Ciddiyim...
Ciddiyiz ailece...
Geçen gün kocamla sabahın çok erken saatinde yatakta Rüzgar ortamızda üçümüz kıkırdarken birbirimize baktık ve aynı anda “keşke” dedik.
Minicik bebeğimiz, ailemizin sürprizi, kaçak yolcu olarak aramıza katılan bebeğimiz de artık büyüdü diye çok üzülüyoruz bir süredir.
Evimizdeki bebek kokusu yavaş yavaş gidiyor dedik.
Pusetler, yataklar, oyuncakları çevremiz ile yavaş yavaş paylaşmaya başladık evden bu tarz ürünler azaldıkça içimizde bir boşluk oluşmaya başladı.
Alışveriş merkezlerine girince küçük bebek giysilerine gidiyor elim istemeden bu günlerde yeniden.
Tüm bunları konuştuk muhtemelen tüm Türkiye uyurken o gün sabahın köründe.
Aramızda Rüzgar dıgıl dıgıl konuşurken, içindeki sonsuz enerji ile sabah yatakta sabah dansı yaparken...
İçimiz acıdı, cız ettik.
Daha dün emekleyerek peşimizden gezen sadece gak guk diyen minicik kuzumuz “dur dur dur” “del del del” “anne baba alide abla” diye ötmeye başladı.
Yürümeyi bırakın bir kenara koşuyor, taklalar atıyor, yuvarlanıyor ve parka tek başına tahteravalli denen acayip şeyin bir tarafını kendi kendine havalara kaldırıyor. Küçük bir Herkül gibi.
Öyle hızla büyüyorlar ki ve biz karı-koca bu işe o kadar ama o kadar çok bozuluyoruz ki sormayın.
Şaka değil, ciddiyiz.
Bu günlerde tekrar doğurasımız var.
Yeniden hamile olasımız var.
Göbeğimin ve memelerimin kocaman olmasını istiyorum yeniden.
Kısacık tişörtler giyerdim hamileyken. Kısa ve bol elbiseler...
Yüzüm dolardı, parlardı, içim taşardı.
Canım yemek yemek isterdi benimle birlikte tüm ofis birlikte yerdik.
Son zamanlarda yeniden içimde öyle bir enerji istiyorum.
Keşke bir can daha getirebilsek dünyaya, keşke bir mucize daha olsa diye konuştuk dün Rüzgarımız gibi.
Kendiliğinden gelen.
Bizi sevinçten delirten...
Emre Berent, Kaila Maya ve Rüzgar Ege'nin yanına bir isim daha koysak diye geçti içimizden.
Pırıl pırıl bir yeni isim...
Bugünlerde hissiyatım bu dostlar.
Şimdi bu yazıyı okuyan herkes başta annem olmak üzere “delirdi kız” diyecek ve eve doluşup beni sakinleştirmeye çalışacaklar.
Hayatın 27 beden jean pantolon giyerken ne kadar şık ve 36 beden gezerken ne kadar hafif olduğunu anlatacaklar.
Çocukların artık büyüme yoluna girdiklerini eskisi Bora ile hafta sonlarını atla Paris'e git şeklinde geçireceğimiz eski günlere sonunda gelmişken belamımı aradığımı soracaklar.
Ama nafile...
İçime düştü bir kere.,
Gerisi hikaye!
iyi misiniz pınar hanım:)
iyi misiniz pınar hanım:)
iyi misiniz pınar hanım:)
iyi misiniz pınar hanım:)