söylemiyor. “Zıtlar birbirini çeker” klişesine rağmen, biyolojide yapılan araştırmalar, insanların benzer özellikleri paylaşanları seçtiğini gösteriyor. Bu da bir çoğumuzu zorlu bir muamma içinde bırakıyor; bekar kalmamak için standartları düşürmek mi yoksa bekarlığı mı tercih etmek? Bu soru ise ayrı bir tartışmanın konusu…


Kaynak: Carlyn Beccia. “Why is Finding a Good Man so Hard for Single Women Over 35?” Şuradan alındı: https://medium.com/fearless-she-wrote/why-is-finding-a-good-man-so-hard-for-single-women-over-35-d87a602fc081




Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.